Mehmet Barlas: "Türkiye'nin belalı coğrafyası, AK Parti iktidarında bereketli bir coğrafyaya dönüştü." Tarafsız bir vatandaş olarak, bu sözler üzerine şunu demeden geçemeyeceğim: kime göre, neye göre bu dönüşüm? Diye sormak lazım sokaktaki vatandaşa da.
Bugün cuma. Günlerden ''Kırmızı Oda''
Gülseren Budayıcıoğlu'nun 2004 yılında yayınlanan Madalyonun İçi adlı kitabından uyarlanan dizi 4 Eylül 2020 tarihinde TV8'de yayımlanmaya başladı. Kırmızı Oda dizisinde oyuncu kadrosu her bölüm değişse de; Binnur Kaya tüm bölümlerde yer alan tek başrol oyuncusudur. Bu dizideki yaşanmışlıklar, günlük yaşantımızda birçoğumuzun da yaşanmışlıklarıdır mantığında olup, kendimize paylar çıkarırız. Belki de bu diziye olan bağlılığımız bundandır. Herkesin kendisine pay çıkarması durumu. Her defasında heyecanla izlediğimiz bu dizide bakalım bugün neler olacak. Şimdiden iyi izlemeler...
Gülseren Budayıcıoğlu'nun 2004 yılında yayınlanan Madalyonun İçi adlı kitabından uyarlanan dizi 4 Eylül 2020 tarihinde TV8'de yayımlanmaya başladı. Kırmızı Oda dizisinde oyuncu kadrosu her bölüm değişse de; Binnur Kaya tüm bölümlerde yer alan tek başrol oyuncusudur. Bu dizideki yaşanmışlıklar, günlük yaşantımızda birçoğumuzun da yaşanmışlıklarıdır mantığında olup, kendimize paylar çıkarırız. Belki de bu diziye olan bağlılığımız bundandır. Herkesin kendisine pay çıkarması durumu. Her defasında heyecanla izlediğimiz bu dizide bakalım bugün neler olacak. Şimdiden iyi izlemeler...
Dedeler torunlarının kahramanı birtanesi. Anne yada baba iseniz bilinki çocuğunuz için dedesi daha önemli. Çünkü her istediklerini yapıyorlar onlardan iyisi yok durum böyle oluncada. Evet biraz çocukların huyu suyu değişiyor ama genede gözlerindeki ışıltı hiç bir şeye değişilmez.
Doğru insan için eğitim gerekmez. Kişinin kendisinin değer yargıları ve çevre kişiyi doğru yapandır. Doğru insan bir kere kendisine saygısı olandır. İnsan yaratılanların en şereflisi ise bu şerefe nail olmalıdır.
En iyi kitap hangisi bilmem ama bence pskiloji kitapları iyi gitti. Aşk romanı bilmem ne gitmedi pandemide. Yada gözümüz aşk bile görmedi o sıkıntıda. Psikolojik kitaplar hem bizi sakinleştirdi hemde geleceğe umutla bakmamızı sağladılar.
cevabını öğrenmek için, sedat'ın iğrenç oyunculuğuna rağmen 2 buçuk saatlik diziye katlandığım soru. tolgahan sayişman bile feyyaz şerifoğlu'dan daha gerçekçi rol yapıyor, acı ama gerçek. böyle yapmacıklık, böyle robotik konuşma olamaz. resmen tüm hikâyeyi berbat ediyor, senaryonun büyüsünü kaçırıyor, tahammül etmek çok zor...
işte camdaki bölüm neler oldu? sorusunun cevabından satır başlıkları:
1- hayri ile nâlân karşı karşıya geldi (aman ne büyük buluşma! hayri diyye bula bula bunu mu buldunuz diyesi geliyor insanın. nedense bana aşırı itici geldi)
rafet koroğlu'nun yeni şoförü de hayri oldu
2- cavit sayesinde nâlân'ın suçsuz olduğu ortaya çıktı. cavit yalan haberi (!) yapan gazeteciye özür diletti, herkes nâlân'ın suçsuz olduğunu öğrendi. (orası da ayrı bir saçmalık.
gazeteci nâlân'a: 'hamile kaldığınız için apar topar evlendiğiniz söyleniyor, doğru mu?' demişti. nâlân da 'evet doğru aynen öyle oldu, doğru' demiş, sonra da 'bir tek bana mı böyle terbiyesizlik yapıyorsunuz?' diye eklemişti.
sen öyle dersen, tabii ki magazincilerin hepsi senin bu sözünü alıp haber yapar. yani malzemeyi sen vermiş oldun.
buna rağmen yalan haberi cânâ yaptırmış gibi göstermeleri inanılmaz saçmaydı. sonuçta türk dizisi, fazla mantık örgüsü aramamak gerek.)
3- cânâ'nın kocası her şeyi öğrendi ve cânâ'yı evden kovdu
4- rafet yönetim kurulu başkanlığını bırakacağını açıkladı, sedat bu görevi devralmak için hayatında ilk defa çalışmaya başladı. hatta o kadar moda girdi ki gidip arkadaşına 'babam beni yönetim kurulu başkanı yapacak' diye ispiyonlayınca babasından fırçayı yedi, kapak oldu.
