Borsalar da bugün;
Birleşik Krallık: -%3.3
İspanya: -%4.1
Fransa: -%4.9
İtalya: -%4.9
Almanya: -%5.1
Avusturya: -%6.5
Türkiye : -9%
Bulgaristan: -%9,4
Polonya: -%11
Rusya: -%40 olarak düşüş yaşandı bugün. Ülkeler arasındaki günümüz ilişkilerinde meydana gelen en ufak bir hareketlilik, zincirin bir halkasında meydana gelen bir halka nasıl ki etkilediğinde diğerlerini de etkiliyorsa; sosyopsikokültürel ve ekonomik olan ilişkilerimiz de birbirini etkiler ve birbirinden etkilenir. O yüzden sürekli olumlu yönden birbirimizi etkilememiz dileklerimle...
Yazi cok guzel elinize saglik. Umuyorum bu tedbirler işe yarar insanlarımız önlemlere uymalı. Aşı çalışmalarının gec tamamlanmasi üzücü
Bu konu çok önemli herzaman söylüyoruz ve söylüyorlar.
Önemli olmasaydı bu kadar insanı etkiler mi?
Yaşamları tehlike altına alır mı? Hala toplu eğlenceler toplu birliktelikler görülüyor.
Yazık ki insan sağlığı toplum sağlığını kendi zevkleri için tehlikeye atıyorlar.
Artık kendinize gelin.
Önemli olmasaydı bu kadar insanı etkiler mi?
Yaşamları tehlike altına alır mı? Hala toplu eğlenceler toplu birliktelikler görülüyor.
Yazık ki insan sağlığı toplum sağlığını kendi zevkleri için tehlikeye atıyorlar.
Artık kendinize gelin.
İnsanı biktiran bir ağrı. Süründürür derecede bır açısı var. Bende çok cektim eşimde ama ikimizde tam bir çözümünü bulmuş değiliz. Voltaren tarzı merhemler iyi geliyor bu tür ortopedik ağrılara.
Cezayir ülkesinde yayın yapan şuruk gazetesi haberinde fransa'nın sömürgesinde kaldıkları 7 yılda 500.000 vatandaşlarının öldüğünü ama osmanlı himayesindeyken böyle bir olay yaşanmadığını söylemiş. Osmanlı'nın kıymetini geç de olsa anlaşılıyor şükür...
intikam duygusunun çok ince bir kırmızı çizgisi vardır. ucunu kaçırırsanız karşınızdakinin karakterinden hiçbir farkınız kalmaz. bu konu tam olarak da böyle bence. karşıdaki insanın yaptığı karaktersizlik sizin de onu yapmanızı gerektirmez. bunun affı zaten söz konusu asla değildir. hata düzeltilir ancak yanlış yaptıysan iş işten geçmiş demektir. zaten sizin için doğru kişi değildir, kurtulmuşsunuzdur.
“Yapılan bir yanlışa yanlışla karşılık vermek en büyük yanlıştır.”
-Mustafa Kemal Atatürk
“Yapılan bir yanlışa yanlışla karşılık vermek en büyük yanlıştır.”
-Mustafa Kemal Atatürk
egzemada esas problem cildin bariyer fonksiyonunun bozulmuş olmasıdır. bu bozulma ile birlikte cildin su tutma özelliğinde de bozulma görülür. az su tutan cilt kuru olmaya başlar ve çeşitli allerjenler cilt bariyerini kolayca geçerek bağışıklık sistemini uyararak allerjik reaksiyonların gelişmesine yol açarlar.
tedavisinde amaç öncelikli olarak derinin bozulan bariyer fonksiyonunu onarması için imkan sağlamaktır. örneğin ev hanımları ev işi yaparlarken eldiven kullanabilirler. ya da vücudun çeşitli bölgelerinde çıkan egzemalar için ılık suyla banyolar yapılabilir. cildin nem kaybını önlemek için su veya yağ bazlı nemlendiriciler kullanılabilir. birde en önemlisi cildi tahriş edebilecek uygulama ve giysilerden kaçınmak olacaktır.
tedavisinde amaç öncelikli olarak derinin bozulan bariyer fonksiyonunu onarması için imkan sağlamaktır. örneğin ev hanımları ev işi yaparlarken eldiven kullanabilirler. ya da vücudun çeşitli bölgelerinde çıkan egzemalar için ılık suyla banyolar yapılabilir. cildin nem kaybını önlemek için su veya yağ bazlı nemlendiriciler kullanılabilir. birde en önemlisi cildi tahriş edebilecek uygulama ve giysilerden kaçınmak olacaktır.
