Covid aşısını tam eksiksiz yaptıranlar bir yanda sonuna kadar direncem yaptırmayacağım diyenler bir yanda. Bunun yanında milli eğitim bakanlığı açıklama yaptı ve okulları 6 Eylül itibari ile açmakta kararlı olduklarını belirtti. Bence artık açılmalı eminim ki tüm önlemler alınmıştır.
Nerdeyse 7 yıldır yaşadığım şehir. Aslında en onemli özelliği doğası. Kahvaltı mekanlarını başka yerde bulamazsınız. Şehit içi ulaşımı ise tam olarak berbat. Cocukluysanız hele yandınız. Artı çok pahalı.
Danimarka, Afganistan'daki durumun iyileştiğini belirtip mültecileri sınır dışı etme kararı aldı. Tam da danimarkalılara yakışan bir davranış. Aksini yapsalardı şaşırırdım zaten. Tipik Batı zihinitei işte. Önce karıştır, em kanları. Sonra başından şal, def et kalanları. Hiç şaşırmadım. Allah'ım kimseyi mülteci konumuna düşürmesin, vatanından yurdundan etmesin. Zira ana gibi yar, vatan gibi de diyar olmaz. Boşuna atalarımız, bunu da söylememiş. Huzurla...
Beyni her türlü mahvediyor. Tek başına nörolojik hastalıklara yol açtığı ispatlanmasada olan nörolojik hastaliklari ortaya çıkardığı ve daha da kötülestirdigi görülmüştür. Baya korkunç anlayacağınız. Covid geliyor geçiyor diye düşünmemek lazım vücudumuzun bir çok bölgesinde hasar bırakabiliyor.
gerçekleştirdikleri bu davranış ile büyük bir ibâdet yaptıklarını düşünen, çok faziletli olduklarını sanan insanlar bütünü. (yani en azından bir kısmı, istisnalar hariçtir.) tabii ki dua etmenin başlı başına büyük bir ibâdet olduğu inkâr edilemez.
fakat sadece kandilden kandile dua edince, cuma'dan cuma'ya veya bayramdan bayrama namaz kılınınca islâmiyetin tüm şartları yerine getirilmiş olmuyor.
bir de namaz kılıp her türlü kötülüğü yapanlar veya 'namaz kılmıyorum ama kalbim temiz, önce insanlık önce iyilik, ben de herkese yardım ediyorum' diyen insanlar da çok.
peki ya, kandilde dua bile etmeyip, sadece kandil simidi yiyerek (!) sevap işlediklerini sananlara ne demeli?
ya da ehl-i sünnet mi değil mi belli olmayan bir hocanın kandil programını dinleyip büyük bir hasenat yaptığını zanneden, o hoca televizyonda dua ederken sadece ellerini açmakla yetinen ve 'bugün de çok dua ettik şükürler olsun' (!) diye düşünen insanlar ne olacak?
dinlediği hoca dünyanın en iyi hocası olsa bile, hocanın dediklerini yapmıyorsa dinlemesinin ne faydası var?
tüm bu soruların cevaplarını istiyorum. dosyaları kahveyle beraber odama bırakın. (televizyon deyince kendimi bir an vasat türk dizisi modunda buldum, hatlar karıştı.)
fakat sadece kandilden kandile dua edince, cuma'dan cuma'ya veya bayramdan bayrama namaz kılınınca islâmiyetin tüm şartları yerine getirilmiş olmuyor.
bir de namaz kılıp her türlü kötülüğü yapanlar veya 'namaz kılmıyorum ama kalbim temiz, önce insanlık önce iyilik, ben de herkese yardım ediyorum' diyen insanlar da çok.
peki ya, kandilde dua bile etmeyip, sadece kandil simidi yiyerek (!) sevap işlediklerini sananlara ne demeli?
ya da ehl-i sünnet mi değil mi belli olmayan bir hocanın kandil programını dinleyip büyük bir hasenat yaptığını zanneden, o hoca televizyonda dua ederken sadece ellerini açmakla yetinen ve 'bugün de çok dua ettik şükürler olsun' (!) diye düşünen insanlar ne olacak?
dinlediği hoca dünyanın en iyi hocası olsa bile, hocanın dediklerini yapmıyorsa dinlemesinin ne faydası var?
tüm bu soruların cevaplarını istiyorum. dosyaları kahveyle beraber odama bırakın. (televizyon deyince kendimi bir an vasat türk dizisi modunda buldum, hatlar karıştı.)
Zaman geçtikçe içerisinde yaşadığımız kosullarimiz da değişiyor. Etrafimizi etkiledigimiz gibi, onu etkileriz de. Çağa uyum sağlamak için dolayısıyla olaylara psikolojik yaklaşımımız da değişir. Mesela şimdilerde popüler olan Z kuşağı diye bir kuşak çıktı karşımıza. Bu kusaktakiler genelde 25-35 yaş arasındaki kişilerdir. Bu kuşak teknoloji kusagiyken, öncekiler daha farklı yaşam biçimine sahip kuşakları oluşturuyor, dönemin koşullarına göre. Tabii ki de bu kuşaklar arasındaki çatışmalar da kacinilmazdir her zaman için, herkes kendi çağını yaşadığı için kendi içinde.
Baya bı çeşidi var bu işin. Çocuk uyuduğu müddetçe hepsi yapılabilir diye düşünüyorum. Bir keresinde mendille uyutan görmüştüm suratında gezdiriyor bebenin bebekte mayıştı baya baya. Ayakta sallama,battaniyeye sallama, sırtına pıt pıt vurma hepsi denenebilir.
Kahve benim vazgeçilmezim içmediğim zaman başıma ağrılar giriyor resmen uykusuz gecelerin dert ortağı gun içinde dinc durma sebebim :) temiz hava eşliğinde kahve içmeyi özledim su pandemi bitsin miss gbi kokusuyla dost eşliğinde icelim insallah :)
GUCULU INSAN KIMDIR DIYE SORSAM
Güçlü insan, hiçbir şeyin eksikliğini duymayan, kendisine güvenen ve gelecekten korkmayan kişidir. ... Zayıf insan ise her zaman güçlü görünmeye çalışır. Bu şekilde zayıflıklarının üstünü örtmek ister ve övülmekten hoşlanır. Zayıf insanların hiç dayanamayacakları şey eleştiridir.:))))
Güçlü insan, hiçbir şeyin eksikliğini duymayan, kendisine güvenen ve gelecekten korkmayan kişidir. ... Zayıf insan ise her zaman güçlü görünmeye çalışır. Bu şekilde zayıflıklarının üstünü örtmek ister ve övülmekten hoşlanır. Zayıf insanların hiç dayanamayacakları şey eleştiridir.:))))
Çok fazla bilinmez ve hatta başlığı gören söZlük yazarları ilk başta geleceğe dönük hayali komplo haberleri olduğunu düşebilir ama işi aslı bu haber geçmişte yaşanmış bir hadisedir. 18/10/1867 yani yıllar yıllar önce tam da bugün ABD 7.2 milyon dolar ödeyerek Alaska'yı Rusya'dan alarak topraklarına katmış.
hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.
eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz.
üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238