Her gün internette farklı bir tarifin popüler olmasında etkin rol oynayan MasterChef programının çok konuşulmasına yol açtığı bugünkü tatlı. her şeyin en sâdesini seven, en ucuzundan yana olan, değişik tatlara hiç açık olmayan benim pek yemediğim bir tatlı olsa da sevenleri, bayılanları pek fazladır. tabii ki bildiğimiz keklerden farklıdır çünkü o bir kek değil, 'cheese' kektir. yalnız burada 'çiz kek var da çizme kek yok mu?' diye bir soru aklıma gelmiyor değildir. bu zamana kadar eskidefterler'de yaptığım en kötü esprinin verdiği burukluk ile sözlerime devam edecek olursam güzel bir cheesecake tarifi vererek durumu toparlamak şart olmuştur. masterchef'in ödül oyunu kapsamındaki leziz menüsünde yer alan bu tatlıyı eskidefterler yazarları neden evlerinde yapamasın? sorusunun bana verdiği güce dayanarak hiç üşenmeden (!) yazacağım bu tarif, eminim ki damağınızda kavak yelleri estirecektir. frambuazlısından limonlusuna, hindistan cevizlisinden elma pürelisine, kivilisinden oreo'lusuna kadar envâî çeşidi bulunan cheesecake, herkesin ağız tadına hitap etmektedir. starbucks'ta ve bilumum cafelerde, yiyecek-içecek mekânlarında oturmanın yasak olduğu bu dönem, tam cheesecake yapıp kahvemizi de alıp battaniyenin altına girerek bir taraftan netflix izlerken bir taraftan eskidefterler'de takılmalık bir zaman dilimi değil midir? cevabınız evet ise, aşağıdaki tarif sizin içindir:
tabanı için;
Burçak bisküvi (2 paket)
Kırık ceviz-fındık karışımı (1 su bardağı kadar)
Margarin veya tereyağı (75 gram)
Süt (3 yemek kaşığı)
Kreması için gerekenler:
labne peyniri (350 gram)
Çiğ krema (200 ml)
1 yumurta sarısı, 2 tam yumurta
200 ml ölçüyle 1 su bardağı şeker
nişasta (1 yemek kaşığı)
un (2 yemek kaşığı)
vanilya (1 paket)
bitmedi; daha üzeri var:
fakat korkmayın, onlarca malzeme sayacak değiliz. istediğiniz herhangi bir sosu kullanabilirsiniz.
malzemeler tamam, yapılış aşamasına geçiyoruz:
kelepçeli kalıbın çevresini 2 kat alüminyum folyoyla sarıyoruz. tabanına da yağlı kağıt seriyoruz.
fındık-ceviz ve bisküvi karışımını robottan geçiriyoruz.
süt ve tereyağı ilâve ederek karıştırıyoruz.
bisküvili karışımı kalıbımızın tabanına seriyor, kaşıkla bastırıp sıkılaştırıyoruz. kenarlardan biraz taşacak.
tabanı bu şekilde buzdolabına kaldırıyoruz.
fırınımızı 160 dereceye ayarlıyoruz. ısıya dayanıklı bir kâseyi suyla doldurup fırına koyuyoruz.
labne peynirini ve kremayı 1 dakika çırpıyoruz.
şeker ekliyor ve çırpmayı sürdürüyoruz.
yumurta sarısını ve yumurtaları birer birer ekleyip çırpmaya devam ediyoruz.
vanilya, nişasta ve unu da katıp karıştırıyoruz.
buzdolabına aldığımız tabanı çıkararak üzerine bu kremayı döküyoruz.
kalıbı 7-8 defa tezgâha dikkatli bir şekilde vuruyoruz. böylelikle kremanın içerisindeki hava kabarcıklarını çıkarıyoruz. zaten bu sırada kabarcıkların patladığını gözlemleyeceğiz.
fırına verip pişiriyoruz. bu esnada kapağını açmıyoruz. pişme süresi 50 dakikadır.
süre dolduktan sonra fırının kapağını ayarlıyoruz ve tam olarak soğuyana kadar fırında tutuyoruz.
soğuduktan sonra dilediğimiz sosu cheesecake'mizin üstüne yayıyoruz.
minimum 6-7 saat beklemeye bırakıyoruz.
peki şimdi büyük bir dilim hak etmedik mi?
