Bülent Börek harika yav vallahi lezzetli börekler var hele o peynir süzülüyor ya işte lezzet ondan sonra başlıyor. Tam 10 tane yedim vallahi iftardan sonra çok yedim. Bu alanda en iyi börek salonu zincir olmuş her yere Mardin de her ilçede var benim yaşadığım ilçede de var tam dibim de var her gün gidiyorum.
gözler, bakış
Piyasalarda bugün: Dolar 14,67... Avro 16,53... Altın 831,30... almış başını gidiyor. Hal böyle olunca; 50 kuruşun maliyeti 106 kuruş oldu.
Kahve sohbettir dinlenmedir. Özellikle kararsız kaldığınız anlarda bir kahve öneririm. Ben kahvenin sakinleştirdiğine ve kararsız anlarda iyi geldiğine inanıyorum. Özellikle sade kahvenin vücuda oldukça faydası olduğunu da duydum uzmanlardan.
Trendyoldan aldığım ürün. Önceden pratico marka oyuncak dolabı almistim çocuğum için oldukça kaliteliydi. Şimdide bu mutfak rafını aldım fiyati makul 50 TL. Fiyat performans ürünü. Demonte geliyor. Kurulumu oldukça basit. Tezgah üstünü toparlıyor ve şık bir gorunum katıyor.
"... kısacık serin bir akşam
kelebeklerin atlarla yarıştığı
yoğun bir akşam
bazı mektuplar damgalandı postanelerde
oturuldu bir takım şarkılar söylendi
bir adam bir kadının kapısını vurdu
kısacık bir akşam..."
kelebeklerin atlarla yarıştığı
yoğun bir akşam
bazı mektuplar damgalandı postanelerde
oturuldu bir takım şarkılar söylendi
bir adam bir kadının kapısını vurdu
kısacık bir akşam..."
Eskişehir'de, gelen zamlara tepki amacıyla hesap makinesi ve cep telefonları yakıldı. Adamlar haklı ama hesap makinesi ve cep telefonlarını yakanlar şimdi onları geri nasıl satın alacak, acaba bunu düşündüler mi? Maalesef ki ağlanacak bu hale bazen gülüyorum işte☺️
yıllar boyunca mayaların diyetlerinde kendine yer bulan bir bitki ve onun tohumları. maya dilinde "güç" anlamına gelir ve savaşçılar, ağır işte çalışanlar, koşucular tarafından uzun süreli tokluk hissi ve enerji vermesi için fazlaca tüketilirdi. günümüzde ise sağlıklı beslenmek isteyenlerin ve kilo kontrolü sağlamak isteyenlerin popüler yiyecekleri arasında yer almaktadır. Chia tohumlarının çok faydalı olmasının nedeni, lif, omega-3 yağları, protein, vitaminler ve minerallerce zengin olmasıdır.
daha fazla bilgi için hakkında yazılmış bir makaleye buradan ulaşabilirsiniz.
daha fazla bilgi için hakkında yazılmış bir makaleye buradan ulaşabilirsiniz.
Beyoğlu'nda denetime yakalanan 3 taksici denetimden geçemedi İstanbul trafiğinde gün boyu araç kullanan insanlara hizmet veren taksicilerin öğrenim görmesi şart.
model ve emre aydın'ın yıllar yıllar önce beraber söyledikleri düet parçası.
"Uyurken izliyorum, en sevdiğim halini
Saçların dağınık, yüzünde yastık izi
Bir pazar kahvaltısı gibi"
diyordu şair... (!) bu sözü eğip bükerek pazar kahvaltısıyla arasında nasıl bir ilişki kursam diye düşündüm, beyin kıvrımlarımı harekete geçirdim, nöronlarımı çalıştırdım ancak tam olarak başarı sağlayamadım. gerçi insan yanlış anlamak isterse her şeyi farklı anlamlara çekebilir. mesela biraz mantık sınırlarının dışına çıkacak olursak şöyle bir yorumda bulunmamız mümkündür:
"saçların dağınık, yüzünde yastık izi"
evet, bu neredeyse her kadının uyku adı verilen biyolojik sürece geçtikten belirli bir süre sonra -gecenin ortalarına doğru- başına gelen alışılmış bir hâdisedir.