Kesinlikle bende oglum için tüm urunleri avent tercih ettim pahali ama kalitesinden asla ödün vermiyor yıllarca kullanılıyor
Alan için de veren içinde zor bir durum. Neyseki güzel ülkemde artık herkesin cebi boş o yüzden kimse kimseden borç para isteyemiyor. Ceplerde kredi kartları adam asgari ücret alıyor ama limiti -25.000 nasıl oluyorsa artık. Herhalde icra ile alırız diyor bankalar cömert davranıyor.
eskidefterler yazarlarının itiraf köşesi olması amacıyla açılmış başlıktır. küçükken doğruluk cesaret oyununda sırf 'cesaret' deyip de 'çöp kovasının içine gir' yahut 'camı aç ve ben eşeğim diye bağır!' şeklindeki saçma sapan direktifleri uygulamamak için 'doğruluk' diyen; fakat sorulan hiçbir soruya doğru cevap vermeyip hep işkembeden sallayan bizlerin; şimdi büyüdüğüne göre artık bu yaptıklarının bir telafisi olarak doğru söylemesi gerekmez midir? öyleyse size bir fırsat sunulmuştur. burada başkalarına söylemekten çekindiğiniz doğruları yazarak rahatlamanız veya kendinize bile yarım yamalak söyleyebildiğiniz doğrularla bu vesile ile yüzleşmeniz mümkündür. tabii ki başkalarının itiraflarını okumak da size bir 'pazar sürprizi' izliyormuş hissi verecek; hafif magazin tadında, 'aaa millet neler yapmış' modunda eskidefterler'deki cevherleri keşfetmek sizin ufkunuzu açacaktır. örneğin şahsen ben; eskidefterler'de kimler kimler neler yazacak, hangi sırlarını ortaya dökecek fazlasıyla merak ediyorumdur. tabii ki iki kişinin bildiği şey sır değildir diye bir gerçek vardır ve kimse de günah çıkarır gibi, arınma gecesindeymiş gibi buraya her şeyini yazacak değildir. fakat şurada biz bize olduğumuza göre; en azından yazmakta bir beis görmediğiniz şeyleri dile getirme lüksünde bulunarak diğer yazarları teşvik etseniz, kendi eski defterlerinizi bizim yanımızda biraz karıştırsanız, hani hep beraber biraz flashback, ne bileyim bir miktar nostalji yapsak; geçmişe gidip başımıza gelen felaketlerden bahsetsek ve 'nereden nereyeee' desek sizce de eğlenceli olmaz mıdır?
mesela îtinayla bir pizza siparişi veriyorsunuz. karnınız da öyle aç ki; dakikaları sayıyorsunuz. gelen pizza kutusunda sizi küçük bir sürpriz bekliyor: böcek! bu durumda ne yaparsınız?
A) tabii ki yemem deli misin, hemen o pizzayı çöpe atarım ve yeni bir pizza siparişi veririm. (!) Çünkü akıllanmam.
B) yine burger king'e tâlim ederim; türk'ün burger king'den başka dostu yoktur derim, double whopper'ı gömerim.
c) bim'den pizza alırım, kendimi hazırladığım için öyle ya da böyle bir şekilde pizza tüketmem lâzım.
d) o pizzanın yapımında emeği geçenlerin kulaklarını çınlatırım ve arayıp hemen tüketici hakem heyeti, insan hakları mahkemesi falan vermekle tehdit edip paramın gittiğine yanarak telefonu kapatırım.
not: hemen kafamda şimşekler çakmış ve aslında eskidefterler için bu tarz testler hazırlama fikri doğmuştur. evet, bu da olabilir. beklemeye devam etmeniz önemle rica olunur.
felâket senaryolarının sonunu getirmek imkânsızdır. meselâ başka bir örnek; bankada bir miktar paranız var. ne emeklerle biriktirdiniz ve çekmeye gittiniz. sağı solu baykuş gibi kolaçan ederek; büyük bir dikkatle paracıklarınızı çekip evinizin yolunu tutmaya başladınız. geldiniz, geldiniz; tam yolu yarıladınız... o da ne? bir baktınız ki paranızın yerinde kavak yelleri esiyor!
şimdi böyle bir durumda ne yapacağınızı düşünerek biraz adrenalin düzeyinizi yükseltebilirsiniz.
(tabii ki bu işler öyle 10 parmak klavye kullanarak eskidefterler'de yazmaya benzemez. [kendimi övmüyorum yanlış anlaşılmasın. :) :)]
ben olsam yapacağım şey oracıkta diz çöküp hüngür hüngür ağlamak olacaktır.)
ben çocukken; 50 tane 1 liram varsa; bunu bütünleştirip tek bir tane kağıt 50 lira alınca; paralarıma ne oldu? neden bu kadar az? paralarım nerede diye saçmalayan çocuklardan mıydım orasını hatırlamıyorum fakat nedense böyle bir durumda ilk müdahale olarak yapılabilecek başka bir şey aklıma gelmemektedir. önce biraz ağlanır, acıklı sesler eşliğinde gözlerden o tuzlu su akıtılır. (bakın? ağlamanın böyle bir tarifini hiç duymamıştınız değil mi? işte bu benim farkımdır.) (!)
