yalnızlık

palindrom
Yalnızlığı oldum olası sevdim. kitaplarımı, kahvemi, çayımı, hayatımda o anda varolan hayvan ve bitkilerin birbiriyle uyumunu... camların dışında hava kararırken kimi zaman sessizlik içinde, kimi zaman güzel bir müziğin veya filmin eşliğinde geçirilen saatleri. Böyle anlarda ruhum dinginleşir, zihnim berraklaşır benim. adeta zaman geçmiyormuş ve dışarıda bir dünya yokmuş gibi yalnızca kendi keyifli anlarıma odaklanırım. dışarıda da, içeride de olsa tüm günlük telaşelerden uzak geçirilen dakikalar benim için nimettir. onun için olacak; böyle zamanlarda ne sürekli sosyal medyada vakit geçirir, ne telefon ve mesajlara boğarım kendimi. tatilim, alışverişim, eğlencem, doktor randevum, yürüyüşüm için sohbetinden keyif aldığım bir arkadaşa hiç hayır demesem de bunların tamamını ve daha fazlasını yalnız başıma da yapmaktan inanılmaz keyif alırım.
Aslında belki de bir insanın en büyük lüksüdür yaşamındaki dakikalarda yalnız başına olmaktan da keyif almak. böyle anlarda her şeye daha dikkatli bakar, içinizi şöyle bir kurcalama imkanı bulur, tabiri caizse tüm karmaşadan iki adım geriye çekilerek uzaktan seyredersiniz.
o yüzden kendinizi bir tartın derim.. eğer yalnız kalamayanlardansanız kendinize bir fırsat verin. ilk başlarda belki ne yapacağınızı pek bilemeseniz de sonra kendi kendinizin en iyi arkadaşı olabileceğinizi farkedeceksiniz söz veriyorum. alışveriş? diye soranlara.. yanınızdaki arkadaşınız hangi rengi seçerse seçsin siz yine de kendi sevdiğiniz; size daha çok yakıştığını düşündüğünüz rengi tercih etmeyecek misiniz? :)

kitap incelemeleri

hicbiri
Böyle Buyurdu Zerdüşt / Frederich Nietzsche

Zerdüşt'ün başından geçenler toplumun yapısı hakkında güzel fikirler veriyor olması güzel.
Ayrıca asıl ana fikir insanın aslında aşılması gereken bir varlık olduğu ve bu dünyanın yaşamaya değer olduğunun mesajını vermesi bu dünya yı kazanmak istemeyip öte ki dünya için de yaşanmaması gerektiğini boş vermişliği bırakmayı güzel öğütlemiş ana fikiri aldıysak güzel çünkü sonrasında okurken biraz sıkılabiliyor insan.

hayatını sorgula

senasizm
geçmişe dönüp baktığımızda yapılan hataları, pişmanlıkları sorguladıkça ders almaya başlıyorsun hayatta. bu sorgulama esnasında şimdiki aklım olsa diyoruz ama şunu unutuyoruz ki o zamanlarda o akıllarla yaptıklarımızın neticesinde şimdiki aklımıza sahibiz.

clubhouse

palindrom
Pandemiye kadar hiç sosyal medya hesabım olmadı. Ne Facebook, ne Twitter, ne Instagram. Sonra yalnızlığın had safhaya ulaştığı günlerde bir arkadaşım Clubhouse daveti gönderdi. Merak edip indirdim, bir profil oluşturdum. Tercihinize göre bazı odalara dahil olup arzu ederseniz dinleyerek, arzu ederseniz konuşmaya katılarak başka herhangi bir ortamda bir araya gelip fikrini dinleme imkanınızın olmadığı farklı coğrafyalardan, kültürlerden, yetiştirilme tarzlarından, eğitim seviyelerinden gelen insanlarla hiç bir abartı olmadan konuşabilmek güzel bir his verdi. Kişisel olarak sosyal medyanın daima insanın kendini, kendi isteğiyle tehlikelere açık hale getirdiği bir platformlar yığını olduğunu düşünmüşümdür. Clubhouse'ın ilk zamanları bunu yalanlar nitelikteydi. Sonra her yeni başlayan akım gibi bu da giderek insanların birbirine bağırdığı, odalardan attığı, engellediği, birilerinin mesaj kutuları üzerinden kendine partner sağlamaya çalıştığı, bazılarının diğerlerine üstün çıkmaya çalıştığı, özel odalarda görüşmenin ve sanal flörtlerin hız kazandığı (bana göre) anlamsız bir yer haline geldi. Çok güzel bir hayat anlayışına sahip, çok düzgün, kendini bir veya bir kaç konuda hayranlık duyulacak derecede yetiştirmiş bir çok insanla da tanıştım, tanışmak derken bir nev'i tabii. Bu arada kişisel seçimin önemine inanırım. Neticede ben istemediğim müddetçe hiç kimse hayatıma dahil olamaz; yine bu zemini ben oluşturmuyorsam hiç kimse özelimi öğrenemez. Kötü amaçlar için kullanılabilir mi? Kesinlikle evet. Sanal ortamlarda tanıştığınız insanların söyledikleri kişiler çıkmaması mümkün mü? Çok yüksek bir ihtimalle. (Bunu eleştiren herkes önce kendini sosyal medyaya çektiği 35 resimden en iyisini koyup koymadığıyla sorgulasın)
Hayatın içinde eğer mesafeleri kaldıracak bir yöntem arıyorsanız ve farklı görüşlerle tanışmaya, dinlemeye açıksanız başka bir yolunuzun olmadığını farkettim. Kendi yalnızlıklarımızın ve ilgi, sevgi, beğenilme arzularımızı tatmin etme isteğimizin kölesi olduğumuz noktada indiriyoruz genellikle duvarlarımızı..

köpek kulübü

kopek kulubu
Köpek Kulübü
Bursa köpek çiftliği
https://www.kopekkulubu.com
05323438041

Köpek Kulübü Bursa Üretim Çiftliği
Köpek Kulübü, yaşam alanlarımıza dahil ettiğimiz can dostlarımızın bizim alışkanlıklarımıza adapte olmalarını bekleriz. Aslında bu büyük yanılgı olup neden böyle olduğunu sizlerle deneyimlerim doğrultusunda paylaşmaya çalışacağım. Şunu da belirtmeden yazıma başlamak istemiyorum, bir köpeğin en iyi eğitimcisi sahibi, en başarılı eğitim aldığı bölge hayat alanı gerçeği olup tabii bu yerinde Bursa köpek eğitimi için gerekli şartların oluşması gerekir.

Can dostu evcil arkadaşınızın seçiminde ve devam sürecinde sosyalleşme, tuvalet, itaat, eğitim, bakım ve aşılama uygulamalarında 09:00 / 00:00 saatleri arasında ücretsiz destek alabilirsiniz.

Bursa köpek çiftliği anne sütünden kesilen ve aşı uygulaması tamamlanan yavru köpeklerimiz yeni ailelerine katılmak üzere üretim merkezinde ya da üretim çiftliğinin il sınırı dışında olan yeni aileler için evraklı ve uluslararası taşıma kutusu ve yavru köpek bakım beslenme ve eğitim konularının anlatıldığı yavru köpek rehberi kitapçığı ile beraber Köpek Kulübü güvencesinde gönderimi ve teslimi sağlanmaktadır.

