Tek kelimeyle felaket arkadaşlar. Et tavuğu saymıyorum bile. Yumurtadan margarinle herşey zamlı. Makarnalar sütler bence ucuz bulunan alınsın zira hiç iyiye gitmiyor durum.
Harbiye denincd akla ilk gelen tabiki konserler. Ama sadece aklımıza geliyor. Çünkü aşırı pahalı ve bu yüzden bize hitap etmiyor. Yani 700 800 TL ne demek. Biraz daha uygun olsada bizde şu kısacık minnacık hayatımızda bı popstar yüzü gorsek mutlu olsak sarkilar söylesek ama yok işte ona bile hakkımız yok.
insanların bir işe başlarken, bir şeye karar verirken en çok dikkate aldıkları ve cevabına göre hayatlarını şekillendirdikleri kritik sorulardan. elalem ne der endişesiyle bir şeyleri yapmaktan vazgeçmek veya istemediği/kendi hayat anlayışına ters olan şeyleri yapmak moda hâline gelmiştir. elalem denilen insan grubunun düşüncelerini kendi değer yargılarının önünde tutanlar onların kendisini tenkid etmemesi için bir şeylerden taviz vermeyi huy edinmişlerdir. elalem ne der endişesiyle yapılan gereksiz harcamalar, lüks ve şatafat için çekilen onca çile, 'aman kimse duymasın, ayıp olmasın' diye göz yumulan şeyler insana kaybettirir. elalem ne der değil 'elalem ne derse desin' demek ve doğrularından şaşmamak gerekir.
Katılıyorum size. Nitekim büyüklerimiz boşuna, birlikten kuvvet doğar, dememişler. Gerçekten de ister hayvanda olsun ister insanda. Birlik söz konusu olduğunda üstesinden gelinemeyecek bir şey yoktur. Yeri geldiğinde insanlar en çetin savaşı kazanır, yeri geldiğinde de sürü şeklinde kuşlar, uçakları düşürür. Tekken minnacık olan bu varlıklar, birlikken kocaman olup dengeleri bu şekilde değiştirebiliyorlar iste.
🔶 Sağır Kurbağa Hikayesi 🔶
Zamanın birinde bir gün kurbağaların yarışı varmış.
Hedef; çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Bir sürü kurbağa da arkadaşlarını seyretmek için toplanmış ve yarış başlamış. Gerçekten seyirciler arasında hiçbiri yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş. Sadece şu sesler duyulabiliyormuş: "Zavallılar! hiçbir zaman başaramayacaklar!" Yarışmaya başlayan kurbağalar kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar. İçlerinden sadece bir tanesi inatla ve yılmadan kuleye tırmanmaya çalışıyormuş. Seyirciler bağırmaya devam ediyorlarmış: "Zavallılar! hiçbir zaman başaramayacaklar!" Sonunda bir tanesi hariç, hepsinin ümitleri kırılmış ve bırakmışlar. Ama kalan son kurbağa büyük bir gayret ile mücadele ederek kulenin tepesine çıkmayı başarmış.
Diğerleri hayret içerisinde bu işi nasıl başardığını öğrenmek istemişler.
Bir kurbağa ona yaklaşmış ve sormuş; "Bu işi nasıl başardın?" diye. Kurbağa cevap vermemiş.. Bir daha sormuşlar.. Yine cevap vermemiş..
O anda farkına varmışlar ki; kuleye çıkan kurbağa sağırmış!
Siz de hayallerinizi gerçekleştiremeyeceğinizi söyleyen söz ve kişilere karşı hep sağır kalın. Olumsuz düşünen insanları duymayın!..
https://www.instagram.com/p/CGcfPtxhjaG/?utm_source=ig_web_copy_link
https://www.instagram.com/eskidefterlercom/
Zamanın birinde bir gün kurbağaların yarışı varmış.
Hedef; çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Bir sürü kurbağa da arkadaşlarını seyretmek için toplanmış ve yarış başlamış. Gerçekten seyirciler arasında hiçbiri yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş. Sadece şu sesler duyulabiliyormuş: "Zavallılar! hiçbir zaman başaramayacaklar!" Yarışmaya başlayan kurbağalar kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar. İçlerinden sadece bir tanesi inatla ve yılmadan kuleye tırmanmaya çalışıyormuş. Seyirciler bağırmaya devam ediyorlarmış: "Zavallılar! hiçbir zaman başaramayacaklar!" Sonunda bir tanesi hariç, hepsinin ümitleri kırılmış ve bırakmışlar. Ama kalan son kurbağa büyük bir gayret ile mücadele ederek kulenin tepesine çıkmayı başarmış.
