imkanlar ve davranışlar

danisman
Diyarbakır'da, 17 Aralık'ta 10 bin doları çalınan vatandaşa ait para, zanlıların bulunmasıyla kendisine teslim edildi: "Dolar düştü, 60 bin lira zararım var. Hırsızlar zararımı karşılasın" diye sitem etti mağdurlar. Psikososyokulturel ve ekonomik bir varlık olan insan, çok boyutludur. İmkanlar dahilinde ortam oluşturulduğunda vezir olabilirken, yine ortam oluşturulduğunda hırsız olabiliyor maalesef. Hırsızlık doğuştan gelen bir güdü değildir, sonradan edinilen bir davranıştır. Şimdi sorarım size kim vezir, kim hırsız? Ayırımını yapabilir misiniz?

50 metrekare

yakuko
50 metre kare adlı dizi Netflix in yeni trendi oldu son zamanlarda. Kim oynuyor derseniz doğduğub ev kaderindir dizisinin barış beyi diyebilirim. Dizi Leyla ile Mecnunve kardeş payı karışımı bir konu içeriyor tadı benzer diyebilirim. Ben sevdim bir akşamda da izledik tavsiyemdir.

kendini arayan adam

mepola
Çok komik yahu. Bursa İnegöl ilçesinde bir adam arama ekiplerini görüyor ve çalışmalara katılıyor. Arama faaliyetleri sürerken bir öğreniyor ki kendisi aranıyor. Valla kafa gitti artık millette. İyi kalplilerde var hala yalnız.

ampute milli takımı

divagar
Ampulte milli futbol takımımız finalde İspanya takımını altı sıfır yenerek tarihimizde ikinci kez Avrupa şampiyon oldu. Tüm sporcularımızı canı gönülden tebrik ediyorum eski defterlerde altın harfler ile tarihe düşülmeye sonuna kadar hak ediyorlar bu büyük başarıları ile.

yüksek öğrenim

blue raven
küçük bir bilgi paylaşmak isterim bende.
sadece yüksek öğretim değil orta öğretimden sonrası zorunlu değil dolayısıyla aşağı yukarı 13 -14 yaşından sonra okumak zorunda değilsiniz kanunen. ve yine dolayısyla devlet sizden veya okumanızdan mesul değil. nisan 2012 tarihli resmi gazetede yayımlanmış. okumak isteyenler için...
zorunlu eğitim ilk 4 sene 6 yaşında başlıyor. 10 yaşına gelip ikinci 4 sene olan orta öğretime geçince zorunlu olarak görülüyor ama devam etmeniz veya ard arda 4 sene okumanız beklenmiyor. lise ve sonrasını da allah nasıl yazdıysa artık. hiç bir şey zorunlu değil.
böyle ortamda elbette devletin okumanız yönünde hiç bir şeyinizden mesul değil. ancak aslında mesul olmalı bence.
Çalışan , üreten , gelişen ve tüm dünyada söz sahibi bir millet ve ülke olmak istiyorsak , tüm alanlardan önce milli eğitime destek ve önem vermeliyiz. devlet her türlü kolaylığı sağlamalı, okumak ve gelişmek ,isteyen her çocuğun ihtiyaçları doğrultusunda yardımda bulunmalıdır.
dünyanın en gelişmiş eğitim sistemlerine sahip kuzey avrupa ülkeleri sessiz sedasız dünyanın geleceğine bu şekilde yön vermektedirler.
isveç mesela ; herkesin kullanmak istediği volvo, herkesin cebine giren nokia, dünyanın kullandığı internetin veri iletim ve yazılımları ve aklıma gelmeyen bir sürü teknolojik gelişme bu ülkenin çocuklarının eseridir. çünkü devlet eğitimin toplumun kalkınmasındaki en büyük etmen olduğunun farkındadır. bunuda şu sözleriyle özetlerler.
İsveç Eğitim Sisteminin genel amaçları cinsiyet, dil, din, ırk ayrımı yapılmaksızın çocukların eşit koşullarda eğitim
almasını, özel ihtiyaçlarının karşılanmasını, sosyalleşerek topluma uyum sağlayan, sorumluluk sahibi, demokratik
değerleri koruyan bireyler olmasını sağlamaktır (Ministry of Education and Research [MOER], 2018).
okumak isteyenler için kapsamlı bir makale...
hatta hatta isveç'de çocukları dövmek kanunen yasaktır, siz burada 15 yaşındaki kız çocuklarını evlendirip evini çekip çeviren çocuklarına bakan kocasının ailesine hizmet eden bir kadın olmasını bekliyorsunuz.
mutlaka pandeminin etkiside var ancak siz bütün zorlukları atlatıp yüksek öğretime gelmiş bir gence destek olmalısınız.
son dönemde gençler okumak için gittikleri şehirlerde barınma ihtiyaçlarının yeterli karşılanamadığını söyleyerek yardım istiyorlar. seslerine neden kulak verilmeyip "yeni gezici bunlar" diyerek yaftalanıyor.
Üniversitelilerin 'barınma' sorunu! Evler ateş pahası yurtlarda yer yok!
Yurt sorunu bu yıl neden bu kadar arttı?
barınma sıkıntısı olduğu kadar gıda sıkıntısıda var elbette. bizler bile bugün market harcamalarının ne kadar çok tuttuğundan yakınırken, evinden uzakta kalan gençlerin babalarının yolladığı harçlıklarla ayı çıkartmalarının ne kadar güç olduğu tahmin edilebilir.