Üretimde olan yavru köpek cinsleri
https://www.kopekkulubu.com/toy-poodle
https://www.kopekkulubu.com/maltese-terrier
https://www.kopekkulubu.com/pomeranian
https://www.kopekkulubu.com/border-collie
https://www.kopekkulubu.com/alman-kurdu
https://www.kopekkulubu.com/cane-corso

Köpek Bakımı
Köpek Kulübü, yavru köpeklerin can dostu sahipleri tarafından her türlü gereksinimlerinin karşılanması çok önemlidir, aynı zamanda bunun yanında insan ailesi içerisinde, yerini bilmesi de öğretilmelidir. Çünkü, belli zaman sonrasında, yavru köpekler hayat alanı, sizleri de evindeki misafirleri algılamaları mümkündür.

Bu sebeple, eve gelen kişiler dahil, evdeki değişimlere karşı algıları daha açık olacak ve böyle durum gerçekleştiğinde hoşlanmama ihtimalleri daha yüksek olacaktır. Bundan kaynaklı modern yaşantımıza dahil etmeye çalıştığımız can dostlarımızın özellikle anne sütünden kesilmelerini müteakip yaşam standartlarımıza adaptasyonu son derece önemli konu olup, üretim çiftliğinden anne sütünden kesilmesini takip eden fiziki beyin gelişim sürecinde profesyonel yardım alman yararlı olacaktır.

Can dostu kendini evin bireyi olarak hissetmeli, ama kendini insan misali hissetmemesi gerekmektedir. Yeni ailesine katılan evcil dostumuz, birkaç saatten fazla kendi başına bırakılmamalıdır. İçme suyu temiz olmalı, sizler hangi suyu kullanıyorsanız ona da aynı sudan verilmeli bebek köpeklerde bu konuya daha hassasiyet gösterilmelidir. Unutulmamalıdır ki, o da canlı ve insanlara muhtaç canlıdır. Sahibi olduğu ailenin yaşantısına uyacak biçimde belirlenmiş zamanlarda düzenli olarak yemeği verilmeli, aksatılmamalıdır.

Dişlerinin sağlığı özellikle boxer bulldog cinsi gibi çene yapısı standartların dışında olan cinsler diş sağlığında insanlar kadar önemlidir. Dişlerini temiz tutmak ve sert yiyeceklere karşı dayanıklılığını arttırmak için, sert bisküviler veya kemikler vermek gerekmektedir. Her köpek, şeritli solucan ve pireye benzer iç ve dış parazitlere karşı düzenli olarak muayeneden geçirilmeli, gençlik hastalığı ve kuduz hastalıklara karşı aşılanmalıdır. Tüyleri kısaltılan türler için, nazik şekilde ve canları yakılmadan Tıraşlanmalıdır.

Yaşamlarımıza dahil etmeye karar verdiğimiz yavru köpek cinsleri can dostlarının anlık hevesle ya da görselliğinden kaynaklı albenilerin dolayı onların kaderleri oynamak vicdanen ve yasal olarak maalesef ki etik bulunmamaktadır. Can dostları yaşamlarının şekillendirmesinde söz hakları maalesef söz hakkı bulunmamaktadır. Lütfen yaşamlarına bizlerin karar verdikleri can dostlarının ırk ve karakteristik beklentilerinin olduğunu unutmayalım ve ona göre karar verelim. Onlara uygulanacak eğitim müfredatında klasik köpek eğitimi şeklinde yaklaşmayıp, onların gözünden bizim karmaşık modern yaşantımıza bakmak suretiyle adpapte etmeye çalışalım.

Tüm sosyal medya, blog ve yazılarımda yinelediğim gibi can dostu evcil dostlarımız bizimle yaşamaya bayılıyorlar ve son derece mutlular. Onların hak ettikleri yaşam standartlarını onlara vermemiz son derece basit. Yeter ki, onların gözünden bizim yaşam standartlaımıza bakmaya çalışmak suretiyle sürekli değişen modern ve karmaşık insanoğlu yaşam tarzını onlara adapte edebilelim.

uçuşan düşünceler

palindrom
Neredeyse her türlü hayvanı severim. Yıllar içinde bir kaç köpek, küçükken evde kedi, muhabbet kuşu, balıklar derken ne çok dışında kaldım ne tamamen kendimi kaptırdım sanırım. bizimle anlaşabilmelerinin onlar için ne kadar zor olduğunu düşünüyorum bazen. bu tıpkı bir kelime bile dilini bilmediğiniz, hiç bir yaşam koşulundan haberdar olmadığınız ve sizi neyin etkileyeceği yönünde bir fikrinizin dahi olmadığı bir ülkeye bırakılmak gibi. birileri var, size bir şeyler söylüyorlar. ne dediklerini anlamıyorsunuz. neyi yapmanız gerektiğinden emin değilsiniz. yaptığınız ya da yapmadığınız bir şeylerin size dönüşünün ne olacağı konusunda da bir fikriniz yok. acıktığınızı anlayacaklar mı, su ya da yiyecek bulabilecek misiniz, bulduğunuzda devamı gelecek mi bilmiyorsunuz. size kötü mü iyi mi davranacaklar o da belli değil. bir yeriniz acırsa bunu ifade etme şansınız yok. üstelik bu canlıların sizin üzerinizde bir gücü var. yemeğiniz ve suyunuz, barınmanız onların elinde ve tasmalar, kafesler, kutularla sizi hapsedebiliyor veya istedikleri yöne götürebiliyorlar. belki de bu nedenle gözüme hep çok tedirgin görünüyorlar. belli bir kısmı ise bu bilinmez koşulları daha gür sesler çıkararak, ilk önce kendisi saldırarak, etrafına korku salarak zarar görmeden atlatmaya çalışıyor gibi... kimi zaman birileriyle bir bağ kurduklarını hissederek güvende olduklarına ikna oluyorlar ve daha sonra çeşitli nedenlerle bu güvenli ortamı kaybedip yeniden aynı bilinmezliğe dönüyorlar. Yaşamın içerisinde düşünecek bir sürü şey varken buna neden mi takıldım? bu da hayata dair detaylardan biri çünkü.

uçuşan düşünceler

palindrom
Geçenlerde bir paylaşıma rastladım. Ölenin arkasında bıraktıklarının, takip eden zamanda (1 yıl içerisinde) duygu değişimlerini, yaşananları ve o esnada ruhunu teslim etmiş olan bedenin geçirdiği aşamaları anlatıyordu.

Bir kaç kere dinledim. Gerçekliği ve anlatanın yalınlığı beni sarstı.

Bir yanım böyle olması gerektiğini ve bunu engellemenin mümkün olmadığını düşünürken diğer yanımı kabullenmekte zorlanırken yakaladım.

Halbuki her yaşamın en sığ ve basit tabiriyle enerjiden oluştuğuna, enerjinin hiçbir koşulda kaybolmadığına inanırım.

Kaybettiğim onca insanın yüreğini bir şekilde içimde muhafaza ettiğime ve enerjinin bana bir şekilde onların sevgisi, koruması olarak dokunduğuna...

Kimine göre doğru, kimine göre yanlış; hatta günah.

Bu benim hissettiğim. Dayattığım, savunduğum değil. Çünkü günün sonunda kişi kendiyle başbaşayken neyi kendine yakın buluyorsa yine oraya yönelir.

Sanırım ne kadar okursak okuyalım, üzerinde ne kadar düşünürsek düşünelim ya da kabullenme seviyemizin ne olduğunu iddia edersek edelim, ölümün en acı yanı yoksunluk ve herkes kendince bunu aşmaya çabalıyor.

İçimin kalabalıklığı dilime vurdu gün akşam olurken...

uçuşan düşünceler

palindrom
Hatırlıyorum da, çocukluğumuz boyunca annemle babamın hiçbir kavgasına şahit olmamıştık. Arada bir tatlı tatlı takılırlardı birbirlerine ama ne sert bir söz, ne ters bir bakış, ne de yükselen sesler yoktu hayatımızda. Biz çocuklar kimi zaman bir şeylerin ters gittiğini hissederdik tabii. Annem sofraya yemeği sessizce koyar, hiç muhabbet etmezler, yalnızca arada bir babamın "teşekkür ederim" leri, annemin "afiyet olsun" ları dışında bir diyalogları olmazdı.

