Çok maliyetli. İpler aldı başını gidiyor. Malzemelere rağbet olunca fiyatlar uçtu. Mesela ip gecirme aparatı var incecik tel genelde 2 tane oluyor bir sette 30 TL el insaf diyoruz yani. İğneler 130 140 eğer iyi birşey alacaksan. Kumaşlar desen metre hesabı haliyle 30 40 TL ne olcak bilmiyorum böyle.
bütün yeryüzüne bir ibrettir korona. ne kadar güçlü devletlerin, bürokratların, kralların, başkanların bile âciz olduğunun kanıtıdır. kendisinin seçilmiş kul olduğuna inanan ve 'bana bir şey olmaz' şeklindeki iddiasıyla kendini avutan zavallı insanlara göre ise korona bir hayalden, bir senaryodan ibarettir. daha en az 1-1,5 yıl etkisini devam ettireceği düşünülen koronaya karşı her an teyakkuzda olmak gerekir. insan kendisi evden çıkmasa bile; aile bireylerinin çıkmasına engel olamadığı için korona bulaşma tehlikesinden kurtulmuş değildir. 'öyle ya da böyle hepimize bulaşacak, herkes bağışıklık kazanacak' deyip kendini salanlar neyin kafasını yaşıyor anlamak zordur. sürekli birileri korona aşısı bulmaktadır (!) ama nedense gelen giden yoktur. gerçi aşısı bulunsa bile; vurdumduymazlık, bilinçsizlik had safhada olduğu sürece koronadan tamamen kurtulmak mümkün olmayacaktır. bir de 'acaba koronayı ayakta geçirdim de haberim mi yok?' sorunsalı vardır. bu illetin nasıl ve neden bazı insanlarda belirti vermediği üzerinde düşünülmeye değer bir konudur. bebekler bile koronaya yakalanırken yaşını başını almış insanların neyine güvendiğini sorsanız mantıklı bir cevap alamayacaksınızdır. bu arada korona ile ilgili istatistiksel verilerin tam olarak gerçeği yansıtmadığı, hep bir şeylerin gizlendiği de inkâr edilemeyecek bir hakikattir.
hiçbir zaman yemediğim, yemeyi düşünmediğim et ürünü. hakkında bildiğim tek şey, hayvanların bağırsaklarından yapılıyor olduğu. -nimetleri küçümsemiyorum, hiçbir yemeğe iğrenç demem yanlış anlaşılmasın fakat- benim kıymalı börekten ve lahmacundan bile midem bulanırken kokoreç yemem düşünülemez, düşünülmesi teklif dahi edilemez. (!)
içinde tane tane kıyma olan hiçbir şeyi yemem fakat köfte ve hamburger yerim. bu da ayrı bir çelişki.
isteğe bağlı ekmek arasında veya tabakta yenen kokoreç, bol kekik ile daha güzel oluyormuş. özellikle konser çıkışında veya arkadaş buluşmalarında sıklıkla tercih edilen bu yemek kimilerine göre bir efsane, kimilerine göre kokusu bile işkence.
Gerçi kokoreç şurada dursun, ona gelene kadar durup düşünmemiz, kendimizi sorgulamamız gereken o kadar çok şey var ki… Örneğin bayıla bayıla yediğimiz salamlar, hayvanların un hâline getirilmiş kemik ve kıkırdaklarından yapılan sosisler. peki ya hangi malzemeden üretildiği belli bile olmayan sucuklar?
İçine çin tuzu katılan hamburgerler, yarısından çoğu et değil yağ olan dönerler…
(bu söylediklerim hiçbir işe yaramayacak, siz yine yemeye devam edeceksiniz biliyorum. Çünkü ben de edeceğim. Sigaranın zararlarını çok iyi bilmesine rağmen tiryakilikten vazgeçemeyen insanlar gibi, bağımlı hâle getirildik.
