Öyle bir geçer zaman ki dizisinde Soner karakteri hep tatlı sert gelmiştir bana. Mete Horozoğlunun canlandırdığı bu karakter baya da karizmatik doğrusu. Kardeşinin sevdiği kadına karşı hislerine hakim olamiyor. Ama vicdanında da kurtulamiyor. Ayline karşı çok büyük bir aşk besliyor ki diziyi belki de o izlettiriyor.
dünya daha coronavirüsten kurtulamamışken, tam tersine giderek yayılmaya devam ederken patlak veren son model yeni virüs çeşidi. virüs ailesinin reisi coronavirüs iken bu da aileye kısa süre önce katılmış bir üye olsa gerektir. (yani öyle sanılmaktadır oysa bu, zaten var olan fakat kış uykusundan şimdi uyanan bir virüstür. yani bu işlerin yabancısı değildir, tecrübelidir.) vücut sıvılarıyla, hava yoluyla, damlacıklar vasıtasıyla bulaştığı söylenen bu virüs için hasta yakınları ve hastane personelleri daha büyük risk taşır. hastalığın kuluçka dönemi 2 ile 7 gün arasında sürmektedir. bu zamanda ısınma hareketleri yapan hastalık, asıl permansını 1 hafta 10 gün sonra sergilemeye başlar denilmektedir. titreme, üşüme, ateş gibi semptomlarla kendini belli eden sars virüsü düşkünlüğe, kas ağrısına, baş ağrısına da sebebiyet verebilmektedir. solunum problemlerine de neden olabildiği bilinen bu virüsün döküntüye, gastrointestinal veya nörolojik bulgulara yol açmadığı ifade edilmektedir. 2002 ile 2003 yılları arasında da sars salgını yaşandığı, bu salgında 774 kişinin hayatını kaybettiği bilinmektedir.
Harika evliliğin sırrı nedir? İki mukemmelin bir araya gelmesi mi yoksa birbirlerinin kusurlarını örtmeleri mi ? Bence çiftlerin birbirlerini eksiklikleri yada hataları ile kabul etmesi evliliğin en güzel ve en özel yanı.
30 yaş üstü yeter konuştu, sıra 30 yaş altında diye yola çıkan ve yalnızca 30 yaş altı gençlerden oluşan topluluk. Yönetim kadrosundan yazar kadrosuna 30 yaşı geçen kimse yok. Üstüne üstlük e-posta'dan gelen yazılarda da yaşını belirtmeyenlerin yazıları değerlendirmeye alınmıyor. Ben de editörleri arasında yer almaktayım; bir sorunuz, eleştiriniz ya da öneriniz varsa duymaktan memnuniyet duyarım...
Beştepe de çok önemli bir toplantı var. Kesinlikle daha sık yapılmasını dilediğim. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan su şurasında çok önemli açıklamalarda bulundu ve suyu korumak vatanı korumaktır ifadesini kullandı. Ben de bu dusuncedeyim arkadaşlar. Çünkü su insanlık için vazgeçilemez bir nimettir.
Ankara'da, aracının lastiğinin patlaması nedeniyle kendisine yardıma gelen trafik polislerinin otomobilini çalarak kaçan ve daha sonra da bir polis memurunu levyeyle yaralayan şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı. Hakikaten artık o kadar farklı bir süreçten geçiyoruz ki, insanlar birbirinden sürekli eziyet-şiddet gördükleri için yapılan yardımlardan da zarar geleceğini düşünüyorlar artık herhalde :). O yüzden erken davranarak yardım için gelenlere bile fırsat vermeden kötülüklerini yine yapmayı basarbiliyor bu görüşteki insanlar. Ne diyeyim Allah'ım sonumuzu hayra çıkarsın inşaAllah.☺️
kendilerini kaf dağında gören, burnu havada insanlar grubunda yer alan varlıklardır. onların yaptığı bu davranış size hak ettiğiniz değeri vermediklerinin en büyük kanıtıdır. arkadaşlığı ticaret olarak gören bu insanlar; 'o beni ararsa ben de onu ararım', 'o bana hediye alırsa ben daha ucuzunu alırım' (!) mantığını benimsemişlerdir. yalnızca işi düşünce arayan insanlar da onların akrabası falan olmalıdır. yalnız bir insanın sen onu arayınca araması kadar; onun seni arayıp bir türlü susmaması, telefonda destan yazması, bataryanın anasını ağlatması da ayrı bir sorunsaldır. siz onları sormayınca sizi sormayan insanlar kadar; siz onları sorunca 'çok kötüyüm' diye başlayıp tüm dertlerini sayan, sizi dert babası niyetine kullanan, sorduğunuza pişman eden depresif insanlar da tam bir ömür törpüsüdür. ilk adımı hep karşı taraftan bekleyen bu insanlar 'önce o arasın' ilkesini kendilerine düstur edindiklerinden dolayı, mesaj yazmak için can atsalar da bir harf yazmazlar. 'telefonun başında çaresiz bekliyorum, çalmayacak biliyorum' modunda öyle dolaşırlar. çünkü onlar gururludur, illa karşı taraf arayacaktır. ama her şeyi devletten beklememek gerekir. hem atalarımız ne demiştir: sen ağa ben ağa, bu ineği kim sağa?
asıl iyilik bize gelmeyen kişilere gitmek, bizi aramayan kişileri aramak, bize vermeyen kişilere vermek değil midir? (tabii ki bunu yanlış anlamamalıdır! vermek-vermemek derken; cömertlik, yardımcı olmak, iyilik etmek gibi şeyler kastedilmektedir! kötü kötü şeyler düşünmemelidir!(
Şu hayatta en iyi anladığım şeylerden biride bekarlık sultanlık tır be rahat kafanı şişiren yok sürekli kendini birine açıklama derdi yok istediğin her şeyi yapma özgürlüğü var bekarlık sultanliktir net
hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.
eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz. üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238