Evet son dönemlerde çiğ süt fiyatları da maalesef tartışılan konular arasında yerini almayı başardı.8 Aralık tarihi itibariyle 4.75 kuruş olurken, dolaylı olarak süt ürünlerine de yansıdı zamlar. Hal böyle olunca bir kez daha millet, temel besin ihtiyaçlarını nasıl karşılayacaklarının derdine düşmeye başladı yine.
Pahalılık hareketlerine tereyağı da eklenmiş ve bugün öğrendiğime göre tereyağına üretimdeki azalmadan dolayı zam gelmiş. Bu yakında yumurta ve kaymağa ve dolayısı ile yoğurda da yansıyacak demektir. Allah çoluk çocukluya yardım etsin. İyice zorlaştı yaşam şartları.
Rakamlar korkunç. Her an başa sarcaz gibi hissediyorum. Ya siz? Sanki bunlar hiç yaşanmamış gibi davranmamız ne kadar doğru bilemiyorum. Bir sürü can gitti arkadaşlar. Ne olur biraz daha sabredelim hemen boşlamayalım.
Yazık günah yahu. Çoluk çocuk içiyor hatta hasta içiyor bu meyve sularını hadi normal sağlıklı insana acımanız yok. Videoyu bende izledim artık ne alırım ne içerim ne iciririm. Hiç bir keyfimiz kalmasın zaten. Bir meyve suyunu bile zehir ettiniz bize.
Süper Lig'in 19. haftasında Atakaş Hatayspor, deplasmanda Giresunspor'u 1-0 mağlup etti. Her iki takımı da başarılı oyunları için tebrik ediyoruz.
bir kadın ve erkek arasında oluşan bedensel âhenk, fiziksel çekim gücü, dokusal mutâbakat. (!) ]işte bunlar hep marjinal görünme çabaları]
çoğu kişiye göre tam kıvamında bir aşk için gereken temel malzemelerden biri ten uyumudur. yoksa aşkın dibi tutabilir, tavaya (veya ayrılığa) yapışabilir.
öyle ya, ten uyumunu yakalayamadıkları veya eski heyecanı alamadıkları gerekçesiyle yollarını ayrıanlar çoktur.
burada şarkıcı hâdise'nin sorduğu şu soruyu tekrar dile getirmek gerekir: 'aşk kaç beden giyer?'
ya da murat dalkılıç gibi şöyle demelidir: 'hangi ten kolayca bulmuş ki dengini, hızlanırsan bir taş tökezletir seni.'
sanki pc topluyormuş da ekran kartıyla uyumlubir ram arıyormuş gibi 'ten uyumluluğu' gerekçesiyle o ten senin bu ten benim seyyar satıcı gibi durmadan gezenler yok mu! işte onların aşka uzaklığı, mc donalds lezzetinin tavuk dönere olan uzaklığı gibidir.
iki insanın teni uyuşmazsa beyni uyuşur, birbirlerini anlayamaz olurlar. (!) biri diğerinin kapsama alanına giremezse 'aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor, sinyal sesinden sonra...' uyarısını dinlemek zorunda kalırlar. ama sinyal sesini beklemeyip yol yakınken kapatmaları gerekir.
tabii ki bu söylediklerimiz 'aşk=sevişmek' şeklinde algılanmamalıdır. tam aksine; dokunmadan ve hatta görmeden yaşanan aşklar daha gerçek, daha samimi ve daha uzun ömürlü olmaktadır.
ancak iki insan ilişki yaşıyorsa ten teması da bir yerden sonra kaçınılmazdır. işletim sistemiyle yazılım uyumsuz olursa ya delete tuşunu kullanmaktan ya da format çekmekten başka çare yoktur! (anladınız siz onu)
fakat ten uyumu dediğimiz şey eğer iki kadın veya iki erkek arasında aranıyorsa, birbirine cinsel arzu duyan iki kişi hemcins ise bunun tanımı sapıklık şeklindedir.
mutlu bir evlilik için ten uyumu şart olsa da flört etmek için böyle bir şart yoktur. hatta evlenmeden karı-koca gibi takılmak da kötüdür. (herkes farklı düşünüyor olabilir. kimilerine göre bu gâyet normaldir ve özgürlüktür.)
aranızda yoksa sinerji, alamıyorsan hiç enerji, sen bırak onu, yapar sana alerji! (bu şiirimsi dizelerim de benden tüm eskidefterler dinleyicilerine gelsin! istek parçalarınızı eskidefterler dj'ine iletebilirsiniz. kafamıza yatarsa çalarız.) :) :)
elbette ki ten uyumsuzluğuyla kastedilen şey, birinin zenci, birinin beyaz olması değildir. ırklar, renkler, vücut özellikleri farklı olabilir. önemli olan verimliliğ iyakalayabilmek, o randımanı alabilmektir. o size dokunduğunda CPU'nuz tavan yapıyor, kalbiniz (evin tüm pencerelerini açmışsınız gibi cereyan yapıp) çarpıyorsa, vücudunuz haziran'da kazak giymiş gibi terliyorsa; o da b uduygular konusunda size karşı boş değilse ten uyumu var demektir.