Fiyatlar her gün sinsice 1'er TL, 2'er TL artırılmaya devam ederken, fast-food artık bir lüks olmuşken, ev yemeklerini bırakıp hâlâ dışarıdaki ne idüğü belirsiz şeylere para vermek gerçekten çok üzücü. Kendime, vücuduma, kalp damarlarıma acıyorum. Yediklerimin acısı Ömrüm olursa muhtemelen bundan 20-30 yıl sonra çıkacak biliyorum. Bu bir itiraftır, okuduğunuz için teşekkürler dostlar!)
içinde tane tane kıyma olan hiçbir şeyi yemem fakat köfte ve hamburger yerim. bu da ayrı bir çelişki.
isteğe bağlı ekmek arasında veya tabakta yenen kokoreç, bol kekik ile daha güzel oluyormuş. özellikle konser çıkışında veya arkadaş buluşmalarında sıklıkla tercih edilen bu yemek kimilerine göre bir efsane, kimilerine göre kokusu bile işkence.
Gerçi kokoreç şurada dursun, ona gelene kadar durup düşünmemiz, kendimizi sorgulamamız gereken o kadar çok şey var ki… Örneğin bayıla bayıla yediğimiz salamlar, hayvanların un hâline getirilmiş kemik ve kıkırdaklarından yapılan sosisler. peki ya hangi malzemeden üretildiği belli bile olmayan sucuklar?
İçine çin tuzu katılan hamburgerler, yarısından çoğu et değil yağ olan dönerler…
(bu söylediklerim hiçbir işe yaramayacak, siz yine yemeye devam edeceksiniz biliyorum. Çünkü ben de edeceğim. Sigaranın zararlarını çok iyi bilmesine rağmen tiryakilikten vazgeçemeyen insanlar gibi, bağımlı hâle getirildik.
Fiyatlar her gün sinsice 1'er TL, 2'er TL artırılmaya devam ederken, fast-food artık bir lüks olmuşken, ev yemeklerini bırakıp hâlâ dışarıdaki ne idüğü belirsiz şeylere para vermek gerçekten çok üzücü. Kendime, vücuduma, kalp damarlarıma acıyorum. Yediklerimin acısı Ömrüm olursa muhtemelen bundan 20-30 yıl sonra çıkacak biliyorum. Bu bir itiraftır, okuduğunuz için teşekkürler dostlar!)
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez: Türkiye'de ilk defa lityum üretimine başlayacağız.
AFAD, Akdeniz'de Kıbrıs Adası açıklarında saat 00.03'te 5,1 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini bildirdi. Genç oluşumlu yapıların olduğu alanlarda depremler daha sıklıkla olur. Dolayısıyla bu bilinçle insanlar her an tetikte olmalı, ona göre önlemlerini almalıdır. Can ve mal kaybının olmaması dileklerimle...
japonya'da mezar taşlarında qr kodları ile karşılaşabilirsiniz. kodu taradıktan sonra kişinin hayatının bir videosunu izlersiniz.
ülkemizde de olsun ister miydiniz?
https://resimyukle.io/r/Qx9CPn0apQ
ülkemizde de olsun ister miydiniz?
https://resimyukle.io/r/Qx9CPn0apQ
profesyonel kullanımlar harici kullanmayacaksam premium almam.
Kolezyum, İmparator Vespasianus tarafından M.S. 70'li yıllarda yapımına başlanmış, M.S. 80'de Titus döneminde tamamlanmıştır. Kolezyum adını, önünde bulunan İmparator Nero'nun günümüze ulaşamamış “Colossus Neronis” heykelinden aldığı düşünülmektedir. Kolezyum'da gladyatör dövüşlerinin yanı sıra deniz savaşları canlandırmaları, hayvan avlama gösterileri, idam törenleri, klasik mitolojiye dayanan tiyatro gösterileri de gerçekleştirilirmiş.
öyle bir geçer zaman ki dizisinde soner karakteri hep tatlı sert gelmiştir bana. mete horozoğlunun canlandırdığı bu karakter baya da karizmatik doğrusu. kardeşinin sevdiği kadına karşı hislerine hakim olamiyor. ama vicdanında da kurtulamiyor. ayline karşı çok büyük bir aşk besliyor ki diziyi belki de o izlettiriyor.
Ya ben şöyle birşey farkettim çevremde bir ara çok vaka duyuyordum hatta çember daraldı falan diyordum ama artık hiç duymuyorum. Benim haberim yokta hersey iyiyemi gidiyor. Yada acaba ben karantinada takılı mi kaldım acaba 😌
hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.
eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz.
üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238