Diğerleri hayret içerisinde bu işi nasıl başardığını öğrenmek istemişler.
Bir kurbağa ona yaklaşmış ve sormuş; "Bu işi nasıl başardın?" diye. Kurbağa cevap vermemiş.. Bir daha sormuşlar.. Yine cevap vermemiş..
O anda farkına varmışlar ki; kuleye çıkan kurbağa sağırmış!
Siz de hayallerinizi gerçekleştiremeyeceğinizi söyleyen söz ve kişilere karşı hep sağır kalın. Olumsuz düşünen insanları duymayın!..
https://www.instagram.com/p/CGcfPtxhjaG/?utm_source=ig_web_copy_link
https://www.instagram.com/eskidefterlercom/
Başlığı nescafe olarak okudum sanırım uykum gelmiş haftanın ve mesainin son saatlerinde. Firefox çıktığından beri kullanıyorum çok da memnunum. Alternatifim chrome olabilir ama explorer hayatta kullanmam.
İstatistiksel verilerin söylediğine göre giderek artan, özellikle yeni evliler arasında cereyan eden ayrılma biçimi. nikahla oluşan bağın sona erdirilmesi anlamına gelen boşanma; genelde çiftleri pek etkilemez fakat olan çocuklara olur. boşanmanın en zor olanı da bir tarafın ayrılmak için gün sayarken diğer tarafın ayrılmamak için direndiği durumda ortaya çıkar. eşi boşanmak istiyor diye onu çocuklarını öldürmekle, kendisini sakat bırakmakla ve hayatını bitirmekle tehdit eden erkeklere göre boşanmak; kadınların sahip olmadığı ve sadece erkeklere özgü bir haktır. bir insan neden boşanmak ister? sorusunun cevabı da tabii ki her çifte göre değişir. dünürlerin evine giderken patates aldığı için yuvası dağılana bile haberlerde şahit olmuşuzdur. insan boşanmak istedi mi bardaktan boşanırcasına bahaneler üretebilir. ama olmuyorsa da zorlamamak ve yolları ayırmak gerekir zira bir insanın sevmediği biriyle ömrünü harcaması kadar acı bir şey yoktur. çoğu kişi elâlem ne der korkusundan veya çocukların psikolojik
olarak etkilenmemesi için boşanmaya cesaret edemez ve hem kendine hem kağıt üzerindeki eşine işkence etmeyi sürdürür. en ufak problemde boşanmayı düşünmek kadar, her gün hır-gür çıktığı, iyi geçindikleri tek bir gün bile olmadığı; karşılıklı sevgi ve saygı tamamen bittiği halde buna rağmen boşanmamakta diretmek de anlamsızdır.
olarak etkilenmemesi için boşanmaya cesaret edemez ve hem kendine hem kağıt üzerindeki eşine işkence etmeyi sürdürür. en ufak problemde boşanmayı düşünmek kadar, her gün hır-gür çıktığı, iyi geçindikleri tek bir gün bile olmadığı; karşılıklı sevgi ve saygı tamamen bittiği halde buna rağmen boşanmamakta diretmek de anlamsızdır.
düşünsenize, iş bilen bazı arkadaşlar bu tarz eserleri tasarlıyor, eskiye uyarlıyor ve bunu kullanıp ülkelerinde gelire dönüştürüyorlar. sonuçta ülkenin malı ve koruma altında kimsenin dokunmasına izin verilmiyor. (tabii dünyada zorla kontrol eden bi oluşum var mı bilemem) benim paranoyaklık seviyesi. insanlığa güvenim kalmadı usta, elden ne gelir?
Selin Irmak KAÇMAZ'ın haberine göre dünyadaki en sadık olan canlılardan albatrosların iklim krizi sebebiyle daha fazla boşandığını söylüyor. Uzmanlar, albatrosların romantik aşk hayatlarını, iklim krizine bağlı boşanma nedenlerini ve popülasyonlarının nasıl tehlike altında olduğunu anlatıyor. Farkında değiliz belki hala ama yeryüzündeki doğal seleksiyon döngüsü için gerekli olan canlılar yani halkalarda bir bir kopma meydana geliyor ve yok oluyor. Sıra bize de çoktan gelmiş vaziyette ama kimse farkında değil. Kendi ellerimizle kendimize kıyıyoruz. Hala da uslanmıyoruz. içimizdeki salgınların bir türlü bitmiyor olması sizce neden olabilir, sorarım?
hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.
eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz.
üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238
