sürekli mutsuz olan insan

farmasiyen
pesimist, depresif ruh hâliyle evrene negatif enerji yayan, her şeye kulp bulma şeklinde üstün bir yeteneğe (!) sahip olan, kendisini memnun etmenin imkânsız olduğu insan türü. 'ağzınla kuş tutsan yaranamazsın' lafı bunlar için söylenmiştir.
hani 'bardağın dolu tarafından bakın' derler ya. bunlar bardağın boş tarafından bile bakamaz.
- hani? bardak nerede? ben bardak mardak göremiyorum.
derler. bakış açıları böylesine dardır. her şeyin karanlık, çirkin yönlerine odaklanır, sahip olduklarının farkına varmaz ve hiçbir zaman doymazlar.
devamlı mutsuz olan insanlar kendileri gibi başkalarının da mutsuz olmasını ister. kötülükten beslenir, biri kendisiyle aynı durumu yaşayınca bundan güç alıp motive olurlar.
onlara bir şey anlatsanız hep sizi demotive eder, olumsuz yorumları sayesinde hevesinizi îtinayla kırmayı başarırlar. bunlara kötü bir rüyanızı anlatın, hemen şerre yorar ve o şom ağızlarını bir açtılar mı susmak bilmezler.
peki bunlarla nasıl başa çıkmalı? işte size, sürekli mutsuz olan insanların olduğu ortamlarda hayatta kalma yöntemleri!
- bunlara ne derdinizden, ne sevincinizden bahsetmeyin.
- sizi darlamalarına izin vermeyin. kendi sıkıntılarını anlatırlarsa hiç yorum yapmayın, oralı olmayın veya konuyu değiştirin.
- anneniz evde oturmaktan, babanız iş-güçten, kardeşiniz sevgilisinden dolayı mutsuz takılıyor, yaşam enerjinizi sömürüyor olabilir. 'şunun mahkeme duvarı gibi suratını görmesem keşke' diye düşünüyorsanız yapacak bir şey yok. onunla aynı ortamda bulunma sürenizi azaltın. beraber TV izlemek zorunda değilsiniz öyle değil mi, internet diye bir şey var kardeşim aç oradan bir Netflix keyfine bak. (Şu an izleyecek adam gibi dizi yok zaten. bizi anca netflix paklar.)
Nasıl tavsiyeler? beğendiyseniz yorum yapın, beğenmediyseniz farklı tavsiyeler yazın ki zengin bir çeşitlilik oluşturalım.
vykut
Tanıdık geliyor bu hikaye bak, kişi kendinden bilir işi mantığı. Kendisi dışında herkese faydası olan ve çevresindeki herkesi mutlu etmeye çalışan ama kendisine yetemeyen o insan. Bi yerde okumuştum, insanın kendisine sürekli haksızlık etmesi kendi kul hakkına girmesi demekmiş ve sanırım bir çoğumuz bu günahı defalarca işliyoruz.

hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.


eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz.
üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com

hemen yazar olun