"Her şey bitmek için başlar" cümlesinin olduğu bir paylaşım gördüm birkaç gün önce... aylardan yine ocak olduğu için mi gözüm daha fazla takılıyor böyle şeylere bilmiyorum. Her yıl olduğu gibi yine aynı döngünün içinde geçecek olan bir aya başladık. Tam 21 yıl öncenin ocak ayında bir gün, can acısı, bir hastane avlusu ve içinden mi, dışarıdan mı geldiğini bilmediğin o soğuk... tıpkı diğer her şey gibi bitmek için başlayan bir hayatın içindeki sonsuz döngüler, kalp kırıklıkları, kahkahalar, öfkeler, aşk ve o ölümlü olduğunu unutma hali ile yenik düşülen kibir, hırs...
bir yerlerde tüm bunları aşanlar olduğundan eminim. kendi payıma; toplansa ancak yılda bir kez -birçok kez gösterilen sabırdan sonra- yaşadığım öfke hali haricinde belki ölüm gerçeği ile kişisel hayatımda çok fazla yüzleştiğimden olacak diğer duyguların yoğunluğunun benzersiz olduğu yanılgısına kapılmıyorum. çünkü hayatla kavga etmek insanoğlunun en temel hatası. asla kazanamayacağınız bir savaş. yine de her sabah enerjiyle dolu uyanıp bir sonraki günü ümit etmekten asla vazgeçmeyeceğimiz bir hamster çarkı. müzik bitene kadar dans etmeye devam edeceğimiz bir festival halidir yaşadığımız...
günün sonunda ölüm her şeyi ele geçirir. müzik bazen bir kalp atımı, bazen sonsuz kadar uzun gelen bir süre susar...tüm figüranlar dans etmekten başka bir şey bilmediklerinden şaşkınlıkla bakınır, ezgi yeniden başladığında ise önce sarsak adımlarla; zaman ilerledikçe ritmin içinde bir esriklik haliyle kaybolmuş çılgın figürleriyle bir sonraki sessizliğe kadar dönmeye devam ederler...
Ukrayna askeri nakliye uçağı Rus güçleri tarafından düşürüldü. İlk değerlendirmede 5 kişinin hayatını kaybettiği aktarıldı. Hiç şüphe olmasın ki sayı daha da artacak maalesef. Sanki kuş düşürülmüş gibi bu olayların haber olarak yansıtılması da ayrı bir acı. Allah ıslah etsin herkesi.
profesyonel kullanımlar harici kullanmayacaksam premium almam.
Bir bu eksikti diyeceğimiz tarzdan bir haber okudum arkadaşlar. Dünyada korona henüz bitmemisken Tanzanya da gizemli bilinmeyen bir hastalıktan 15 kişi ölmüş. Mide bulantısı ve baş dönmesi yapıyormuş insanlar kan kusarak vefat ediyorlarmış. Yazık valla kötü bir ölüm şekli oda.
Söz konusu insansa ve madem ki her şey insanoğlunun yararına ve ona hizmet için vardır. O zaman göçmen sorunu dendiği zaman insanlık sorunu olarak tanımlarım. Yüce Allahın bizlere vermiş olduğu bu kadar yetki ve donatım ve güzelliği, bizler yine de(?) kim oluyoruz ki bu kadar zulmü yine, kendi türevlerimize bizler yapıyoruz. Biz hangi ara bu kadar düştük? Hangi ara bu hale geldik? Bu kadar canavarlaştık... Unutmayalım ki mal da can da Allahındır. Ve yine dönüşler O'nadır. O zaman bu kadar ''sahip olma'' mantığında olup, sürekli neden birilerini nasıl soyup soğana çevirebilirim, nasıl sömürürüm ya da nasıl duygusal, cinsel, fiziksel ve ekonomik anlamda istismar edebilirim mantığında olur birçoğumuz? Oysa ki biz dünyaya geldiğimizde çırılçıplaktık ve tertemizdik. Tamamen ''olmak'' mantığı olan, öze dönüş, saflık, sevgi, paylaşımda bulunmak ve herkesi insan olduğu için sevmek ve ona değer vermek mantığında olmamız gerekmez miydi? Arkadaşlarım başımıza ne geliyorsa, bizler getiriyoruz ne yazık ki, BAKTIĞIMIZ halde GÖREMİYORUZ ne yazık ki... Boşuna dememişler, Bakan körler diye...