Aradan yıllar geçti. Hepimizin çevresini kavgalar, tartışmalar, diyaloglarda seviyesini koruyamayan insanlar, öfkesini çıkarmak için sesinin yettiği kadar bağıranlar sardı bazen.. Öyle dönemlerden birinde anneme sordum.

Ben - "Sahi, siz babamla hiç kavga etmediniz mi anne?"
Annem - "Etmez miyiz, hem de çook"
Ben - "Biz niye hiç duymadık?"
Annem - "Hani o sizi götürmüyoruz diye küstüğünüz, babanla bir sahile inip hava alacağız dediğimiz zamanlarda ne yaptığımızı sanıyordunuz, sizi evde bırakıp keyfimize göre dolaşıp mısır yediğimizi mi?"

Birkaç şeyi aynı anda farkettiğimi anımsıyorum. Birbirlerine (kavgaları ne olursa olsun en azından bizim yanımızda) hiç saygısızlık etmediklerini, sakin çocuklar olarak yetiştiğimiz için ne kadar şanslı olduğumuzu, eğitim hayatları olmamasının ebeveynleri doğru davranmaktan alıkoymayabileceğini, hiçbirimizin (kardeşlerimden bahsediyorum) yaralayıcı davranan/konuşan, tartışmayı kavga zanneden insanlarla yakın olmamamızın nedeninin aslında bunu içselleştirememiz olduğunu... gibi gibi işte. Şimdilerde kafeteryalarda, yollarda, TV'de insanların, özellikle de çiftlerin birbirlerine davranışlarını görünce içimde bir anneanne hüznü, "ah eski günler" diyerek gezmelerim...

hayatını sorgula

ankakusu
bende hayatımı sorguladım ve sonunda 17 senelik evliliğimi bitirdim. şimdi yeni bir hayata başladım eskisinden daha zor belki ama daha keyifli bir hayat. yani evet insan bazen oturup hayatını bir gözden geçirrip muhasebesini yapmalı

mısır'da 2500 yıllık tabut bulundu

mavidenhallice
düşünsenize, iş bilen bazı arkadaşlar bu tarz eserleri tasarlıyor, eskiye uyarlıyor ve bunu kullanıp ülkelerinde gelire dönüştürüyorlar. sonuçta ülkenin malı ve koruma altında kimsenin dokunmasına izin verilmiyor. (tabii dünyada zorla kontrol eden bi oluşum var mı bilemem) benim paranoyaklık seviyesi. insanlığa güvenim kalmadı usta, elden ne gelir?

eğer hayatımı yeni baştan başlatabilseydim

biriyilikhayali
Ölümün bir son olmadığını, asıl yaşamın öte dünyada başladığını daha erken fark edip, ona göre bir yaşamın temellerini daha erken atmak; böylece kökleşmiş, derinleşmiş, hayatımın vazgeçilmezi haline gelmiş hayırlı alışkanlıklarımın oluşmasını isterdim. Bir yaştan sonra insan eski alışkanlıklarını kolay kolay bırakamıyor, yeni alışkanlıklar da kolay kolay oturmuyor. Hayatımın başlangıcından beri olmasını istediğim şeylerin başında misal: sabah namazına vaktinde ve zorlanmadan kalkmak vardır. Öğlene kadar yata yata büyümüş, bir gün bile "hadi kalk namaza" diye dürtülmemiş bu bünye, uykuyu hala çok seviyor. "Bırakın öğlene" değil "ölene kadar yatayım" modundayım.

Konuyla bağlantılıdır: bu kadar uyku istemek, mevcut hastalıklarımdan ileri gelmekte. Hayatı başa alsaydım: daha çok dengeli ve doğal beslenir; güneşe çıkmayı ihmal etmez, beni strese boğan insanlar için: hayatımdan çıkarabildiğimi çıkarır, "çıkaramadığımı ise takmamayı" daha erken yaşta öğrenmeyi isterdim.

Ve günümüz tıbbının genel hatlarıyla bir ticarethane olduğunu; en basit hastalığa bile kutu kutu ilaç reçete edildiğinde "hmm, bu doktor, okumuş etmiş; bir bildiği vardır" diye körü körüne güvenmemek gerektiğini, o ölüm fermanı gibi ilaç prospektüslerinin "doktorun söylemlerinden daha çok" dikkate alınması gerektiğini daha evvel fark etmek isterdim. Böylece geçmişe dönüp baktığımda nerede ise -zavallı bir kronik stres mağduru olması dışında bir sebepten- hastalık görmemiş bu bünye için, ilaç değil; ben olsam: Kur'an, psikoloji eğitimi, güneş, egzersiz, sağlıklı beslenme reçete ederdim. Vücudun "hastalandıktan sonra" değil, "hastalandırıldıktan sonra" düzeltilmesinin zor olduğunu, kronik stresin zehir içmek kadar hastalandırıcı ve ağır hasar bırakma potansiyeli olduğunu ve tekraren "satışı olan hiçbir şeyin" övülmesine "körü körüne" güvenmemeyi daha evvel öğrenmek isterdim. Tıp ile kolkola gıda sektörüne de... "Hmm, bu çikolata çok lezzetli, marka da mükemmel kalite; içinde şu katkılar da var ama bu kaliteli marka bizi bile bile zehirleyecek değil ya?" He he, tabi zehirlemez canım; vardır bir bildikleri...

Not: Canınız çok istediğinde böyle şeylerde kaliteli marka tüketmeye devam edin. Merdivenaltı ürünler sizi kısa sürede öldürür ama bunlar kalite: önce yavaş yavaş hasta edip, sonra sizleri kankaları olan ilaç şirketlerinin mudavimi yaparlar; sonra, çoook sonra, önce hastalıklarla tanışıp, sonra yavaş yavaş ölürsünüz. (Etinizle, sütünüzle, sizleri çok sevdiklerinden; o mükemmel "evde doğal malzemelerle kopyasını yapamadığınız" o ürünleri, sadece "sizi daha çok mutlu etmek istedikleri" için ürettiklerinden emin olabilirsiniz.(!) )

Tekrar, üstüne basa basa:

1. Öte dünya var; ona hazırlan, onun için çabala.

2. Sağlığın için hasta olmadan önce çabala; stresin, güneşsizliğin, hareketsizliğin ve doğal olmayan her tür şeyin en ciddi hastalık sebeplerinin başında geldiğini unutma (kimyasal parfümler, kozmetikler de. Burnunuz koku aldığında, içinize çektiğiniz ne? "Ciğerden kana emilim"den daha hızlı emilim şekli mi var? Enjektörle bir şeyi kana zerk etmekten sonraki en hızlı emilim. Üstelik filtresiz! Yedikleriniz önce mide, sonra bağırsak (en son bi de karaciğer) süzgecinden geçer. Ya soluduklarınız? Ve deri? Deriden kana emilimi, mesela latekse alerjisi olan bir doktorun yanlış eldiven giymesi ile acillik olması haberinden anlayabilirsiniz. (normalde belirtileri hafifmiş ve uzun yıllar dikkat ediyormuş ama bir gün uygun malzemede eldiven stoğu kalmayınca, lateks için "aman, biraz sıkıntı verir, idare ederim" demiş. Ama seneler sonra belirtisi, önceki yıllardaki gibi olmamış. Hani yerfıstığı veya çilek alerjisi olanları filmlerde görürsünüz ya, öyle olmuş. Alınacak ders: deriden kana emilim varmış, yüzünüze "korkmadan yiyemeyeceğiniz hiçbir şeyi sürmemek" temel prensibiniz olsun )

3. Dünya çakal dolu; gözünü aç, kimseye körü körüne güvenme.

Bunları daha evvelden bilip yapsaydım;

Asıl değerli olan hayatı kazanmak için kökleşmiş alışkanlıklarım olurdu.