sonra karakolun yolunu tutmak gerekir. tabii ki o kameraların incelenmesiydi, oyuydu buyuydu derken; hele kamera yoksa, ne bileyim bütün aksilikler de hep sizi bulursa ve hırsızlar paralarınızla sırra kadem basarsa artık yenisini kazanmak için kolları sıvamaktan başka elinizden bir şey gelmeyecektir.
ya da diyelim bir gün mailinizi bir açıyorsunuz; daha doğrusu açamıyorsunuz şifreniz değiştirilmiş. her şeyinizin bağlı olduğu hesap hacklenmiş. bu biraz hafif mi oldu? o zaman daha kötüsü; bilgisayarınıza sızmışlar ve yılların emeği olan tüm dosyalarınıza, fotoğraflarınıza, videolarınıza; anılarınıza, her şeyinize el koymuşlar. sizden bitcoin istiyorlar!
bu durumda tepkinizin ne olacağını sizden dinlemek daha doğru olacaktır. sizin başınıza gelen musibetler varsa onları anlatarak bize örnek olmanız beklenmektedir. zira bir musibet bin nasihatten evlâdır demişlerdir.
mesela îtinayla bir pizza siparişi veriyorsunuz. karnınız da öyle aç ki; dakikaları sayıyorsunuz. gelen pizza kutusunda sizi küçük bir sürpriz bekliyor: böcek! bu durumda ne yaparsınız?
A) tabii ki yemem deli misin, hemen o pizzayı çöpe atarım ve yeni bir pizza siparişi veririm. (!) Çünkü akıllanmam.
B) yine burger king'e tâlim ederim; türk'ün burger king'den başka dostu yoktur derim, double whopper'ı gömerim.
c) bim'den pizza alırım, kendimi hazırladığım için öyle ya da böyle bir şekilde pizza tüketmem lâzım.
d) o pizzanın yapımında emeği geçenlerin kulaklarını çınlatırım ve arayıp hemen tüketici hakem heyeti, insan hakları mahkemesi falan vermekle tehdit edip paramın gittiğine yanarak telefonu kapatırım.
not: hemen kafamda şimşekler çakmış ve aslında eskidefterler için bu tarz testler hazırlama fikri doğmuştur. evet, bu da olabilir. beklemeye devam etmeniz önemle rica olunur.
felâket senaryolarının sonunu getirmek imkânsızdır. meselâ başka bir örnek; bankada bir miktar paranız var. ne emeklerle biriktirdiniz ve çekmeye gittiniz. sağı solu baykuş gibi kolaçan ederek; büyük bir dikkatle paracıklarınızı çekip evinizin yolunu tutmaya başladınız. geldiniz, geldiniz; tam yolu yarıladınız... o da ne? bir baktınız ki paranızın yerinde kavak yelleri esiyor!
şimdi böyle bir durumda ne yapacağınızı düşünerek biraz adrenalin düzeyinizi yükseltebilirsiniz.
(tabii ki bu işler öyle 10 parmak klavye kullanarak eskidefterler'de yazmaya benzemez. [kendimi övmüyorum yanlış anlaşılmasın. :) :)]
ben olsam yapacağım şey oracıkta diz çöküp hüngür hüngür ağlamak olacaktır.)
ben çocukken; 50 tane 1 liram varsa; bunu bütünleştirip tek bir tane kağıt 50 lira alınca; paralarıma ne oldu? neden bu kadar az? paralarım nerede diye saçmalayan çocuklardan mıydım orasını hatırlamıyorum fakat nedense böyle bir durumda ilk müdahale olarak yapılabilecek başka bir şey aklıma gelmemektedir. önce biraz ağlanır, acıklı sesler eşliğinde gözlerden o tuzlu su akıtılır. (bakın? ağlamanın böyle bir tarifini hiç duymamıştınız değil mi? işte bu benim farkımdır.) (!)
sonra karakolun yolunu tutmak gerekir. tabii ki o kameraların incelenmesiydi, oyuydu buyuydu derken; hele kamera yoksa, ne bileyim bütün aksilikler de hep sizi bulursa ve hırsızlar paralarınızla sırra kadem basarsa artık yenisini kazanmak için kolları sıvamaktan başka elinizden bir şey gelmeyecektir.
ya da diyelim bir gün mailinizi bir açıyorsunuz; daha doğrusu açamıyorsunuz şifreniz değiştirilmiş. her şeyinizin bağlı olduğu hesap hacklenmiş. bu biraz hafif mi oldu? o zaman daha kötüsü; bilgisayarınıza sızmışlar ve yılların emeği olan tüm dosyalarınıza, fotoğraflarınıza, videolarınıza; anılarınıza, her şeyinize el koymuşlar. sizden bitcoin istiyorlar!
bu durumda tepkinizin ne olacağını sizden dinlemek daha doğru olacaktır. sizin başınıza gelen musibetler varsa onları anlatarak bize örnek olmanız beklenmektedir. zira bir musibet bin nasihatten evlâdır demişlerdir.
hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.
eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz.
üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238