Bu adam pek boş konuşmuyor. Bence de mantıklı bir açıklama hatta en iyi ihtimali söylemiş. O kadar aşı dünyanın dört bir yanına yayılacak aşı yapılacak kolay iş değil.
Bilim insanları, binlerce yıl önce nesli tükenen mamut fosillerinden alınan DNA örnekleri ile mamutları geri getirmeyi planlıyor. Mamut, fil familyasının bir cinsi olup zamanında binek olarak insanlar savaşlarda kullanmış. Boylarının uzun ve kilo olarak ağır olmaları açısından savaşlarda özellikle tercih edilmişlerdir. Hatta rivayetlere göre, Ebrehe Ordusu Kabeyi yıkmak için bu fil cinsleriyle savaş hazırlığı yaptığı söylenir. En son 4 bin yıl önce cinslerine rastlanmış.
Türk dizilerindeki dram merakını hiç anlamamıştım. En son bundan yıllar önce bizim evin halleri dizisi oyuncuları bir programa katılmıştı. Orada sormuşlardı dizi komediden nasıl drama döndü diye. Oyuncularda samimiyetle tamamen reyting kaynaklı olduğunu halkın bunu sevdiğini söylemişti o geldi aklıma.
1 nisan sakalari tum dunyada yapilan sevdigimiz insanlari trollemek icin kullandigimiz sakalardir. Kimimisz okuldayden arkadasimiza kimiziz annemize kimimiz kuzenlerimize bu sakayi yapariz ve cok eglenceli olur.Ama hepimizin ortak noktasi eglenmek iste bu bu pandemi doneminde zaten saka gibi gunler gecirdigimiz icin kimse kimseye saka yapmak istemedi cunku saka gibi bir donemde yasiyoruz.
Leonardo da Vinci'nin dünyaca ünlü tablosu Mona Lisa'nın 400 yıllık kopyasi Paris'te yapılan açık artırmada 210 bin euro'ya (yaklaşık 2,4 milyon TL) alıcı buldu. Mona Lisa'yi bu kadar değerli kılan nedir bilmiyorum ama milletin bu tablo için servet dökmesi gerçekten şaşırtıcı. Sanatçı ve sanat eserlerine ben de değer veriyorum ama yine de tüm bunları düşünmeden edemiyorum.
Barbadoslu şarkıcı Rihanna ile rapçi sevgilisi ASAP Rocky'nin bebek bekledikleri yönündeki söylentiler doğru çıktı. Rihanna'nın anne olmaya hazırlandığı öğrenildi. Allah'ım olmayanlara ve isteyenlere de versin. Ama günümüzde bu kadar olumsuzlukların üst üstte yaşandığı böyle güvensiz bir ortamda çocuk yapmak ne kadar sağlıklı, tartışmaya açık bir konu. Allah tamamını erdirsin hayırlısıyla.

Yeni zellanda dışında diğer ülkeler genelde birbirine komşu ülkeler. Çalışma koşulları nispeten rahat olan ve kişi başı milli gelirleri yüksek yani refah düzeyi yüksek ülkeler. Ama yinede bizimki gibi tarıma elverişli toprakları ve dört mevsimi yaşayan bir ülke varken bu buzul ülkeleri zirvedeyken biz nasıl dünya 104. Sü oluruz bu listede vallahi yazık halimize. Birbirimizle uğraşmakla öyle meşgulüz ki ülkecek hepimiz birlikte mutsuz oluyoruz iç hesaplaşmalardan.
çoğu erkek için kalbine giden asfaltı 'her türlü yiyecek' oluşturur. erkeklerin kalbine ulaşım sağlamak için mutfak yolunda birkaç tur atmak gereklidir. bazılarına göre kuru fasulye ile pilav kalp ile wireless bağlantısı kurmanızı sağlarken bazıları mantılardan, sarmalardan ve baklavalardan başkasıyla tatmin olmaz.
ama erkeğin kalbine giden yol bununla sınırlı değildir. onlar da kadınlar gibi iltifattan hoşlanır. ne kadar yakışıklı, cesur veya güçlü olduğunu vurgulayan bir iltifat onu etkilemenizi sağlayabilir.
tabii ki bunları yazarken amacımız eskidefterler'in güzin ablası olmak değildir. ama tabii bazı bazı erkeklerde kalp bile yoktur. aslında o kan pompalamakla görevli, hani saat gibi atan bir organ vardır ama içi boştur.