Yüzde 99,99999999 şu an sahip olduğum kronik hastalıklarım olmazdı.

Böylelikle "Önce iman, sonra sağlık; elhamdülillah şu dünya ve öte dünya hayatı için en çok gereken 2 şey için yeterli donanımdayım" sevinci ile: güneş daha parlak, kuşlar daha şen, çiçekler daha renkli olurdu.

Şu anki halim ise: çoğunlukla boşa çekiliyormuş gibi görünen kürek çekmek şeklinde görünüyor. Tek, ama tek, gerçekten tek mutluluğum: Allah, sonuca bakmıyor. Bu dünyadakilerin başarı kıstası gibi "diplomanı alabildin mi, kasanda ne kadar para var, istediklerinin ne kadarına sahip olabildin?" diye başarıyı ölçmüyor. Allah katında başarı, sonuca ulaşanlar için değildir. O sonuca ulaşmak için çabalayanların, "o çaba yolunda kalması ve o çaba yolunda ölmesi"dir Allah yolundaki başarı. Öyle olmasaydı, şehidlik mertebesi: Allah yolunda savaş "kazananlara" verilirdi. Oysa şehidlik mertebesi Allah yolunda "ölenlere" veriliyor. Öldün, savaşı kaybettin, bundan büyük başarısızlık mı var? Hayır, öyle değil; o başarısızlık bu dünyanın ölçütü. Allah katında ise iş çok farklı. Başarmak için canını ortaya koydun, yılmadın, çabaladın; sonuna, hatta ölene kadar... İşte bu, Allah katındaki başarıdır. Ve işte ben, en çok bunu seviyorum bu dünya için; bu gerçeği. Üzerinde dert edilecek, başarmak için çabalanacak, bundan daha değerli hiçbir şey yok. İnsanlar için ölün bitin, onların karşısında "başaramadığınız sürece" hiçbir değeriniz olmayacak. "Çabalamanın" değerini size sadece ama sadece Allah verir. O'nun için çabalayın, gerçekten sadece O'nun için.

eğer hayatımı yeni baştan başlatabilseydim

mahperi
O yaşamda daha çok hata yapardım. O kadar mükemmel olmaya çalışmazdım. Daha çok dinlenirdim. Bu yaşamda onca ciddiyetin arasında yapamadığım kadar eğlenirdim. O kadar temiz kalmazdım. Daha fazla riskler göze alır, daha çok gezer, daha çok günbatımı seyrederdim, daha çok çocukla oynardım. Yalnız bu yaşamda bir şansım daha olsaydı.
Gel kör ki işte 85 yaşındayım ve biliyorum ki artık ölmekteyim...
Jorge luis borges

keşke hep çocuk kalsaydık

mahperi
Anneannemin güzel kokan yemekleri, yaralı dizlerim, evin dibindeki köprü altından denize girmek elinde oyuncaklarınla. Dedem öldükten sonra hiç isteyerek gitmedim o köprü altına, deniz de olsa içimden gelmedi hiç. Hayat bu ya, şimdi hayatımın anlamı dediğim adamla da orda tanıştım. Bir erkek yüzünden küstüğüm köprüyle yine bir erkekle tanıştım. Tüm çocukluğuma selam olsun!

sigara zamları

senasizm
Çok uzun zamandır tütün içiyorum. Bu aslında zamdan dolayı yaptığım bir eylem değildi. Kıbrıstaki tütünün verdiği hazdı. Tabi Türkiye'ye gelince durum bir hayli değişti. Tütünün tadının market sigaralarına kıyasla daha içilesi olduğunu düşünüyorum. Buna ek olarak artan fiyatları da ele alırsak tütün daha akıllıca sayılabilir. Eğer yapabiliyorsanız komple bırakın keşke bende bırakabilsem..

survivor 2022 all star sms sonuçları

eski defterler
Survivor All Star Sms Sonuçları 2022 sıralaması, yarışmanın bitmesine rağmen günlerdir en çok tartışılan ve konuşulan konulardan biri olmaya devam ediyor. Konu hakkında Acun Ilıcalı, SMS sonuçlarını paylaşarak tartışmaya son noktayı koydu. Peki kim ne kadar oy aldı, hangi isim yüzde kaç oy alarak rakibini eledi, toplu SMS oy sonuçları ne kadar?
TV8 ekranlarında yayınlanan ve tüm Türkiye'nin uzun yıllardır severek takip ettiği yarışma programı Survivor, geçtiğimiz günlerde final yaptı. 30 Haziran Perşembe akşamı final yapan yarışmanın finalinde Adem Kılıçcı ve Nisa Bölükbaşı finalist koltuğunda oturdu. Survivor All Star yarışmasında uzun yıllar sonra ilk defa bir kadın yarışmacı Nisa Bölükbaşı şampiyon olarak yarışmaya damga vurdu.
2022 Survivor Kadın Şampiyonu Nisa Bölükbaşı
Ocak ayında başlayan Survivor All Star 2022 yarışması geçtiğimiz günlerde final yaparak şampiyonu belirledi. Dörtlü final koltuğunda Ayşe Yüksel, Batuhan Karacakaya, Nisa Bölükbaşı ve Adem Kılıçcı oturdu. Çeyrek final oylamasında Nisa Bölükbaşı, rakibi Ayşe Yüksel'den daha fazla oy alarak yarı finale adını yazdırdı. Yarı finalde, Adem Kılıçcı ilk finale çıkan isim olurken Nisa Bölükbaşı ise rakibi Batuhan Karacakaya'dan daha fazla oy alarak final koltuğunda Adem Kılıçcı'nın rakibi oldu.
Nisa, final koltuğunda da rakibi Adem Kılıçcı'yı SMS oylamasında geri bırakarak 12 yıl aradan sonra kadın şampiyon olarak Survivor tarihine adını yazdırdı. Nisa Bölükbaşı'nın şampiyon olması ise bazı tartışmaları beraberinde getirdi. Batuhan Karacakaya'nın annesi Gülhayat Karacakaya, oğlunun hakkının yendiğini ifade ederek çok konuşulacak açıklamalarda bulundu. Batuhan'ın annesi Gülhayat Hanım işte şu açıklamayı yaptı:
“Oğlumun hakkını yiyenler haklarında boğulsun. On gündür her yere yazdım, çırpındım. 'Oğlumun yine hakkı yenecek' dedim. Karşılık bulamadım. Ben kimim ki, duyduklarım beni kahrediyor. Oğlum sadece hak dediği için iki senedir kaybettik. Hala her yeri ağrıyor. Gitti oğlumun emekleri.”
“Nisa, Batuhan'dan 3 Katı Oy Aldı”
30 Haziran Perşembe akşamı gerçekleştirilen finalin ardından Acun Ilıcalı, TV8 kanalında Survivor Ekstra programına katılarak yarışma sürecini değerlendirirken sorulara da yanıt verdi. Batuhan Karacakaya'nın annesi Gülhayat Hanım'ın iddialarını da cevapladı. Acun Ilıcalı katıldığı programda iddialara şu şekilde yanıt verdi:
“Oylamayla ilgili şunu söyleyebilirim; Batuhan'ın hakkı yenmedi. Bunu garanti edebilirim çünkü Nisa, Batuhan'ın üç katına yakın oy aldı. Batuhan'ın annesi 'Hakkımı yendi' diyor, ne hakkı yenmiş? Batuhan'ı severim ama hayatında üç oylamaya girmiş, ikisinde elenmiş. Oğlunun emeğinin çalındığını düşünüyorsa, Nisa'nın oyu Batuhan'ın üç katı. Kim oğlunun hakkını yemiş, neden yesin?”
Survivor programının yapımcısı ve sunucusu Acun Ilıcalı, Batuhan'ın başarılı bir yarışmacı olduğunu ifade ederken, oylamalarda da şampiyon Nisa Bölükbaşı'ndan daha az oy aldığını da ifade etti. Survivor Ekstra programına katılan Acun Ilıcalı, noter onaylı SMS sonuçlarını da ertesi gün açıklayacağını belirtti. Acun Ilıcalı'nın açıkladığı SMS sonuçlarına göre sıralama şu şekilde:
İşte Survivor All Star'ın SMS sıralaması:
Final
Nisa : %59
Adem : %41