Bilim insanları, şimdiye kadar gözlemlenen en büyük galaksinin keşfedildiğini duyurdu:
"Samanyolu galaksisinden 100 kat büyük" Bakalım her yeni bir gün bazılarımız ve bazı şeyler için yeni bir keşif olabiliyor. İnsanlık namına yapılan bütün araştırmalarda güzel sonuçlar bizim olsun. Zira yaptığımız her keşif, insanlığa fayda edecekse bir anlamı olur. Aksi bir durum tam tersi felaket de olabiliyor çünkü. Güzellik ve huzurla...
"Samanyolu galaksisinden 100 kat büyük" Bakalım her yeni bir gün bazılarımız ve bazı şeyler için yeni bir keşif olabiliyor. İnsanlık namına yapılan bütün araştırmalarda güzel sonuçlar bizim olsun. Zira yaptığımız her keşif, insanlığa fayda edecekse bir anlamı olur. Aksi bir durum tam tersi felaket de olabiliyor çünkü. Güzellik ve huzurla...

26/09/1364/ sırp sındığı savaşı osmanlı devletinin ilk haçlı zaferidir. 11.000 kişiden oluşan osmanlı güçleri 20.000 kişilik haçlı ordusunu mağlup etmiştir. Atalarımızın disiplinli bir ordu olması, haçlıların ise daha çok ünvan peşinde kendini öne çıkarmak isteyen bölük pörçük komutanların birleştiği bir ordu olması savaşı bizim lehimize çevirmiş ve atalarımız disiplinle neredeyse iki kat fazla sayıda olan düşmanı mağlup etmiştir.
An itibari ile yaşadığım hadisedir. İşin kötü yanı yarın işte var yani az uyu öyle git değil mi işe. Ama yok inat işte olmayınca olmuyor. Sağa dönersin sonra tekrar sola tekrar sağa derken bir türlü gelmez o uyku. Sınava girecek öğrencilerde son gün olur normalde karşılanabilir ama bende neden böyle oluyor anlamı yok. Herhalde acıktım iki lokma birşey atayım ağzına bu bahane ile. Sizler nasılsınız arkadaşlar uyku düzeni açısından?
Hırs, kimi zaman 'öfke' ve 'kızgınlık' anlamında kullanılsa dahi esas olarak “Sonu gelmeyen, aşırı istek ve tutku” anlamında kullanılır. İnsanlar, hırsın gerekliliği ve yararı konusunda farklı görüş ve inanışlara sahiptir. Kimi insanlar bu duygunun insan doğası açısından tamamen gereksiz ve yıkıcı bir duygu olduğu kanaatindeyken, kimileri zorlukların aşılması, üstün başarı, yaratıcı ve yararlı üretimler için en azından dozunda bir 'hırs' duygusunun gerekli olduğunu öne sürerler.Üstün başarı' ve 'yüksek üretimlerin' temelinde 'hırs' duygusunun değil; 'gelişmiş ve doğru bilgi', 'hayal gücü ve yaratıcılık', 'kararlılık ve azim', 'özgüven ve inanma' gibi yüksek insani duyguların yatmakta olduğu gerçeğini esas almakta yarar var. Ve esas olarak 'hırs' duygusunun, insanın yüksek, birincil duygularından birisi olmayıp, 'korku', 'kaygı', 'öfke', 'güvensizlik' gibi çeşitli duyguların karışımından oluşan bir duygu durumudur.
hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.
eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz.
üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238