bazı erkeklerin kalbine giden yol hep çakıl taşlarıyla, dikenlerle doludur. orada yürümek sizi epey zorlayacaktır. iyisi mi ayakkabınızın topuğu kırılmadan bu yoldan geri dönmenizdir. çünkü onlardan size fayda yoktur.
erkeğin kalbine giden yolun hep mideden geçtiği söylense de çoğu kişi bunun başka bir yerden geçtiğini düşünür. onlara göre nevresim takımı yemek masasının örtüsünden daha değerlidir. (!)
aslında insanlar birbirlerinin kalbine ulaşmak için toplu taşımaya binmek durumundadır. (!) bu toplu taşıma ise gerçek sevgidir. tabii o toplu taşımada şoförün yanında sizin oturmanız gerekir. eğer şoför sizi 'bekleme yapma, bekleme yapma!, ilerleyelim' diye en arkaya atıp kimi bulduysa otobüse dolduruyorsa en müsaitinden bir yerde inmeniz gerekir. çünkü bu yolun sonu selâmet değildir.
siz onun hayatında ikinci plandaysanız, hep sizden daha önemli işleri varsa, siz yalnızca boş vakitlerini değerlendireceği bir araçsanız ve sizin için bir şeylerden vazgeçemiyorsa siz o otobüste; akbili bitmiş, bozuk parası da olmayan, kimseciklerin de yardım etmediği 'abi nolur bu seferlik idare et' diyen öğrenci gibi 'boynu bükük bir garibim yüzüm gülmüyor!' moduna girmişsiniz demektir.
ama erkeğin kalbine giden yol bununla sınırlı değildir. onlar da kadınlar gibi iltifattan hoşlanır. ne kadar yakışıklı, cesur veya güçlü olduğunu vurgulayan bir iltifat onu etkilemenizi sağlayabilir.
tabii ki bunları yazarken amacımız eskidefterler'in güzin ablası olmak değildir. ama tabii bazı bazı erkeklerde kalp bile yoktur. aslında o kan pompalamakla görevli, hani saat gibi atan bir organ vardır ama içi boştur.
bazı erkeklerin kalbine giden yol hep çakıl taşlarıyla, dikenlerle doludur. orada yürümek sizi epey zorlayacaktır. iyisi mi ayakkabınızın topuğu kırılmadan bu yoldan geri dönmenizdir. çünkü onlardan size fayda yoktur.
erkeğin kalbine giden yolun hep mideden geçtiği söylense de çoğu kişi bunun başka bir yerden geçtiğini düşünür. onlara göre nevresim takımı yemek masasının örtüsünden daha değerlidir. (!)
aslında insanlar birbirlerinin kalbine ulaşmak için toplu taşımaya binmek durumundadır. (!) bu toplu taşıma ise gerçek sevgidir. tabii o toplu taşımada şoförün yanında sizin oturmanız gerekir. eğer şoför sizi 'bekleme yapma, bekleme yapma!, ilerleyelim' diye en arkaya atıp kimi bulduysa otobüse dolduruyorsa en müsaitinden bir yerde inmeniz gerekir. çünkü bu yolun sonu selâmet değildir.
siz onun hayatında ikinci plandaysanız, hep sizden daha önemli işleri varsa, siz yalnızca boş vakitlerini değerlendireceği bir araçsanız ve sizin için bir şeylerden vazgeçemiyorsa siz o otobüste; akbili bitmiş, bozuk parası da olmayan, kimseciklerin de yardım etmediği 'abi nolur bu seferlik idare et' diyen öğrenci gibi 'boynu bükük bir garibim yüzüm gülmüyor!' moduna girmişsiniz demektir.
Üsküdar'da çok ağır hasarlı bir bina nerdeyse çökmek üzere ama icindekiler çıkmıyor. 320 daire diken üstünde yaşıyormuş. Bina sakinleri aralarında anlasamayınca tabi durum daha değişik bir hal alıyor. Nasıl uyuyorlar bu binada korkunç ya.
vallahi çok güzel kar yağdı bu gece amasyalıyım baya güzel kar sevenler için iyi haber çoçuklar doya doya karın tadını çıkarsın diyelim
hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.
eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz.
üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238