Yarı Final
Nisa : %51
Adem : %26
Batuhan : %23

Çeyrek Final
Nisa : %79
Ayşe : %21

Toplu Oylama
Nisa : %28
Batuhan : %22
Adem : %18
Ayşe : %9
Hikmet : %7
Nagihan : %6
Berkan : %5
Ogeday : %4
Acun Ilıcalı'nın açıkladığı sonuçlara göre 2022 Survivor All Star Şampiyonu Nisa Bölükbaşı'nın en yakın rakiplerinden iki katı daha fazla oy aldığı görüldü.

popüler sözlükler

eski defterler
Popüler Sözlüklerden Hangisi sorusunun yanıtı en merak edilen konulardan bir tanesidir. İnternetin gelişmesiyle birlikte hayatımıza giren ve yeni nesil sözlük olarak bilinen birçok interaktif sözlük bulunmaktadır. İnteraktif sözlüklerde merak ettiğiniz bin bir türlü farklı içerik ve tanımları popüler sözlüklerde bulabilirsiniz. Peki hangi popüler sözlük en çok tercih ediliyor?
İnternet ortamında birden fazla interaktif sözlük bulunmaktadır. En bilinen interaktif sözlükler arasında ekşi sözlük ve inci sözlük gelmektedir. Bunların yanı sıra son zamanlarda eski defterler sitesi de en çok ziyaret edilenler arasında yer alıyor.
Türkiye'deki En Popüler Sözlükler
İnteraktif sözlükler olarak bilinen internet ortamında her türlü tanım ve bilgiyi bulabileceğiniz sözlükler, sıklıkla ziyaret edilmektedir. Uzun yıllardır Türkiye'de en çok kullanılan ve bilinen sözlükler arasında ilk sırada Ekşi Sözlük gelmektedir. Ekşi sözlükte her ay en az 750.000 küsür içerik girilmektedir. Kafanıza takılan, merak ettiğiniz, anlamını bilmediğiniz birçok kelimenin tanımını veya olayları farklı kullanıcıların yorumları aracılığıyla okuyabilirsiniz. Ekşi sözlüğe her ay binlerce tanım girilmesinden dolayı yazıların onaylanma süresi de oldukça uzun olabiliyor.
Uludağ Sözlük sitesi de ekşi sözlükten sonra en popüler ve bilinen sözlük sitelerinden biridir. Uludağ Üniversitesi'nden bir öğrenci tarafından kurulan interaktif sözlük, günümüzde de faaliyet göstermeye devam etmektedir. Her ay ortalama 350.000 içerik girilmektedir. Bu sözlük aracılığıyla da farklı görüş ve yorumları takip ederken bilmediğiniz pek çok tanımı da öğrenebilirsiniz.
Türkiye'de popüler olarak kullanılan interaktif sözlükler arasında Cogito Sözlük de yer almaktadır. Bu sözlüğün diğer sözlüklerden en önemli farklı muhafazakar kesim tarafından kurulmuş olması ve sözlük içerisinde küfür ve hakaretlere yer verilmemesidir. İçerik yazan kişilerin küfür ve hakaret yazması yasaktır. Bu sözlüğe de her ay ortalama 45.000 civarında içerik girilmektedir.
Son zamanlarda en çok dikkat çeken popüler sözlükler arasında eski defterler sözlük sitesi de yer almaktadır. Eski defterler sitesine de günde onlarca içerik, tanım, deneyim ve düşünceler girilmektedir. Hayata dair paylaşım yapmak istediklerinizi 7/24 eski defterler sözlük sitesinde paylaşabilirsiniz.
Türkiye'nin İnteraktif Sözlükleri
Türkiye'de internetin gelişimi ile birlikte interaktif sözlüklerde de artmalar başladı. Ekşi sözlük ve inci sözlük gibi popüler sözlüklerin yanı sıra alternatif pek çok sözlükler erişime açıldı. Genel olarak öğrencilerin ve gençlerin kullandığı interaktif sözlükler, günümüzde pek çok kesime hitap etmektedir. İnteraktif sözlüklerde pek çok tanım, deneyim ve düşünce yorumlarını okuyabilirsiniz.
Sadece bir sözlük olarak değil, aynı zamanda bir ansiklopedi olarak da kullanılmaktadır. Uzun yıllar önce kurulan ve yayına hala devam eden interaktif sözlükler, dönemin en önemli olaylarına yer vermesinden dolayı da oldukça önemlidir. Ekşi sözlük gibi internetin en eski ve popüler sözlük sitesi, 1999 yılından beri internet kullanıcıları tarafından takip edilmektedir. İnci sözlük de aynı şekilde uzun yıllardır yayına devam eden popüler sözlüklerden bir tanesidir.
İnteraktif sözlükler arasında eski defterler sözlük sitesi de yer almaktadır. Eski defterler sözlük sitesi pek çok yazara sahiptir. Daha önce hiç duymadığınız konular hakkında düşünceler, yorumlar, kronolojik bilgiler ve hayata dair pek çok konu hakkında yazılmış içerikleri okuyabilirsiniz.
İlgi alanlarınıza göre pek çok interaktif popüler sözlük bulunmaktadır. Merak ettiğiniz pek çok alan hakkında sözlükler aracılığıyla bilgi sahibi olabilirsiniz. Bunun yanı sıra sizler de sözlük yazarı olarak düşüncelerinizi ve yorumlarınızı paylaşabilirsiniz. Ekşi sözlük, inci sözlük, eski defterler sözlük gibi pek çok sözlük sitesine kayıt yaptırarak yorum ve düşüncelerinizi paylaşmaya başlayabilirsiniz.

