2020'de okunan en iyi kitap

helldorado
2020'de hayat koşuşturmacası ile hiç kitap okumadığımı bana hatırlatan başlıktır. Normalde ayda bir kitap bitiren bir insanken nasıl bu hale geldiğimi sorgulatmıştır. Sanırım boş zamanlarda biraz netflix, biraz dil eğitimine ayırdığım zaman, iş güç derken kitap okumayı tamamen kafadan silmişiz. Madalyonun içi kitabını bende duydum. Kırmızı oda dizisi ile patladı gitti.

çatı aday

blue raven
demokratiklik konusunda (yazar: vito scaletta) katılıyorum. demokrasilerde çoğunluk sağlamak için öne çıkanlar seçenekler sunarlar, seçme ehliyeti almış olanlar fikirleri doğrultusunda görüş bildirirler. torba yasa, çatı aday, ittifak filan işin içine girince seçim yapmanın çok anlamı kalmıyor gerçektende.

küçük bir anekdot;
Bir gün Sokrates yine öğrencileriyle sohbet ederken bir öğrencisi Sokrates'e sorar:
─ Eğer demokrasi çoğunluğun kararını kabul etmekse, adil olan da bu değil midir? Mesela yüz kişinin oy kullandığı bir yerde elli bir kişinin kararına mı uymak daha adil ve doğru olur yoksa kırk dokuz kişinin kararına uymak mı? Hem çok mümkündür ki daha çok insanın daha az insandan yanılma ihtimali daha azdır. Şu halde sizin demokrasiye karşı çıkmanız doğru olmadığı gibi haklı da sayılmaz.
Bunun üzerine Sokrates her zaman olduğu gibi soru cevap yöntemini kullanarak o öğrencisine önce sorar.
─ Bize söyler misin bilge olmak mı daha zordur yoksa cahil olmak mı daha zordur?
Öğrenci:
─ Elbette ve hiç şüphesiz bilge olmak daha zordur. Bilge olmak için çok okumak araştırmak ve yorulmak gerekirken cahil olmak için bir şey yapmaya gerek yoktur.
Sokrates:
─ Peki o halde bize yine söyler misin toplumlarda cahil insanların sayısı mı çok olur yoksa bilge insanların sayısı mı çok olur?
Öğrenci:
─ Elbette ve hiç şüphesiz cahil insanların sayısı fazla olur.
Sokrates:
─ Peki bize yine söyler misin bir gemide yüz yolcu bulunsa geminin nerede-nasıl ve hangi yönde yelken açması gerektiğini kaptan mı daha iyi bilir yoksa o yüz yolcu mu?
Öğrenci:
─ Eğer yolcular içinde Denizcilik bilgisi olan yoksa pek tabi en iyi bilen kaptandır.
Sokrates:
─ Peki o halde diyebilir miyiz ki herkes her konuda karar veremez, herkes bildiği yerde konuşmalı ve her iş ehline verilmeli?
Öğrenci:
─ Pek tabi olması gereken budur.
Sokrates:
─ Peki o halde bize yine söyler misin kimin hangi konuda bilgili olup olmadığını bilmeden sadece çoğunluk oldukları için kararlarını doğru bulmak adil ve doğru olabilir mi? Hem sen de kabul ettin ki bir toplumda cahillerin sayısı bilgelerden hep daha çok olur…

doğum günü

mepola
İyi ki doğdunuz nice mutlu yaşlara. Kimse kutlamıyor madem biz kutlayalım sözlük ahalisi olarak. Yeni yaşınız mutluluk, huzur, bol para ve her şeyden önce sağlık getirsin umarım. Birde yeni yaşlarınızda daha güzel kutlamalar görmeniz dileğiyle.

covid aşı

mepola
Biliyorsunuz gündemde yeni tip koronavirüs aşısı var. Dünya artik aşıya umut bağladı. Bizde öyle. Ama dikkat ediyorum da insanlar tedirgin ola ola bu aşıyı oluyorlar. Hatta yüz felci gecirirmiyiz yada vefat eder miyim acaba diye düşünenler var. Siz ne düşünüyorsunuz insanlar haklı olabilirmi acaba?

tolstoy

danisman
Tolstoy Rus bir yazardir. Eserleri ise dünya klasikleri arasında yer edinmeyi başarmış, ustaca yazılmış eserlerdir. Eserlerin hepsinde dönemin izlerini çok çıplak bir şekilde gör önüne sermeyi başarmış bir yazardır. Rivayete göre yaşamın son demlerinde İslamiyeti kabul etmiş. Ondan sonra vefat etmis. Saygı ile aniyorum

karavan eğitimi

celikci
Karavan eğitimi moda olmuş. Yani insan kendine neden bu kadar eziyet eder ki. Git güzel bir otelde konakla ya. Zaten hayat kısa. Tamam bir çok insanın hayalidir karavan ama genede dar bir alanda yaşamak çokta keyifli değildir bence.

görgüsüz

ustayazar
adı üzerinde görgü kurallarını bilmeyen, bilse de uygulamayan varlık. (pek vikipedia'msı bir tanım olmayabilir ama önemli olan gerçeği yansıtmasıdır.) görgüsüzler sınıfına dâhil olan insanların hayat amaçlarından biri hava atmaktır. sahip oldukları para, ev, araba, takı, giysi, telefon, gözlük; bilumum ürünlerle diğerlerine üstünlük taslamak onların yaşam felsefesini teşkil etmektedir. her konuyu döndürüp dolaştırıp kendi 'lüküs' hayatlarına getirmeyi bilirler. ama görmemişin bir klavyesi olmuş, tutmuş enter tuşunu koparmış hesabı (bu sözün patenti bana aittir) sahip olduklarının değerini bilmezler. har vurup harman savurmak onların huyudur. ne de olsa para boldur canım, harcamayıp da ne yapacaktır? eğer biraz ultra paket görgüsüz ise en olmadık şeylere milyarlar baymayı kendine bir zevk telakki ederek sık sık telefon değiştirir, bir giydiğini bir daha giymez. fakirleri 'ıyyy ezik, apaçi, ameleee' diyerek hor görür, ama kendisinin çok elit, seçkin, prestijli bir insan olduğuna cân-ı gönülden inanır.
bir de dostoyevski'den, ne bileyim william shakespeare'den bir-iki cümle ezberlemeyi unutmazlar. sonuçta hem zengin hem kültürlü, entellektüel görünmeleri lâzımdır. sosyetiklerin soylarını devam ettirmeleri buna bağlıdır. (!) ama bazen istemeden de olsa görgüsüzlüklerine gölge düşürürler. mesela 'aaa ya sorma ben picasso'nun mona lisa tablosunu çok beğeniyorum, geçen gün de ** fiyata bi tablo aldıydım' zaten derken, mona lisa'nın Leonardo da Vinci'ye ait olduğu gerçeğini unutarak büyük bir gafa imza attığının farkında olmayabilirler.

hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.


eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz.
üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238

hemen yazar olun