5- gazetecilere söylediklerinden dolayı feride nâlân'a çok sinirli olduğu için onu affetmedi. 'torun haberi vermeden annelik bekleme benden' dedi. işte nâlân'ı harekete geçiren cümle bu oldu.
6- nâlân alışverişe çıkıp sedat için süslendi püslendi. sonuçta kız evleneli kaç hafta oldu, hâlâ ilk gecelerini yaşayamadılar. nâlân artık cesaretini topladı, tam 'bu gece oldu bu iş' derken sedat'ın eve gelmeyeceğini, otelde çalışacağını öğrendi.
cânâ (sedat'ın eski sevgilisi) de bunu öğrendi, soluğu otelde aldı, romantik geceye cânâ baskınıyla gölge düştü.
camdaki bölüm 13. bölüm özeti benim için şöyle: 'bundan sonrasını izlemene gerek yok, diziyi fragmanlardan takip et!'
herkes nedense her bölümü çok beğeniyor fakat ben her bölümde gittikçe soğuyorum diziden. 'yargı' daha heyecanlı, yargı'ya gelin arkadaşlar!
işte camdaki bölüm neler oldu? sorusunun cevabından satır başlıkları:
1- hayri ile nâlân karşı karşıya geldi (aman ne büyük buluşma! hayri diyye bula bula bunu mu buldunuz diyesi geliyor insanın. nedense bana aşırı itici geldi)
rafet koroğlu'nun yeni şoförü de hayri oldu
2- cavit sayesinde nâlân'ın suçsuz olduğu ortaya çıktı. cavit yalan haberi (!) yapan gazeteciye özür diletti, herkes nâlân'ın suçsuz olduğunu öğrendi. (orası da ayrı bir saçmalık.
gazeteci nâlân'a: 'hamile kaldığınız için apar topar evlendiğiniz söyleniyor, doğru mu?' demişti. nâlân da 'evet doğru aynen öyle oldu, doğru' demiş, sonra da 'bir tek bana mı böyle terbiyesizlik yapıyorsunuz?' diye eklemişti.
sen öyle dersen, tabii ki magazincilerin hepsi senin bu sözünü alıp haber yapar. yani malzemeyi sen vermiş oldun.
buna rağmen yalan haberi cânâ yaptırmış gibi göstermeleri inanılmaz saçmaydı. sonuçta türk dizisi, fazla mantık örgüsü aramamak gerek.)
3- cânâ'nın kocası her şeyi öğrendi ve cânâ'yı evden kovdu
4- rafet yönetim kurulu başkanlığını bırakacağını açıkladı, sedat bu görevi devralmak için hayatında ilk defa çalışmaya başladı. hatta o kadar moda girdi ki gidip arkadaşına 'babam beni yönetim kurulu başkanı yapacak' diye ispiyonlayınca babasından fırçayı yedi, kapak oldu.
5- gazetecilere söylediklerinden dolayı feride nâlân'a çok sinirli olduğu için onu affetmedi. 'torun haberi vermeden annelik bekleme benden' dedi. işte nâlân'ı harekete geçiren cümle bu oldu.
6- nâlân alışverişe çıkıp sedat için süslendi püslendi. sonuçta kız evleneli kaç hafta oldu, hâlâ ilk gecelerini yaşayamadılar. nâlân artık cesaretini topladı, tam 'bu gece oldu bu iş' derken sedat'ın eve gelmeyeceğini, otelde çalışacağını öğrendi.
cânâ (sedat'ın eski sevgilisi) de bunu öğrendi, soluğu otelde aldı, romantik geceye cânâ baskınıyla gölge düştü.
camdaki bölüm 13. bölüm özeti benim için şöyle: 'bundan sonrasını izlemene gerek yok, diziyi fragmanlardan takip et!'
herkes nedense her bölümü çok beğeniyor fakat ben her bölümde gittikçe soğuyorum diziden. 'yargı' daha heyecanlı, yargı'ya gelin arkadaşlar!
first'in 60 dakika ferahlık etkisi yaratacağını belirttiği reklam filmi. tam 60 dakika boyunca "ay nasıl ferahladım" sesini dinlemek için şuraya bir video bırakıyorum.
Okullar açılsa da açılmasa da şuan için bir işe yaramayacak herkesi rahata alıştırdılar şimdi de bu şekilde rahata alışanlar bu sistemi oturtmaya çalışacak çok sıkıntılı
7 Şubat 1947 Zonguldak doğumludur. Türk felsefe profesörü, biyolog, akademisyen ve düşünür Prof. Dr. Şaban Teoman Duralı 72 yaşında vefat etti. Fikriyat.com yazarı olan Duralı son olarak TRT ekranlarında 'Felsefe Söyleşileri' adlı programı da yapmıştı. Duralı'nın naaşı, Aşiyan Mezarlığı'ndaki aile kabristanına defnedilecek. Allahtan rahmet diliyorum.
Oyun hamuru oynamak bir başka güzeldi. Çocukken ne güzel şeyler yapardık oyun hamurlarıyla. Şimdi ise küçüğünden büyüğüne herkes teknolojik aletlerin başında eskilerden hiçbir şeyi bilmiyorlar buda beni oldukça üzüyor.
hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.
eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz.
üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238