sma çocukları

prenses
Sma hastası çocuklar çok özel çocuklar bunlar kaderine terk edilmemeli ne gerekse yapılmalı olacaklar ücretsiz olmalı hemen tedarik edilmeli el uzatılmali onlarada yaşam hakkı verilmeli sağlıklı koşmali oynamalı bir hayat verilmeli annelere babalara gülmek verilmeli

burger king ve whopper

danisman
Burger King, 'Whopper'ı artan maliyetler nedeniyle 'indirimli' menüsünden çıkartarak zam yapacağını duyurdu. Bir bu eksikti. Gelen giden herkes her şeye zam yapıyor. Bence artık müşteri bulamayacak kimse. Bu yüzden de bütün esnaf "Her şeye gelen zamlardan dolayı elektrik çarptı, kepenkleri indirdik" sloganıyla yollara dökülür artık. Allah yardım etsin tüm insanlığa, ne diyeyeim. Böyle bir durumda dua etmekten başka yapacak bir şey yok.

hava durumu

subham
Çöl sıcakları geliyor diyorlar. Sanki biraz erken degilmi? Bugün hava inanılmaz sıcaktı. Birden yaz geldi sanki. Tabi evlerde kapalı olmak biraz içimizi burkuyor ama yapacak birşey yok. Yoğun bakımda yüz üstü nefes almaya çalışan hastaları düşünmek lazım bu isyan noktasına geldiğimizde.

neymar

gundem


Neymar bu kez golleri değil saçları ile gündem oldu. Sanırım yaş ilerledikçe depresyona giriyorsun kuralı sadece fakirlerde geçerli değilmiş. Milyonlarca euro paranda olsa farketmiyor. Şaka bir yana değişik bir imaj olmuş sanırım akıllarımızda bu haliyle kazıncak kariyerinin son yıllarında.

sadakatsiz 8. bölüm

okyanus
izlememiş olduğum fakat youtube'da yayınlanan kısa videolar sayesinde hangi olaylara sahne olduğunu rahatlıkla anlayabildiğim bölüm. (zaten türk dizilerinin karakteristik özelliklerinden biri; bölümün fragmanı veya kısa videolarını izlemenin, bölümü izlemiş kadar bilgi vermesidir. zira bu dizilerin öyle labirentvâri karmaşık bir kurgusu olmadığından ve aynı tas aynı hamam senaryolar ısıtılarak servis edildiğinden mütevellit bu şekilde bir kolaylık sağlanmaktadır.) 9. bölüm fragmanı konusunda merak duymama sebep olan sadakatsiz 8. bölümde; anladığım kadarıyla derin bebeğini düşürme tehlikesi geçirmiş, ama bizim yufka yürekli asya'mız, kocasının kendisini aldatarak meydana gelmesine vesile olduğu o bebeği kurtarabilmek için, derine ve derin'in sevgilisi, kendisinin de hâlâ, o kadar hır-gür, o kadar skandala rağmen hâlâ kocası olan, bir türlü boşanamadığı volkan'ın çocuğuna bir şey olmasın diye hemen müdahale etmiş; derin'e yardım ederek iyilikseverliğini ortaya koymuştur. doktor asya'nın bu fedâkarlığı şurada dursun; bölüme asıl volkan'a yaşattığı korku damga vurmuştur. 'eve gel, konuşmamız gereken bir şey var' diyen asya volkan'ı ayağına getirdikten sonra; oğulları ali'ye her şeyi anlattığını söylemiş, 'ali yine de seni seçti. ben onun eğitimine devam edebilmesi, iyi bir insan olabilmesi için çabalarken o seni seçti' diyerek volkan'ın küçük çaplı bir rahatlama yaşamasına sebep olmuştur. ardından bombayı patlatmış; 'buna izin veremezdim. çocuğumun sorumsuz bir baba ile yaşamasına izin veremezdim. ihanetinle her şeyi öldürdün sen, üzgünüm' diyerek ali'yi öldürdüğü şeklinde bir yalan söylemiştir. bunu duyan volkan şok geçirmiş, 'manyak, manyaksın sen! seni öldüreceğim! nasıl kıydın oğluma!' diye bağırmaya başlamıştır. araya sıkıştırılan bir dipnot: tabii ki caner cindoruk'un o sahnedeki oyunculuğunu öyle aman aman bir performans şeklinde nitelendirmek imkânsızdır.
her neyse volkan yıkılmış vaziyette iken ali; 'anneee! anneee!' diyerek çıkagelmiştir. bunu gören volkan ikinci bir şok dalgası daha geçirerek 'ali'm, oğlum' diyerek çocuğu boğarcasına sarılmıştır. ancak beklemediği bir tepki ile karşılaşmış; ali, 'dokunma bana! bana oğlum deme!' diyerek volkan'a ağzının payını vermiştir.

Asya kafasını tezgaha çarparak kanlar içinde yere yığılırken sonlanan sadakatsiz 8. bölümün devamı tarafımdan merakla beklenmektedir.

anı yaşa

sondaj
Eskiden bir anlamı vardı bu düsturun, şimdi ise yok.
Klişe bakış açıları var elbette, onlar asla bitmez de, nitelik olarak içi boşaldı anı yaşamanın.

Para çok önemli artık.
Bu para denen şey de, sürekli biriktirilmesi gereke, uğrunda mücadele edilmesi gereken bir şey.

Tamam, para eskiden de önemliydi ama belli ihtiyaçlar için ihtiyaç duyuyorduk sadece.
Yeme içme, barınma, sağlık, eğitim...
Birçok ihtiyaç devlet tarafından karşılandığı için, temel birkaç kalem dışında para, insanın elinin kiriydi sadece.

Şimdi artık kredi kartları var. İhtiyaç duydu insan ve aldı damardan!
Doğalgaz, ev interneti, cep interneti, konut aidatı, kreş parası, özel okul parası, muayene ve bililumum tahlil parası, gişeden geçme, köprüyü hatta şezlongu, şemsiyeyi kullanma parası...

Bunlar hep temel ihtiyaç oldu artık. Çoğu yoktu eskiden, var olan da cebi acıtmazdı.
Peki ya vergiler?

Sürekli bizi bir şeyler satın almaya alıştırdılar. Normal fiyatın üzerine vergi üstüne vergi eklendi, yine de "almak zorundasın, al!" Dediler.

Aldık.
Onu da aldık bunu da aldık...
Sonrasında, hep o aldığımız şeyler için yaşamaya başladık.
Araba aldık, kendimizden çok arabaya baktık.
Ultra HD televizyonumuzla gurur duyduk, eşimizden usandık.
Akıllı cep telefonu?
2 bardak su içmedik gün içinde ama telefonu en az iki kere şarja taktık.
Mecburduk.

Tüm bu karmaşada, anı yaşamayı bırak, üst komşuya çıkıp iki çay içmeye zaman bulamadık.

Eşyalar bizim için öyle değerliydi ki artık, tüm hayatımızı onları geliştirmeye, yoksa eksik olanı tamamlamaya adadık.

An artık eski an değil.
Aslında bakarsan, hiçbir şey artık eskisi gibi değil.

Her şeyin adı değişmiş. Yeni yeni şeyler eklenmiş.
Dezenformasyona uğramış Tadelle'nin bile, tadı değişmiş.

hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.


eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz.
üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238

hemen yazar olun