kanser

eski defterler
Kanser Hayatın Sonu Mu, kanser önlenebilir mi, kanser tedavisi ile ilgili merak edilen birçok sorunun yanıtını sizler için cevapladık. Kanser, belirli organlarda veya dokuda bulunan hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla meydana gelen ve kötü huylu olarak tanımlanan tümör veya urlara denilmektedir. Kanserin erken teşhisi hastanın hayatının kurtulabilmesi için oldukça önem taşımaktadır.
Kanser teşhisi için düzenli aralıklarla doktora gitmek ve gerekli testleri yaptırmak oldukça önemlidir. Biyopsi, laboratuvar testleri, radyolojik incelemeler sayesinde kişilerin kanserli hücre taşıyıp taşımadığı belirlenebilmektedir. Çoğu kanser türü ölümcül olmasına rağmen erken teşhis, beslenme ve düzenli spor sayesinde atlatılabilmektedir. Kanserden korunma veya önleme yolları için yazımızı okumaya devam edebilirsiniz.
Kanser Önlenebilir Mi?
Kanser hastalığı, her ölümcül hastalık gibi insanları en çok korkutan hastalıklardan biridir. Fakat çoğu kişi internette bilgi sahibi olmayan kişiler tarafından yazılan bilgilere inandığı için gereksiz bir şekilde korku yaşamaktadır. Kanser hakkında ve hastalığınızla ilgili detaylı bilgi alabilmek için mutlaka doktorunuza danışmanız gerektiğini unutmamak gerekir.
Birçok kanser türünün önlenebilmesi için sağlıklı yaşam, düzenli beslenme ve spor, stresten uzak durmak, alkol ve sigara alışkanlıklarından uzak durmak gibi pek çok alışkanlık oldukça önemlidir. Sıklıkla görülen kanser türlerinin en başında gelen meme kanseri, kalın bağırsak ve rahim ağzı kanseri erken teşhis ve sağlıklı alışkanlıklar sayesinde önlenebiliyor.
Uzmanlar kanserden korunmada sağlıklı yaşama ve düzenli egzersize oldukça dikkat çekiyor. Düzenli spor alışkanlığının kanserden koruyucu etkisinin yanı sıra kanser tedavisi gören kişilerde tedavinin yan etkisinin azalttığını da ifade etmektedirler. Özellikle kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi işlemler sonrasında hasta kişilerin düzenli olarak spor yapması iyileşme sürecine olumlu etki sağlamaktadır. Bunun yanı sıra meme, kalın bağırsak ve pankreas kanserinin önlenebilmesinde hareketli yaşamın önemine de dikkat çekilmektedir.
Kadınlarda meme kanserini önleyebilmek ve etkilerini azaltabilmek için haftada 4 saatlik bir yürüyüşün oldukça önemli olduğu ifade edilmektedir. Yapılan araştırmalarda 4 yıl boyunda her hafta 4 saat yürüyüş yapan kadınlarda, aynı süre içinde daha az egzersiz yapan kadınlara göre hastalık riskinin % 10 azaldığı görülmüştür. 5-9 yıl boyunca her hafta 12 saat egzersiz yapan kadınlarda, bu süre içinde egzersizi azaltan grupların kanser riski, azaltmayanlara oranla ciddi bir artış gösterdiği de bilinmektedir.
Kanser Riskini Azaltmada Beslenme Düzeninin Önemli Rolü
Tüm dünyada en çok görülen kanser türleri arasında kolon kanseri gelmektedir. Kolon kanseri hem kadınlarda hem de erkeklerde en çok görülen kanser türlerinden biridir. Kolon kanseri riskini azaltmak için beslenme düzeni oldukça önemlidir. Özellikle aşırı kırmızı et, işlenmiş gıda, çiğ ve tütsülenmiş gıda tüketimleri kolon kanseri riskini tetiklemektedir. Bu sebeple kolon kanseri ile mücadele eden ya da kolon kanseri riski taşıyan kişilerin bu tarz beslenme şeklinden kaçınması gerekir. Kırmızı et veya işlenmiş gıdaların aksine daha çok sebze, meyve ve tahıllı gıdaların tüketilmesi önerilir. Bunun yanı sıra aşırı süt ve süt ürünlerinden de kaçınmaları tavsiye edilmektedir.
Sağlıklı beslenmenin yanı sıra kilo kontrolü de kanser riskini azaltmada oldukça önemlidir. Aşırı kilolu ve obez kişilerin kansere yakalanma riski diğer kişilere göre daha fazla olduğu yapılan araştırmalarda belirtilmiştir. Obezite ve rahim kanseri arasında oldukça güçlü bir ilişki olduğu bilinmektedir. Aşırı kilolu veya obez kadınlarda bu hastalığın gelişme riski, 2-3,5 kat daha fazladır.
Kanser hayatın sonu değildir. Erken teşhis ve düzenli beslenme ve spor ile kanser riskinin azaltılmasına ve önlenmesine yardımcı olabilirsiniz.

hayatını sorgula

eski defterler
Her insan hayatının belli bir noktasında hayatını sorgulamaktadır. Peki sen hayatını sorgular mısın? Neden hayatını sorgularsın? Aşk, para, mutluluk, sağlık, kariyer… İnsanlar farklı konularda hayatlarını sorgulamaktadır.
Ünlü filozof Sokrates'inde dediği gibi: “Sorgulanmamış hayat, yaşanmaya değmez.” Hayatımızın anlamını kavrayabilmek, belirleyebilmek için çoğu zaman hayatımızı sorgulamamız bizi daha iyi noktalara götürebilir. Yaşamımızda beğenmediğimiz, yanlış yaptığımızı düşündüğümüz veya daha iyi bir şekilde görmek istediğimiz konuları durup düşünmek bize iyi gelebilir. Bunun için zaman zaman kafamızı dinleyerek hayatımızı sorgulamamız gerekir.
Hayatımızı Neden Sorgularız?
Düşünmek, şüphe etmek veya sorgulamak insan olmayı en anlamlı kılan eylemlerden biridir. İnsan düşünen bir varlık olduğu için hayatındaki en basit ve küçük şeyleri bile sorgulayabilmektedir. Sorgulamak çoğu zaman iyi olsa da bazen kötü olaylara da sebep olabiliyor. Peki hayatımızı neden sorgularız?
Kariyerimizde daha iyi bir noktaya gelebilmek için kendimize hedefler çizmeye başlarız. Kariyerimde bir değişiklik düşünmeli miyim? Şu anki yaptığım işten memnun muyum? Bu tarz sorularla kariyerimizi yönlendirebiliriz. Yaptığımız işten gerçekten mutlu olup olmadığımızı anlayabilmek için kendimizi ve hayatımızı sorgulamamız gerekir. Hayatımızı sorgularken kendi kendimize sorduğumuz sorulara dürüst bir şekilde yanıt vermek oldukça önemlidir. Duygularınızı ve düşüncelerinizi dinlemek sizlere olumlu etki sağlayabilir.
İnsanın kendini ve hayatını sorgulaması hayallerini gerçekleştirmeye bir adım daha atmasına yardımcı olabilir. Hayatımızı sorgularken doğru soruları sorduğumuza da emin olmamız gerekir. Beni tanımlayan şeyler neler? Tutkularım neler? Ben kimim ve ne istiyorum? Neyi yapmaya ya da söylemeye cesaret edemiyorum? Öncelikle kendinizi dinlemeyi, kendinizi tanımayı ve güven kazanmayı öğrenmemiz gerekir. Daha sonra ise kim olduğunuzun ana hatlarını başarıyla tanımladığınızda, başkalarını dinlemek ve hatalarınızı tanımak daha kolay olacaktır.
Kendinizi Nasıl Sorguladığınız Önemli
Hayatınızı sorgulamak size avantaj sağlasa da kendinizi nasıl sorguladığınız bu noktada oldukça önemlidir. Kendinize zarar vermeden hayatınızı sorgulamak gerekir. Kendinizi zarar vermeden sorgulayabilmek için yanlış yapmanın insani normal bir davranış olduğunu hatırlamalısınız. Kariyer sürecinizde yanlış adımlar atmış olabilirsiniz veya arkadaşlarınızla tartışırken yanlış bir davranışta bulunmuş olabilirsiniz. Kendinizi sorgulama sürecinde kendinizi suçlamaktan kaçınmanız oldukça önemlidir. Mükemmel olmadığınızı ve hata yapabilir olabileceğinizi kabullenerek kendinizi sorgulamaya başlamak doğru olacaktır.
Kendimizi sorgularken yaşadığımız en büyük zorluklardan biri de kendimizi hata yapmadığımıza ikna etmeye çalışmaktır. Aynı şekilde hata yaptığımızı kabul etmekte de zorlanmaktayız. Özellikle özgüveni düşük olan kişilerin, egolarını korumak amacıyla hatalarını kabul etmekte zorluk yaşadığı bilinmektedir. Soru sormak, kendimizi ve aldığımız kararları anlamamıza yardımcı olacaktır.
Çevremizle mutlu bir yaşam sürmek, daha sağlıklı olmak, toksik bir insan olup olmadığımızı ya da toksik bir ilişki içerisinde olup olmadığımız anlayabilmek için de kendimizi ve hayatımızı sorgulamamız oldukça önemlidir. Kendimizi sorgulamak insan ilişkilerimizin güçlenmesine de yardımcı olur. Sağlıklı ilişkiler kurabilmek için çevremizle ilişkilerimizi sorgulamamız gerekebilir.
Ünlü psikolog Leyla Navaro'nun da dediği gibi: “Sorgulamak, bazı gerçekleri görmek, değiştirmek, rahatından vazgeçmek, kişisel ve toplumsal eksikleriyle, hatalarıyla yüzleşmek demektir.” Bazı gerçekleri görebilmek için kendimizi objektif bir şekilde sorgulamamız gerekebilir. Bunun yanı sıra hatalarımızla yüzleşebilmek ve çevremizdeki insanlarla sağlıklı, mutlu bir yaşam sürebilmek için de hayatımızı sorgulamak oldukça önemlidir. Kariyer ilgili planlarımızda da hayatımızı sorgulamak olumlu etki sağlayabilir. Ne olmak istediğimize, gerçekten ne yapmak istediğimize, yaptığımız işten memnun olup olmadığımıza hayatımızı sorgulayarak karar verebiliriz.
Hayatımızı sorgulamak bize pek çok yönden avantaj sağlayabilir. Olumlu bir şekilde avantaj sağlayabilmesi için kendimizi sorgularken kendimizi suçlamaktan kaçınmamız gerektiğini unutmamak gerekir.

