Katılıyorum oldukça pahalı oldu. Geçen gün baktım LCW ye düzgün giyilecek birşey olmadığı gibi gerçekten pahalı. Tarzı da pandemide iyice degismis. Genel de tesettürlü bayanlar için güzel şeyler var.
Şimdi işin illaki bı beklenti oluyor. Ama pandemi şartları bu beklentiyi en aza indiriyor tabi. Önemli olan o gün anılmak ve aranmak. Buda olmasa üzülüyor insan. Kişinin sadece sevenlerinden beklentisi olur bence.
Son günlerin nadir sevindirici haberlerinden birisidir. Yangında harap olan evleri yıkmaya başlamışlar ve toki tarafından ev sahiplerine yenisi yapılacakmış. Bir nebze olsun yaralar sarılıyor. Umarım bir ülke böyle bir acı yaşamaz tekrar. Bizim ülkemizde demiyorum herhangi bir ülke diyorum dikkat ettiyseniz. Böyle acıları rabbim düşmanımıza vermesin.
Spor genciyle yaslisiyla her turlu insanin gonul verdigi bir daldir kimisi spor oynarken kimiside sporda tuttugu takimla kendini belli eder kimi takimibyenilirken kimi takimi kazanirken heyecalanir tabi spor demek sadece futbol degil cok tur spor turu var hetbol ,basketbol dans bile bir spor.
Bi araştırmak lazım önce şu haberi yazan yazar gibi duyar kasma illetinden sıyrılıp . O günkü şartları , büyük ya da küçük abdestini yapmaya kadınlar helasına giren işçinin sağlık durumunu .. Sosyopat mı , yoksa kendi hemcinslerinin kullandıklari tuvaletin o anki fiziksel durumunun doluluk oranını , kirlilik oranını , keza ölümle kalım arasidır gerçekten dayanamayacak durumda olup altına pisleme ihtimalini düşündüren o an . Yargısız infaz olmamalı , var ise sendikasının disiplin kurul üyelerinin gireceği bir disiplin soruşturması ya da en fazla bir kaç yövmiye kesintisiyle uyarilmali . Muhtemelen hiç yazara bakmadan söylüyorum ki feminik bir arkadaş bu şekilde habere yorumunu katarak paylaşan zat .
Bir ara nerdeyse sürekli gittiğimiz mekan. Köfte ustaları show yapıyordu biz ise izleyip yemeğin tadını çıkarıyordu. Hızlı servis bol servis ama bir süre sonra tadı bozuldu köftenin ayağımız cekmedi öyle olunca. Fiyatlar da önceden makulken birden arttı.Tercih edemiyoruz artık.
Kusursuz insan yoktur. Kusursuzluk kavramı tehlikeli ve yıkıcı bir hayaldir, öz Saygı geliştirmek, kusurlarınızı görmek ve kabullenmektir. Kendinizle barışık olun ve yapabileceğinizin en iyisini yapmaya çabalayın, ama hedefiniz asla kusursuzluk olmasın.
Kendinizi sevince kendinize karşı daha anlayışlı olursunuz. Hata yapınca, kendinize karşı müşfik olmayı öğrenirsiniz. İnsan olduğunuz için hata yapacağınızı kabul eder ve hata yaptığınız zaman kendinize sevgiyle davranırsınız. Bu, başarısızlık veya yanlış davranma durumunda kendinizi cezalandırmayı bırakıp, kendinizi affetmeniz ve bir daha ki sefere başka bir yöntem denemeniz anlamına gelir. Yanlışları, bir Öğretmenin not vermesi gibi değerlendirmeyi öğrenmeniz gerekir, çünkü onlardan ders çıkaracağınız çok şey var. Eğer kusursuz olsaydınız, yeni bir şeyler öğrenmenize gerek kalmazdı ve acaba o zaman hayat ilginç olur muydu? Öz Saygı sevgiyle kusurlarınıza gülmektir. Ayrıca sonuç ne olursa olsun, davranışlarınızın ve seçimlerinizin tüm sorumluluğunu üstlenmektir. Çoğumuz yaptıklarımızı bir nedenle yaparız. Öz Saygı nedenlerimizin bazen hatalı olduğunu kabul etmektir.
Öz Saygıyı öğrendiğiniz zaman, hata yapınca, ki yapacaksınız, kendinize ve diğerlerine çektirdiğiniz acı yüzünden üzüleceksiniz. Yaşayıp da, acı vermemek imkansız. Ölmek ve acı vermemek mümkün değil. Olma Modeli acının varlığını ve yaşamın bir parçası olduğunu kabul eder. Öz Saygı, acı yüzünden suçlamayı, kusursuz olma çabalarını bırakmanız, kusur ve hatalarınızı kabul etmeniz ve gerçekçi beklentiler edinmeniz anlamına gelir.
