canan karatay

ustayazar
sıradışı söylemleriyle meşhur ünlü kardiyalog. zeytinyağının meyve suyu olduğunu söyler, çayın içine tereyağı koymak gerektiğini savunur, coronavirüs senaryodur demiş olsa da daha sonra o sözünden 360 derece açıyla dönmek zorunda kalmıştır. 'yemeyin, yememelisiniz, yememeliler' gibi kelimeleri sıklıkla kullanır. 'yasak, yapma, sakın, asla!' kelimeleri de canan karatay lügatinin baş tarafında yer alır. ateş ile su neyse ekmek ile canan karatay da öyledir. ama şu var ki canan karatay'a göre lahmacun ekmek değildir, bol bol yenebilir. yine canan karatay mutfağında çiğ köftenin önemli bir yeri vardır. meyvelerin de şeker içerdiğini söyleyen karatay, 'şu kötüdür, bu yenmez, bunu at gitsin, ötekini zaten hiç saymıyorum bile' derken meyveleri de sıradan geçirmeyi unutmaz. ibrahim saraçoğlu ile 7 kuşak öteden bir bağlantısı olduğuna inanılan canan karatay misyon ve vizyonunu hiç bozmadan, ilkelerine bağlı kalarak emin adımlarla bu yolda ilerlemekte; 'bir gün gelecek, zayıflatmadığım her insan için bana küfredeceksiniz' diyerekten (!) kilolara meydan okumaktadır. tabii ki çikolata diyeti olur, mağara diyeti olur; herkesin bir diyeti olur da canan karatay'ın olmaz mı? onun diyet listesinde ekmeğin kırıntısına bile yer yoktur. ama pirzolalar, kebaplar, köfteler kol geziyordur. enteresan bir beslenme programı olan canan karatay diyet listesinin uygulanması önerilir. belki kilolarınıza çare ondadır, kim bilir?

topkapı sarayı

danisman
Aslında genel olarak bakıldığında, geçmişlerden kalan pek çok eser muazzam bir yapıdadırlar. Her şeyleri o kadar ince ayrıntılarla düşünülmüş ki yapılırlarken, karlı ve yağışların bol olduğu yerlerde çürümelerini engelleyecek malzemeler ve teknikler kullanırlarken, depremlerin yoğun olarak yaşandığı yerlerde ise depreme dayanıklı yapıların inşaası keza bunlara örnek verilebilir. Bilindiği üzere Türkiye jeolojik anlamda genç oluşumlu bir bölge olması nedeniyle, günümüze kadar tarihi yapıların bozulmadan gelebilmiş olmaları muazzam bir durumdur. Düşünsenize, geçmişte şu andaki gibi teknolojik bir varlık ya da imkan bolluğu olmadığı halde, geçmiş insanı yokluktan bolluk içerisinde yaşatabilmeyi başarabilmişlerdir.
Günümüz mimarlarına bakıyorum, teknik anlamda da teknolojik anlamda da madeeye ulaşma konusunda da imkanları çok daha fazla eskilere göre. Kendilerince bir şeyler yapmaay çalışıyorlar ama fark ettiniz mi hep geçmişe bir özenti söz konusu yapılarında, dıştan bakılınca evet başardı diyebiliyorsun ama teknik anlamda bakıldığında maaleseffffff:((((. Bu durumda değil geçmiş üstatları geçmek, daha seviyelerine bile ulaşamamışlar. En ufak bir sallantıda yaşadığımız kayıpları somut örnek verebilirim. Bu kadar varlığa rağmen, bu kadar yokluk yaşatmaları da ayrıca çok manidar.

doktora saldırı

civardagezer
İnsan olamaz bunları yapanlar hatta hayvan desem hayvanlara haksızlık etmiş olurum. Ülkecek manyaklaşıyoruz bu ne arkadaş ya... Biraz akıl fikir sükunetine ihtiyacımız var pandemi ile geçen şu zor günlerde ve birazcık sabır. Çok zor değil yahu az insan olun...

mutluluk

subham
Mutluluk nedir? Mutluluk şükretmek ve anın kıymetini bilmektir diye düşünüyorum. Bu iki meziyet sizde varsa her halükarda mutlu olursunuz. Aksi taktirde anı yaşamaz fazlasını isterseniz biraz zor memnun kalmak ve sevinip mutlu olmak.

hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.


eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz.
üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238

hemen yazar olun