eskidefterler.com katılımcı sözlük

eski defterler
eskidefterler.com Çok Mu Sözlük, diğer interaktif sözlüklerden farkı nedir gibi pek çok sorunun yanıtını sizler için derledik. Son zamanlarda internet ortamında sıklıkla ziyaret edilen interaktif sözlükler, kullanıcıların ilgisini çekmeye devam ediyor. Eskidefterler.com sözlük sitesi de bunlardan biridir.
Ekşi sözlük, inci sözlük, uludağ sözlük gibi pek çok popüler interaktif sözlük sitesinin yanı sıra eskidefterler.com internet sitesi de tercih edilen sözlüklerden biridir. Her interaktif sözlük sitesinin farklı özellikleri ve kullanıcıları değişiklik göstermektedir. Eskideftler.com internet sitesi 7/24 içerik sağlayan bir topluluk olarak hizmet vermektedir. Sadece bir sözlük ve tanım olarak değil, aynı zamanda geçmişten, günümüzden hatta gelecekten fikirlerinizi, deneyimlerinizi ve hikayelerinizi paylaşabileceğiniz bir sözlük olarak diğer sitelerden ayrılıyor. Fikir ve eleştirilerinizi sizler de kullanıcı ve yazar olarak giriş yaparak yayınlayabilirsiniz.
Türkiye'nin En Popüler Sözlükleri
İnteraktif sözlükler, son yıllarda internetin gelişimi ile birlikte oldukça popüler olmuş durumdadır. Türkiye'de sıklıkla takip edilen birçok popüler sözlük sitesi bulunmaktadır. Bunlardan en başında ekşi sözlük yer almaktadır. Ekşi sözlük Türkiye'nin ilk kurulan sözlük sitesi olarak bilinmektedir. Her ay toplam 750.000 küsür içerik girilmektedir. Birden fazla topluluk bulunmaktadır. Bu topluluk grupları aklınıza gelebilecek her alanda farklı içerikler yazmaktadır. Anlamanı bilmediğiniz bir tanım, olay, düşünce gibi pek çok farklı içerik bulunmaktadır. Ekşi sözlük kalabalık bir topluluk grubu olduğu için yazıların yayınlanma süresi de oldukça uzun olabiliyor.
En popüler sözlük sitelerinden bir diğeri ise inci sözlüktür. İnci sözlükte tıpkı ekşi sözlük gibi uzun yıllardır kullanılan sözlüklerden biridir. Diğer sözlüklerden en önemli farkı küfür ve hakaret içerikli yazıların serbest olmasıdır. Tanım, düşünce, yorum gibi pek çok farklı içeriğe İnci Sözlük aracılığıyla ulaşabilirsiniz.
Türkiye'de en popüler sözlüklerden biri de son zamanlarda oldukça dikkat çeken eskidefterler.com internet sözlüğüdür. Eskidefterler.com internet sitesi üzerinden birçok farklı içeriğe ulaşabilirsiniz. Hayata dair aklınızda ne varsa 7/24 sizlere tercüman olacak bir topluluk grubudur. Eskidefterler.com internet sitesine sizler de üye olarak yazar girişi yapabilir ve kendi düşüncelerinizi veya yorumlarınızı paylaşabilirsiniz. Özgür bir şekilde bilgi ve birikimlerinizi takipçilerle paylaşım yapabilirsiniz. Gündemde olan birçok konudan ilgi çeken birçok farklı içeriğe kadar farklı paylaşımlar bulabilirsiniz.
Eskidefterler.com İnteraktif Sözlük
İnternetin gelişimi ile birlikte interaktif sözlük kullanımı da internet kullanıcıları arasında oldukça yaygınlaştı. Türkiye'de bilinen ilk interaktif sözlük olan ekşi sözlük sitesinin yanı sıra her gün farklı sözlük siteleri de açılmaktadır. Yeni ve farklı interaktif sözlüklerden biri de eskidefterler.com internet sitesidir. Diğer interaktif sözlük sitelerine göre içerikleri ve yazar topluluk grubu ile oldukça dikkat çekmektedir. Kalabalık bir yazar topluluk grubuna sahip olan eskidefterler.com sitesinden pek çok farklı yoruma ulaşabilirsiniz.
Eskidefterler.com interaktif sözlük sitesi sadece sözlük ve tanım içeriklerinden oluşmamaktadır. Kalabalık yazar topluluğu sayesinde birden farklı düşünce, yorum ve deneyim hakkında da içerikler paylaşılmaktadır. Gündemde neler olup bitiyor, merak ettiğiniz konular hakkında farklı kişilerin görüşleri, anlamını bilmediğiniz kelimelerin tanımları gibi pek çok farklı konuda içerik bulabilirsiniz. İnteraktif sözlük sitesi olan eskidefterler.com internet sitesine sizlerde kayıt olarak yazar olabilirsiniz.
Kalabalık yazar grubunun bir üyesi olarak düzenli olarak farklı konular hakkında içeriklerinizi paylaşabilirsiniz. 7/24 içerik yayını yapan eskidefterler.com internet sitesi bilgilerinizi ve eleştirilerinizi paylaşabileceğiniz güvenli sözlüklerden biridir. Zaman makinesi eskidefterler.com sitesine üye olarak özgürce yazarlık yapmaya başlayabilirsiniz. İnteraktif sözlükler arasında son zamanlarda oldukça takip edilen bir sözlük olarak da biliniyor.