Ayrıca kim kusursuz olmak ister ki? Bunun ne anlama geldiğini düşünün. O zaman, başkalarıyla nasıl ilişki kurabilirdiniz? Anlayış ve paylaşmayı nereden bilebilirdiniz? Nasıl yargıdan uzak kalabilirdiniz? Kusursuzluğun ne büyük bir yalnızlık getireceğini ve ne kadar gerçek dışı olabileceğini hayal edin. Kusursuz olabilseydiniz bile, olmak ister miydiniz?
Kendinizi sevince kendinize karşı daha anlayışlı olursunuz. Hata yapınca, kendinize karşı müşfik olmayı öğrenirsiniz. İnsan olduğunuz için hata yapacağınızı kabul eder ve hata yaptığınız zaman kendinize sevgiyle davranırsınız. Bu, başarısızlık veya yanlış davranma durumunda kendinizi cezalandırmayı bırakıp, kendinizi affetmeniz ve bir daha ki sefere başka bir yöntem denemeniz anlamına gelir. Yanlışları, bir Öğretmenin not vermesi gibi değerlendirmeyi öğrenmeniz gerekir, çünkü onlardan ders çıkaracağınız çok şey var. Eğer kusursuz olsaydınız, yeni bir şeyler öğrenmenize gerek kalmazdı ve acaba o zaman hayat ilginç olur muydu? Öz Saygı sevgiyle kusurlarınıza gülmektir. Ayrıca sonuç ne olursa olsun, davranışlarınızın ve seçimlerinizin tüm sorumluluğunu üstlenmektir. Çoğumuz yaptıklarımızı bir nedenle yaparız. Öz Saygı nedenlerimizin bazen hatalı olduğunu kabul etmektir.
Öz Saygıyı öğrendiğiniz zaman, hata yapınca, ki yapacaksınız, kendinize ve diğerlerine çektirdiğiniz acı yüzünden üzüleceksiniz. Yaşayıp da, acı vermemek imkansız. Ölmek ve acı vermemek mümkün değil. Olma Modeli acının varlığını ve yaşamın bir parçası olduğunu kabul eder. Öz Saygı, acı yüzünden suçlamayı, kusursuz olma çabalarını bırakmanız, kusur ve hatalarınızı kabul etmeniz ve gerçekçi beklentiler edinmeniz anlamına gelir.
Ayrıca kim kusursuz olmak ister ki? Bunun ne anlama geldiğini düşünün. O zaman, başkalarıyla nasıl ilişki kurabilirdiniz? Anlayış ve paylaşmayı nereden bilebilirdiniz? Nasıl yargıdan uzak kalabilirdiniz? Kusursuzluğun ne büyük bir yalnızlık getireceğini ve ne kadar gerçek dışı olabileceğini hayal edin. Kusursuz olabilseydiniz bile, olmak ister miydiniz?
FBI, geçen yıl Amerikalıların 'Tinder Avcısı' dizisindekine benzer şekilde dolandırıldığını ve 1 milyar dolardan fazla para kaptırdıklarını duyurdu. Allah herkesi ıslah etsin. Bu dolandırıcı yani hırsızları da helak etsin. Millet artık kime neye güveneceğini bilemiyor. İyi valla insanlar hamal gibi çalışsın, didinsin. Sonra kendini bilmeyen hayırsız ve imansız birileri gelsin hazıra konsun. Bu neyin kafası böyle ya, hangi ara bu millet bu hale geldi. Ya da daha öncesinde de vardı da biz mi bilmiyorduk?
Futbol bazılarına göre bir top ve bu topun peşinde koşan 22 çılgın adam fakat futbol dünya çapında yaygın bir spor dalıdır Türkiye'de ise futbol insanları birbirine düşüren aynı halktan iki kişiyi birbirine çok rahat düşüren bir sistemdir futbol ama bunların çoğu türkiye için geçerli asıl amaç eğlence ve şov olmalı farklı takımlar tutan iki insan birbirine düşman olmadan eğlenebilir gerçek taraftarlar bunu yapmalı maç olduğu akşamlar ise evde dizi, maç kavgası olur bu genelleşmiş birşey gibi ama kızlar pek anlamaz
hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.
eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz.
üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238