Abi seksenler başka bişey ya telefon tv olmadanda hayatın olduğunu gösteriyor hem güzel hem eglenceli hem de neşeli bir aile flimi açık ınsanların olmadığı
çok olmadı daha. geçen sene türk araştırma gemileri akdeniz üzerinde dolaşıp doğalgaz petrol gibi kaynak ararken, varlığımızdan rahatsız olan devletler ve onların kuklaları "doğu akdeniz gaz forumu" adı altında, güya işleri kaynakları doğru yönetmek olan fakat direkt işinin bizi bu denizlerden uzak tutmak olduğunu sağır sultanların bile duyduğu bir oluşum kuruldu. bilin bakalım katılımcı ülkelerin içinde kimler var. Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanistan, İsrail, İtalya, Ürdün, Filistin ve ev sahibi Mısır'ın enerji bakanları forumun kurulması için Kahire'de bir araya geldi.
kimse ilgilenmeyecek ama ben yinde de bir haber daha paylaşmak istiyorum.
Arap Birliği, Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek ve bölgeye barış ve huzur getirmek amacıyla başlattığı Barış Pınarı Harekatı'nı kınadı
bize bizden başka dost yok.....
kimse ilgilenmeyecek ama ben yinde de bir haber daha paylaşmak istiyorum.
Arap Birliği, Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek ve bölgeye barış ve huzur getirmek amacıyla başlattığı Barış Pınarı Harekatı'nı kınadı
bize bizden başka dost yok.....
Doğan Cüceloğlu hocanın çok büyük bir alim olduğunu biliyorfum ama bu denli sevildiğini bilmiyordum açıkçası. Sözleri meğer ne çok insanın kalbine ve hayatına işlemiş.2 gündür sosyal medya adeta yıkıldı bu vakitsiz ölüm ile.
Of of bayılırım. Özellikle hayır için ise bir başka güzel olur. Güzelce lokmamızı yer duamızı ederiz. Lokma yapılışı itibarı ile hamurdan oluşuyor şerbet ile buluşuyor sofralarımızda yer alıyor. Sıcak tüketilmesi daha güzel olur yumuşamaz ve tadına bu şekilde varabilirsiniz.
Rusya korkusu olmasa bir şeyler yapacaklarda.
Aslında hepimiz bu günlerde bu özel kadının ismini daha sık duyar olduk. Özlem Türeci yıllardır kanser üzerine çalışırken bir kaç ay önce covid 19 aşısı geliştirdi ve hepimize bir umut ışığı oldu bu güzel gelişme. Aslında bu Allah'ın bir lütfu bize. Kadının kıymeti kadının zekasını kullanma becerisi birkez daha anlaşıldı. Helal olsun sana Özlem Türeci. İyiki varız hep olalım.
Hiç ucuz motor yağı kullanacak kadar zengin olmadım. Siz siz olun servisin önerdiği markadadan şaşmayın arkadaşlar. Ucuz diye bette bulduklarınızın da son kullanma tarihlerine bir bakın. Durduk yere iş açarsınız başınıza maazallah.
Valla temmuz ayı oldu hala bence bir gelişme yok. Evet halk aşılar konusunda beklediğimden daha fazla hassas ama tedbir sıfır. Mekanlar saldı insanlar saldı. Hiç birşey olmamış kimse göçüp gitmemiş gibi devam ediyoruz hayatımıza.
Bilim adamlarının yaptığı araştırma sonucu dünyanın sonu yaklaşmış. Bilime çok önem veririm ama arkadaşlar bunu anlamak için de bilim adamı olmaya ne gerek var. Dünyanın sonu tabiki geldi artık sokakta yürürken ölmemek bir şans meseles haline geldi. Ya da ahlak dibe vurdu mesela buda bir gösterge.
hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.
eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz.
üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238