asgari ücret artışı

eski defterler
Asgari ücret artışı son zamanlarda en çok merak edilen konulardan biridir. Avukat, mühendis, işçiler, esnaf gibi pek çok çalışan asgari ücret artış haberlerini dört gözle beklemekteydi. Peki 2022 asgari ücret artışı ne kadar oldu?
Milyonlarca işçinin kulağı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yapacağı konuşmadaydı. Cumhurbaşkanı Erdoğan çalışan kişilerin asgari ücretlerine %30 zam yapılacağı haberlerini duyurdu. Peki yeni zam ile birlikte asgari ücret çalışan bir işçinin yeni maaşı ne kadar oldu?
Cumhurbaşkanı Erdoğan Asgari Ücrete Zam Haberini Duyurdu
Kamu çalışanları veya özel sektör çalışanları asgari ücrete yapılacak olan zam haberlerini dört gözle bekliyordu. Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmasında asgari ücrete %30 zam yapıldığını belirtti. Yapılan yeni zam oranıyla birlikte asgari ücretin net 5500 lira olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, memurlara da maaşlarında artış yapıldığı haberini verdi. Yeni zam ile birlikte memurların maaşlarında da gelir vergisinden dolayı 300 lira bir artış olduğu ifade edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Türkiye bir süredir maruz kaldığı ekonomik tuzaklara kendi geliştirdiği bir programı uygulamaktadır. Bu program başarıyla yürütülürken salgın ve savaş sebebiyle olumsuz sonuçlar doğurdu. Yeni durumun en somut, olumsuz sonuçlarını kurdaki ve enflasyondaki yükseliş olarak yaşadık. Esasen enflasyon sadece ülkemizin değil, gelişmiş devletler başta olmak üzere tüm dünyanın en öncelikli sorunudur. Bizim kendi gerçeklerimiz ve alışkanlıklarımız sebebiyle ülkemizde enflasyon rakamları elbette farklı tezahür etmektedir. Ancak fiyat artışlarının oranları değişik olsa da ekonomik işleyişe ve insanların hayatlarına olan etkisi aynıdır. Bu anlayışla dünyadaki her gelişmeyi yakından takip ederken asıl dikkatimizi ve önceliğimizi kendi vatandaşlarımızın sorunlarının çözümüne verdik, veriyoruz.”
Yaklaşık 7 milyon asgari ücretli çalışan işçi, 1 Temmuzdan başlamak üzere maaşlarını yeni zam üzerinden alabilecek. 1 Temmuz 2022 tarihinden itibaren geçerli olacak asgari ücret, brüt 6.471TL, net 5500,35 TL olarak belirlenmiştir. Böylece, 2022 Ocak dönemine göre net asgari ücrette yaklaşık % 30 oranında artış sağlanmıştır. 2021 yılına göre ise net asgari ücretin artış oranı yaklaşık % 95 olmuştur. Asgari ücrette yapılan bu artış, tüm çalışanlar bakımından da vergi istisnası tutarının artışı kadar ek gelir avantajı sağlamaktadır.
Kamu Çalışanların Maaşlarına %40 Zam
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, kamu çalışanlarının maaşlarına yapılacak zam haberinin de müjdesini verdi. Yeni düzenlemeler ile birlikte artık kamu çalışanlarının maaşlarına %40 oranında zam yapıldı. Avukat, mühendis, doktor, hemşire gibi pek çok kamu çalışanı bu zam oranında yararlanabilecek.
Bakan Vedat Bilgin şu açıklamalarda bulundu:
“Temmuz ayından geçerli olmak üzere yüzde 30 oranında bir ara artış yapıyoruz. Buna göre yeni asgari ücret net 5 bin 500 lira olacaktır. İşçi başına devletimiz işverenlere de 100 lira destek verecektir. Yeni asgari ücretin tüm çalışanlarımıza ve geliri buna endeksli tüm kesimlere hayırlı olmasını diliyorum. Asgari ücret kadarki gelirin vergi dışı kalması uygulamasıyla kamu çalışanlarına ve emeklilere bu artış ortalama 300 lira olarak yansıyacaktır.”
İşçilerin yanı sır avukat, mühendis, doktor gibi kamu çalışanlarına da yapılan zam birçok kesimi sevindirse de bazı kesimi de düşündürdü. Önümüzdeki günlerde asgari ücrete yeniden zam yapılıp yapılmayacağı hakkında kesin bir karar yok. Fakat uzmanlar, asıl artışın yılbaşına yakın dönemde yapılacağını beklediklerini ifade etmektedir. Yılbaşına yakın dönemde hem kamu çalışanlarına hem de asgari ücrete yeniden zam konusu gündeme gelecek.

getir'in çalışanlarının yüzde 14'ünü işten çıkarmayı planladığı iddiası

pvclay
İş kanununa göre yeni bir iş sözleşmesi düzenleyerek tekrardan alımları bu şekilde yapacaklar gibime geliyor nedense. Çok fazla kurye ve depo elemanı tedariği yaptılar ve bunların çoğu (kuryeler)sadece vergi mükellefi oldukları için herhangi bir ön elemeden geçmeden iş sahibi oldular, kendi içlerinde inanılmaz bir rekabet ve hırs var birbirlerine dahi katlanacak halleri kalmamış durumda ve az kazanıldığını iddia ediyorlar bunlarda grevleri ve başkaldırıyı beraberinde getiriyor. Getir firma yetkilileri bunu öngörmüş olacakki işten çıkarmaları gerçekleştirmeye başlamışlar.

türkiye'deki gençler artık yurtdışında yaşamak istiyor

pvclay
Buna sebep biraz da halk olmalı, yıllardır süregelen kalıplaşmış birçok kural ve dayatma bu durumun yangın haline gelmesine gizli bir rüzgar gibi, Almanya veya başka bir Avrupa ülkesi yahut Amerika kıtasından bir ülke, bunlar şimdiki neslin düşünce ve özgürlük anlayışını karşıladığı için ülkemiz insanı biraz daha katlanması zor oluyor. Şahsi görüşüm...

araba almak

senasizm
eskiden arabam vardı dehşet bir kaza sonucu perte çıktı. çok şükür burnumuz bile kanamadı. o günden beridir almak ve almamak arası gidip geldiğin başlık. bu arada şimdinin piyasasıyla zaten pek mümkün olmayan olgu...

çocuklarda obezite

senasizm
kalori dengesizliği ve hareketsizlik nedeniyle ortaya çıkar genelde. ilerde de diyabet, tansiyon gibi ciddi rahatsızlıklara kadar ilerler. sağlıklı beslenme ve bol aktiviteyle önüne geçilebilir. her çocuk sağlıksız besinleri sever. önemli olan sağlıklı besinleri, sebzeleri seveceği şekilde hazırlamak. tabi baskı kurmadan yapılıp, sağlıklı ve düzenli beslenme alışkanlıkları kazandırılmalıdır.

online fatura ödeme

kucukesnaf
Onine fatura ödemek çok kolay kullandığım hizmeti sizlerlede paylaşmak istedim herkes faydalansın, payfix e ait olan bir hizmet olup ücretsiz kayıt olarak hemen sizlerde dilediğiniz her yerden kolay fatura ödeme hizmetinden faydalanabilirsiniz.

Burdan faturanızı ödeyebilirsiniz tıklayın

Ayrıca yeni olan e-pin hizmeti ilede gamerler ve oyun severlere oyun kodlarını temin edebilirler.

(bkz: para gönderme) (bkz: fatura ödeme) (bkz: epin kodları) (bkz: payfix)

ininal para transferi

kucukesnaf
İninal nedir? dijital cüzdan ve fiziksel kartı olan bir hizmet olup hızlı para transferi fatura ödeme sanal pos e-pin hizmeti gibi bir sürü hizmeti bünyesinde barındırmaktadır, ücretsiz kayıt olup sizde bu hizmetlerden faydalanabilirsiniz.

Transfer ve gönderim işlemleri için link: https://www.ininal.com/ininal-cuzdan-ile-7-24-ucretsiz-para-transferi-yapabilecegini-biliyor-musun

(bkz: para transferi) (bkz: fatura ödeme)

hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.


eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz.
üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com

hemen yazar olun