pazar günü nefis bir kahvaltı hazırlanmıştır. her şey dört dörtlüktür, sofrada bir kuş sütü eksiktir. (galiba markette kalmamış, o yüzden alamamışlardır.) (!)
ama bir şey olur; tansiyon birden yükselir. aile bireyleri gerilmeye başlar, ses frekansı artar, herkesin sesi daha yüksek desibelde çıkmaya başlar. anladınız işte; kavga oluyordur.
o çıtır simitler, yumuşak poğaçalar, altın sarısı patatesler, bol sucuklu yumurtalar ve Doğuş poşet çaylar (!) ziyan olur. (bu kadar şeyi bir arada hazırlayan varsa zaten yiyemediğine sevinsin, öbür türlü kalori komasına girerdi.)
sofra dapılır, tabak çanak kalmaz hepsini yere indirirler ve içindeki her şey saçılır. böylece "saçların dağınık, yüzünde yastık izi" tahakkuk etmiş olur; her taraf yiyecek iziyle lekelenir. işte bir pazar kahvaltısı pazar faciasına böyle dönüşür.
ya da pazar kahvaltısına misafirler davetlidir. çocuklar her yeri dağıtarak bu sözü tahakkuk ettirir. o da bir başka ihtimaldir.
saçmalamakta sınır yoktur, amaç birilerinin gülümsemesine vesile olabilmektir.
"Uyurken izliyorum, en sevdiğim halini
Saçların dağınık, yüzünde yastık izi
Bir pazar kahvaltısı gibi"
diyordu şair... (!) bu sözü eğip bükerek pazar kahvaltısıyla arasında nasıl bir ilişki kursam diye düşündüm, beyin kıvrımlarımı harekete geçirdim, nöronlarımı çalıştırdım ancak tam olarak başarı sağlayamadım. gerçi insan yanlış anlamak isterse her şeyi farklı anlamlara çekebilir. mesela biraz mantık sınırlarının dışına çıkacak olursak şöyle bir yorumda bulunmamız mümkündür:
"saçların dağınık, yüzünde yastık izi"
evet, bu neredeyse her kadının uyku adı verilen biyolojik sürece geçtikten belirli bir süre sonra -gecenin ortalarına doğru- başına gelen alışılmış bir hâdisedir.
pazar günü nefis bir kahvaltı hazırlanmıştır. her şey dört dörtlüktür, sofrada bir kuş sütü eksiktir. (galiba markette kalmamış, o yüzden alamamışlardır.) (!)
ama bir şey olur; tansiyon birden yükselir. aile bireyleri gerilmeye başlar, ses frekansı artar, herkesin sesi daha yüksek desibelde çıkmaya başlar. anladınız işte; kavga oluyordur.
o çıtır simitler, yumuşak poğaçalar, altın sarısı patatesler, bol sucuklu yumurtalar ve Doğuş poşet çaylar (!) ziyan olur. (bu kadar şeyi bir arada hazırlayan varsa zaten yiyemediğine sevinsin, öbür türlü kalori komasına girerdi.)
sofra dapılır, tabak çanak kalmaz hepsini yere indirirler ve içindeki her şey saçılır. böylece "saçların dağınık, yüzünde yastık izi" tahakkuk etmiş olur; her taraf yiyecek iziyle lekelenir. işte bir pazar kahvaltısı pazar faciasına böyle dönüşür.
ya da pazar kahvaltısına misafirler davetlidir. çocuklar her yeri dağıtarak bu sözü tahakkuk ettirir. o da bir başka ihtimaldir.
saçmalamakta sınır yoktur, amaç birilerinin gülümsemesine vesile olabilmektir.
hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.
eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz.
üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238