ne olacak bu memleketin hali tefrika #1

nesil
"Bizim zamanımızda" diye başlayan cümleler kuracak yaşa da geldik hamdolsun:) 70-80 yıllarda büyük bir entellektüel sorun, aynı zamanda harika bir karikatür kaynağıydı bu soru! "Ne olacak bu memleketin hali?" Muhtelif edepli veya edepsiz cevapları da vardı elbette. Mubabbetin demi memleketin hali ile çıkardı, üzerine kafa yormayan, söyleyecek iki kelamı bulunmayan bir masada oturmasına izin verilmeyen çocuklar, bir de erken yatan yaşlılardı. Birkaç seneye bende erken yatıcam zaten o zamana dek idare edin. Başlık oradan kalma, çeyiz sandığımdan çıkardım, baktım hala yepisyeni, kullanma tarihi filan da yok, üstelik yeniden moda olmuş iyi mi? O zaman dedim ben bunu bir seferde kullanıp harcayacağıma böleyim, hem tefrika'yı da anmış oluruz, hem de tek kalemde silmez uzun uzun kullanırız. Yaşlı olmak böyle bir şey ayrıca idareyi öğreniyorsun evladım. "İdareli kullan"o kadar önemli bir cümleymiş ki hayatta neyse o da başka tefrika sayısına inşallah. Efendim bugün benim bu "ne olacak bu memleketin hali 1" konusu istiyorum ki şöyle hepimizi ilgilendiren, ağız tadına yakışan, toplumun da büyük bir yarasına parmak basan bişey olsun. Ondan düşündüm taşındım ve ilk konumun ALKOL FİYATLARININ pahalılığı olmasına karar verdim. Şimdi efendim 99 yılını hatırlıyorum ben gayet net. Bir 70'lik gelirdi masaya böyle kurula kurula o zaman boyumuz mu ufak bize fazla bile büyük gelirdi. 3.5 lira. Şimdiye bakınca 3 tane bir lira bir tane 50 kuruş. Hani anlamayan varsa diye detaylı anlattım bana bazen lazım oluyor ama anlamamaktan da değil o duymamaktan diyemiyorum! Neyse uzatmayayım, asgari ücret 96 lira ama 3.5 lira 70'lik rakı alınca oturmuyordu içine o rakam evlat acısı gibi. Bir tatlı, bir güzel olurdu yuvarlaması, sohbet sohbeti açar, eskiler, anılar anlatılır, şiirler, şarkılar söylenir, d.günleri kutlanır, ölenler yad edilir, her kalkan kadehe el verilir, aman pek bir eğlenilir sonunda memleketin halinden konuşulur herkes dağılırdı. Neden, peki neden genelde hep böyle keyifli olurdu? Alkol ucuzdu. İçene de, deneyene de, kırkyılda bircilere de akşamcılara da alkol ucuzdu. Alkol alıyoruz diye gerilmiyor, kendimizi ulan 2 kadeh içince yarına ne kadar para kalacak, içmesemiydik acaba diye düşünmüyorduk. Alkolik olmak o kadar ucuzdu ki, alkolik olmayı kendimize yakıştıramıyorduk. Şimdi öyle mi? Baştan gergin oturuyorsun o içkinin başına. "Ulan buna vereceğim para ile 2 fatura mı ödeseydim" acaba deyip de kadeh kalkar mı, şiir okunur, şarkı söylenir, ölen yad edilir mi?Edilmez küfredilir netekim alkol fiyatlarına yapılan aşırı zamlar her zaman "alkol masasında kan döküldü" haberlerini de peşinden getirmiştir. Ben o kadar para veriyorum bu içkiye , bunları mı dinleyeceğim bir de" diyerek aşırı gerilim yükleniyor tabii bünyeye. Neyse efendim lafı dolandırmayayım, Alkol Pahalı! Yazık bu ülkenin insanına, yazık bu ülkenin keyif almak isteyenine, toplaşıp ne olacak bu memleketin hali diye soracak olanına, deneyene, bir cesaret alıp karşımdakina açılayım, bir yıldönümümüzü romantik kutlayayım diyenine yazık. Bir kültürü, bir mirası (rakı+beyazleblebi) yaşatmak isteyenine yazık. Litrelik rakı alıp kasaya koyanlar var yahu artık memlekette, en kıymetli malım bu diyerek. Geçen gün gittim bir arkadaşa, ksadan çıkarıpp koklattı, onca dil döktüm kahve gibi fincanda bir parça paylaştı. Yahu siz bir salsanıza insanları, rahat alkol alsınlar, gülsünler, eğlensinler sohbetler etsinler. Aaa dur şimdi aklıma geldi memlekette gülmek için mevzu yok sahi değil mi? Tabii ya bu insanın yüzünden gülmeyi, kalbinden karşılıksız sevmeyi çaldılar esas konu oydu işte yaşlılık bak bana neler anlattırdı. Ulen en azından sizi unutmak adına içelim o zaman! Ama işte ALKOL PAHALI...

hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.


eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz.
üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238

hemen yazar olun