dizi isimleri

irem0101
değişik dizi isimleri yokmu? doğduğun ev kaderindir, ramo, arıza bu ne ya. yani konular yaratıcı değil bari isimler olsun. ama şimdi düşündüm de şuan bunu yazmam da ilgi çekici olduğunu gösteriyor isimlerin

yargı 5. bölüm izle

farmasiyen
bu hafta en çok gerçekleştirilen, youtube'a yazarsanız hiçbir sonuca ulaşamayacağınız arama sorgusu. (çünkü hâlâ youtube'a düşmedi, büyük eksiklik. oysa camdaki kız öyle mi? saniyesinde ekliyorlar. yargı'nın kendini bu konuda geliştirmesi gerek.)
bölüme gelecek olursak, mantıksız fakat sürükleyici bir bölümdü.
sonuçta bir 'türk' dizisi olmasından mütevellit, saçmalıklarla dolu olsa da, enteresan bir çekim gücü var dizinin.
yargı 5. bölüm özeti, yargı 5. bölümde neler oldu? gibi aramalarla google amcayı meşgul edenler için kısa açıklama:
ceylin, engin'in evine gitti. tesadüfe bak sen, tam o sırada eşyaların değiştirildiğini gördü. her yer yanık kokuyordu, belli ki eşyaları yakmışlardı!
soru 1: inci öleli kaç gün oldu, eşyaları değiştirmek yeni mi akıllarına geldi? 1 adet mantıksızlık cepte.
sonra ceylin ve engin mutfakta iken, ceylin rafta peçeteden yapılmış bir gemi gördü! adamlar delilleri yok etmek için tüm evi baştan dizayn ediyorlardı, fakat ne hikmetse o sihirli (!) peçete hâlâ orada duruyordu.
sonra ceylin'in beyninde şimşekler çaktı. 'bu gemiyi inci'den başkası yapmış olamaz!' dedi. (inci, canı sıkılınca böyle yaparmış. bu şekilde bir takıntısı varmış.)
bölümün en saçma sahnesi buydu. katilin kimliği başka türlü açığa çıkmalıydı. bu hiç olmadı. 2. mantıksızlık da tamam.
sonra yekta apar-topar eve geldi. ceylin iyice emin oldu inci'nin o evde öldürüldüğüne.
bunları ılgaz'a anlattı. birlikte plan kurdular. plana bak çok dâhiyâne:
ceylin engin'i arar:
- engin ben evde laptopu unutmuşum sen gidip alsana
engin:
-tamam.
evin yakınına bir ekip gönderirler.
engin eve girince, ekipten biri ceylin'in babasını arar:
-kızınızı kimin öldürdüğünü biliyorum. görüntüleri bende var. kızınızın cesedinin atıldığı çöp konteynerının yanına 200 bin TL bırakın, görüntüleri vereyim.
zafer bey şoka girer. 'ulan telefonda bir ses, bana böyle böyle diyor' der.
o sırada engin de oradadır.
bunu duyan engin paniğe kapılır ve doğruca çöp konteynerının yolunu tutar.
tabii ki polisler de onu bekliyordur.
işte böylece engin'in katil olduğu meydana çıkar.
daha zekîce kurgulanmış bir şey olabilirdi, kesinlikle çok saçma buluyorum. mantıksızlıklar silsilesi devam ediyor.
ayrıca metin komser, çınar uyurken yanına girip duygu dolu bir konuşma yapması, özür dilemesi falan çok saçmaydı.
uyuşturucu sattığı için ona düşman olmuştu fakat çınar bıçaklanınca yelkenleri suya indirdi.
işte böyle kötü örnek oluyorlar gençlere. 'herkes hata yapar, herkes hata yapar' diye sık sık tekrarlıyorlar, çınar'ı masum göstermeye çalışıyorlar falan. bence bunlar hep kötü örnek.
peki engin inci'yi neden öldürdü?
onu da flashback sahnesiyle izledik.
inci engin'in evine gitti.
'ozan hoca beni taciz etmeye çalıştı, tam o sırada karısı gelip bizi bastı ve yanlış anladı. senin baban avukat ya hani, onu araya soksan bu hhocayı tehdit ettirsen? bu duyulursa babam beni öldürür.' dedi.
engin de inci'ye:
'yalan söylüyorsun! kalk git buradan hocanla ilişkin olduğunu bilmiyor muyum kızım? beni kullandığının farkında değil miyim? çünkü sana âşığım biliyorsun. sen yalan söylersin, ben de inanırım. ne zaman başın sıkışsa engin gel!' dedi.
(tüm sahneyi yazıyorum size kıymetinizi bilin.)
inci de ona şöyle cevap verdi:
'yapmasaydın oğlum! mal mısın sen? ne zaman yardım istesem ezik ezik 'yardım ederim' demedin mi? babandan kaçıp ablama sığındığın gibi, sana gösterdiğim şu kadarcık sevgi kırıntısına sığındın. seni sevmemi bekledin benden. senin nereni seveyim ben mal!'
engin bu sözler karşısında çok sinirlendi ve kül tablasını inci'nin kafasına indirdi.
fakat yeni teori şu:
aslında inci o an ölmedi. sadece kanlar içinde bayıldı. fakat onu son darbeyle ööldüren kişi yekta oldu. şu an herkes engin'i katil sanıyor. fakat asıl suçlu yekta. (bu bir tahmin. fakat gerçek olma ihtimâli ağır basıyor.)