çoğu kişiye göre tam kıvamında bir aşk için gereken temel malzemelerden biri ten uyumudur. yoksa aşkın dibi tutabilir, tavaya (veya ayrılığa) yapışabilir.
öyle ya, ten uyumunu yakalayamadıkları veya eski heyecanı alamadıkları gerekçesiyle yollarını ayrıanlar çoktur.
burada şarkıcı hâdise'nin sorduğu şu soruyu tekrar dile getirmek gerekir: 'aşk kaç beden giyer?'
ya da murat dalkılıç gibi şöyle demelidir: 'hangi ten kolayca bulmuş ki dengini, hızlanırsan bir taş tökezletir seni.'
sanki pc topluyormuş da ekran kartıyla uyumlubir ram arıyormuş gibi 'ten uyumluluğu' gerekçesiyle o ten senin bu ten benim seyyar satıcı gibi durmadan gezenler yok mu! işte onların aşka uzaklığı, mc donalds lezzetinin tavuk dönere olan uzaklığı gibidir.
iki insanın teni uyuşmazsa beyni uyuşur, birbirlerini anlayamaz olurlar. (!) biri diğerinin kapsama alanına giremezse 'aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor, sinyal sesinden sonra...' uyarısını dinlemek zorunda kalırlar. ama sinyal sesini beklemeyip yol yakınken kapatmaları gerekir.
tabii ki bu söylediklerimiz 'aşk=sevişmek' şeklinde algılanmamalıdır. tam aksine; dokunmadan ve hatta görmeden yaşanan aşklar daha gerçek, daha samimi ve daha uzun ömürlü olmaktadır.
ancak iki insan ilişki yaşıyorsa ten teması da bir yerden sonra kaçınılmazdır. işletim sistemiyle yazılım uyumsuz olursa ya delete tuşunu kullanmaktan ya da format çekmekten başka çare yoktur! (anladınız siz onu)
fakat ten uyumu dediğimiz şey eğer iki kadın veya iki erkek arasında aranıyorsa, birbirine cinsel arzu duyan iki kişi hemcins ise bunun tanımı sapıklık şeklindedir.
mutlu bir evlilik için ten uyumu şart olsa da flört etmek için böyle bir şart yoktur. hatta evlenmeden karı-koca gibi takılmak da kötüdür. (herkes farklı düşünüyor olabilir. kimilerine göre bu gâyet normaldir ve özgürlüktür.)
aranızda yoksa sinerji, alamıyorsan hiç enerji, sen bırak onu, yapar sana alerji! (bu şiirimsi dizelerim de benden tüm eskidefterler dinleyicilerine gelsin! istek parçalarınızı eskidefterler dj'ine iletebilirsiniz. kafamıza yatarsa çalarız.) :) :)
elbette ki ten uyumsuzluğuyla kastedilen şey, birinin zenci, birinin beyaz olması değildir. ırklar, renkler, vücut özellikleri farklı olabilir. önemli olan verimliliğ iyakalayabilmek, o randımanı alabilmektir. o size dokunduğunda CPU'nuz tavan yapıyor, kalbiniz (evin tüm pencerelerini açmışsınız gibi cereyan yapıp) çarpıyorsa, vücudunuz haziran'da kazak giymiş gibi terliyorsa; o da b uduygular konusunda size karşı boş değilse ten uyumu var demektir.
Fransa Meclisi, Çin'in Uygurlara yönelik insan hakkı ihlali uygulamalarını “soykırım" olarak tanıyıp, Çin'e yönelik gerekli önlemlerin alınmasını istedi. Ne olursa olsun, insanoğlunun kendi türüne yamyamca muamele gördürme lüksü yoktur, söz konusu olmamalıdır. Bu kadar basit olmamalı. İnsanlar hangi ara bu kadar vahsilesti, yamyamlaştı ve yetmiyormuş gibi soyları yıkmak, yakmak... Bu neyin kini ve vahşeti? Tek kelimeyle Çin'deki ve dünyanın başka yerlerinde yine kendi türü tarafından zulme uğrayanların vahşet ve dehşet verici. Allah yardımcısı olsun bu mazlumların. Bu işkenceyi reva görenler de aynısına maruz kalsınlar ki, acının ne demek olduğunu öğrensinler. Belki ders çıkaran olur.
hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.
eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz.
üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238

