beşiktaş kayserispor

danisman
Süper Ligin 16. haftasında Kayseri Sporu konuk eden Beşiktaş, rakibini 4-2 mağlup ederek kötü gidişata dur dedi. Böylece Güven iki harika gol pası ve şık golle Beşiktaş'ı yeniden hayata döndüren isim oldu. Her iki takımı da başarılı oyunları için tebrik ediyoruz.

anı yaşa

sondaj
Eskiden bir anlamı vardı bu düsturun, şimdi ise yok.
Klişe bakış açıları var elbette, onlar asla bitmez de, nitelik olarak içi boşaldı anı yaşamanın.

Para çok önemli artık.
Bu para denen şey de, sürekli biriktirilmesi gereke, uğrunda mücadele edilmesi gereken bir şey.

Tamam, para eskiden de önemliydi ama belli ihtiyaçlar için ihtiyaç duyuyorduk sadece.
Yeme içme, barınma, sağlık, eğitim...
Birçok ihtiyaç devlet tarafından karşılandığı için, temel birkaç kalem dışında para, insanın elinin kiriydi sadece.

Şimdi artık kredi kartları var. İhtiyaç duydu insan ve aldı damardan!
Doğalgaz, ev interneti, cep interneti, konut aidatı, kreş parası, özel okul parası, muayene ve bililumum tahlil parası, gişeden geçme, köprüyü hatta şezlongu, şemsiyeyi kullanma parası...

Bunlar hep temel ihtiyaç oldu artık. Çoğu yoktu eskiden, var olan da cebi acıtmazdı.
Peki ya vergiler?

Sürekli bizi bir şeyler satın almaya alıştırdılar. Normal fiyatın üzerine vergi üstüne vergi eklendi, yine de "almak zorundasın, al!" Dediler.

Aldık.
Onu da aldık bunu da aldık...
Sonrasında, hep o aldığımız şeyler için yaşamaya başladık.
Araba aldık, kendimizden çok arabaya baktık.
Ultra HD televizyonumuzla gurur duyduk, eşimizden usandık.
Akıllı cep telefonu?
2 bardak su içmedik gün içinde ama telefonu en az iki kere şarja taktık.
Mecburduk.

Tüm bu karmaşada, anı yaşamayı bırak, üst komşuya çıkıp iki çay içmeye zaman bulamadık.

Eşyalar bizim için öyle değerliydi ki artık, tüm hayatımızı onları geliştirmeye, yoksa eksik olanı tamamlamaya adadık.

An artık eski an değil.
Aslında bakarsan, hiçbir şey artık eskisi gibi değil.

Her şeyin adı değişmiş. Yeni yeni şeyler eklenmiş.
Dezenformasyona uğramış Tadelle'nin bile, tadı değişmiş.

intikam

mrbapan
Aslında bazen herşey intikam. Her davranışın altında bir sebep var. Birde hayattan intikam diye bir gerçek var. İnadına davranarak da bir nevi intikam alıyoruz. Belkide haklıyız. Hayat ile baş etmek çok zor çünkü.

ankara melike hatun camiinin imamı halil konakçı

danisman
Ankara Melike Hatun Camisi'nin imamı Hatibi Halil Konakçı, Bursa'da bir camide verdiği vaazda hilafet çağrısı yaptı. 'Biz o makamı geri istiyoruz arkadaş. İslam adına istiyoruz' diyen Konakçı, 'Bunun için çalışacağız' ifadelerini kullandı. Bence insanlar neyin doğru neyin yanlış olduğunun ayırımını yapacak kadar uçuk düşünüyor zaten. Dayatmalarla, zorlamalarla kimse layığıyla üzerine düşeni yapamaz hem maddi hem manevi anlamlarında. Bize düşen nedir burda, imamsak camii veya başka yerlerde fark etmez, dinimizi en güzel haliyle yaşayabilmek ve yaşatabilmeye vesile olabilmeye çalışmamız gerekir. Anlatırız güzel ve samimi bir şekilde doğru olanı, efendimiz Muhammed'i SAV'ı ve kitabımız kuranı Kerim'i. İnanırlar-inanmazlar, yasarlar- yaşamazlar, bu tamammen onlara kalmış bir şey. Burda sadece herkesin kendisinden emin olması gerekir, gerisini zaten ezelden ebede her şeyi biliyor yüce Allah'ımız.

ameliyat

birsinema
Hakikaten hastane olayı tam bir eziyet haline geldi. Oraya dokundummu adam suratıma doğru hapsırdı birşey olurmu. Eve gel yıkan dökün. Su toplayacağız yakında. Biz böyle iken Allah sağlık çalışanlarımızı korusun.

her şey bitmek için başlar

palindrom
"Her şey bitmek için başlar" cümlesinin olduğu bir paylaşım gördüm birkaç gün önce... aylardan yine ocak olduğu için mi gözüm daha fazla takılıyor böyle şeylere bilmiyorum. Her yıl olduğu gibi yine aynı döngünün içinde geçecek olan bir aya başladık. Tam 21 yıl öncenin ocak ayında bir gün, can acısı, bir hastane avlusu ve içinden mi, dışarıdan mı geldiğini bilmediğin o soğuk... tıpkı diğer her şey gibi bitmek için başlayan bir hayatın içindeki sonsuz döngüler, kalp kırıklıkları, kahkahalar, öfkeler, aşk ve o ölümlü olduğunu unutma hali ile yenik düşülen kibir, hırs...
bir yerlerde tüm bunları aşanlar olduğundan eminim. kendi payıma; toplansa ancak yılda bir kez -birçok kez gösterilen sabırdan sonra- yaşadığım öfke hali haricinde belki ölüm gerçeği ile kişisel hayatımda çok fazla yüzleştiğimden olacak diğer duyguların yoğunluğunun benzersiz olduğu yanılgısına kapılmıyorum. çünkü hayatla kavga etmek insanoğlunun en temel hatası. asla kazanamayacağınız bir savaş. yine de her sabah enerjiyle dolu uyanıp bir sonraki günü ümit etmekten asla vazgeçmeyeceğimiz bir hamster çarkı. müzik bitene kadar dans etmeye devam edeceğimiz bir festival halidir yaşadığımız...
günün sonunda ölüm her şeyi ele geçirir. müzik bazen bir kalp atımı, bazen sonsuz kadar uzun gelen bir süre susar...tüm figüranlar dans etmekten başka bir şey bilmediklerinden şaşkınlıkla bakınır, ezgi yeniden başladığında ise önce sarsak adımlarla; zaman ilerledikçe ritmin içinde bir esriklik haliyle kaybolmuş çılgın figürleriyle bir sonraki sessizliğe kadar dönmeye devam ederler...

hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.


eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz.
üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238

hemen yazar olun