yağmurda yürümek

acikelli
Yağmurda yürümek belkide şuan çok istediğim şeylerin başında geliyor. Ama malesef bu şuan mümkün değil. Hani böyle kulağına en sevdiğin enerjik müziğini takcaksin dümdüz gideceksin. Hayaller her zaman çok büyük olmamalı bence.

ezo sunal

caner
Ezo sunal usta sanatçı kemal sunalin biricik kizidir su anda evli olup bir cocugu vardir. Oncelerde olan guldur guldur cocuklarin bas yonetmeniydi simdilerde herhangi projelerde yer almayip cocuguyla ilgilenmektedir tabiki bir usta sanatcinin cocugu olmak ta harika bir duygu olmali onun icin.

mars

tesetabi


Mars'taki uzay aracınsan yeni görüntüler gelmiş. Kırmızı gezegen kum ve taş yapılarına sahip. Teleskoplar ile zaten tahmin ediliyordu renginden de tahmin ediliyordu. Çok merak ediyorum şu fotoğraflar nasa'daki üsse geldiğinde bir tane uzaylı resmi çıksa masa başındaki elemanlar o an ne yaparlar görüntüyü görünce 🤣

kaynana

farmasiyen
damatların da gelinlerin de korkulu rüyası olan, genelde hiçbir şeyi kolay kolay beğenmeyen, sivri dilli ve huysuz akraba çeşidi. (!) Kaynanalar da kendi arasında farklı sınıflara ayrılır. (!) En tehlikeli türleri kızını veya oğlunu eşine karşı kışkırtarak aralarını bozmaya çalışanlardır. Çoğu gelinlerinin ev temizliğine, yaptığı yemeklere vb. kusur bulma alışkanlığını benimsemiştir. Damatlara kök söktüren kaynanalar da tam bir baş belâsı niteliğindedir. Çocuğunun eşiyle gayet iyi anlaşan kayınvalideler yok değildir fakat bunların görülme olasılığı her 100 kaynanada 1'dir. (!) Takribi istatistiksel veriler doğruyu yansıtmayabilir. :) Hele kaynana sizin evde kalıyorsa yandınız demektir.
Gelme buraya kaynana, olmayalım yanyana diyesiniz gelir ama eşinizin hatrına susarsınız. 'Evet anneciğim, tamam anneciğim, buyur anneciğim' diyerek geçiştirirsiniz. Oysa arkadaşlarınızla bir araya gelince arkasından demediğinizi bırakmazsınız, çünkü artık iyice dolmuşsunuzdur.
En kötüsü de kaynananın sizinle beraber tatile gelmesidir!
Son olarak kötü bir espri: Kaynananın elinden kaygana yiyebilirsiniz ama dilinden fırça yememelisiniz. :) :)

10 bin metrede doğum

tatlimandalina


Türk havayolları Afganistan'dan tahliyeleri sürdürüyor. En son sefer sırasında afgan vatandaşı bir kadın 10.000 metrede doğum yapmış. Allah'ın bir mucizesi savaştan kaçıp yeni bir hayata adım atarken dünyaya gelen melek gibi bir bebek. Talihi güzel olsun inşallah küçük yavrunun.

hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.


eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz.
üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238

hemen yazar olun