sorun sende değil bende

farmasiyen
alışılagelmiş ayrılık cümlelerinden. bir itiraf gibi görünür ama durumu kurtarma çabasıdır. bir çeşit özeleştiridir, haklılık payı yok değildir. ağız ucuyla da olsa 'sorun bende' demek de bir şeydir; oysa bazıları onu bile yapmaktan acizdir. ilişkiyi bitirmek isterse hiçbir şey söyleme ihtiyacı duymadan bunu tek celsede halleder. gerçi ha sorun bende demiş, ha hiçbir şey söylememiş; eğer yüzüstü bırakıp gidiyorsa aralarında fark yoktur, ikisi de eşittir. hem zaten hayatlar türk filmindeymiş gibi yaşanmamaktadır. 'sorun sende değil bende', 'sen daha iyilerine lâyıksın' gibi klasik cümleler emin olun ki muhatabınızı teğet bile geçmeyecek, hiç mi hiç etkilemeyecektir. bu noktada biraz daha üretici olmak mantıklı bir fikirdir. mesela teknoloji çağında olmamız ve aşkların bile dijitalleşmesi hasebiyle ayrılırken; 'errorler, buglar sende değil bendeymiş, bu ilişkiyi cancel etmemiz gerekiyor, bizi repair falan kurtarmaz, restore olamayız artık, finish olmaktan başka çaremiz yok, aksi takdirde sistemimiz çökecek!' denilebilir. (!) :)
bu başlıktaki tüm girileri gör

hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.


eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz.
üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com

hemen yazar olun