gerçeklerle yüzleşmeye cesareti, kendini değiştirmeye azmi ve gücü olmayan insanların hayatını idame ettirmek için başvurduğu pratik yöntem. (!) bunlar; 'devekuşuna uç demişler, uçamam ben deveyim demiş. o zaman yürü demişler, yürüyemem ben kuşum demiş.' hesabı, her şeyi işlerine geldikleri gibi yorumlayarak kendilerini avuturlar. aslında bazıları kendilerini kandırdığının farkındadır ama bunu da görmezden gelir ve kendine yalan söylediğini bilerek bu yalanlara inanır. çoğu ise kendini kandırdığını bilmez, üstelik başkalarını da kandırmaya çalışır. diğerleri onu ti'ye alıyordur, yüzüne gülüp arkasından konuşuyorlardır ama bunun haberi yoktur. çünkü iyi dostlarım var diye kendini kandırıyordur. kilolu insanlarda da buna sıklıkla rastlanır. 'ben kilolu değilim ya, kemiklerim iri' derler, 'istesem 1 haftada tığ gibi olurum' derler, 'önemli olan kendinle barışık olmaktır' derler. kendisine karşı bahane üretmek isteyen insan için seçenek boldur. örneğin 'bana bir şey olmaz ya' deyip virüsün kendisine bulaşmayacağını sanmak da kendini kandırmaktır. hatta daha da ötesi kendini ateşe atmaktır. her türlü kötülüğü yapıp da 'kalbim temiz, özümde iyiyim' diyenler de kendini kandırır. bazıları da müslüman geçinir, hayatında ibadet nâmına hiçbir şey yoktur ama 'bunlar önemli değil, asıl sevap iyilik yapmaktır, çalışmaktır' derler. kimin sözleriyle davranışları birbirine uymuyorsa o kendini kandırıyordur. bu yalnızca din alanında değil, her konuda böyledir.
İstanbul Zeytinburnu'nda bulunan bir turşucu, doların turşusunu kurdu.Turşucu: “Yabancıların parasından bize fayda gelmez. Bunun ancak turşusu olur” Abicim çok doğru demişsin ama gerçekte yaşadıklarımız o paranın bıraktığı turşu tadı değil maalesef. Yokluk, sefalet ve muhtaçlıktır. Başka bir şey değil.
Makarna öğrenci evinde candır,ucuz lezzetli doyurucu🙏👍👏
İnsan olamaz bunları yapanlar hatta hayvan desem hayvanlara haksızlık etmiş olurum. Ülkecek manyaklaşıyoruz bu ne arkadaş ya... Biraz akıl fikir sükunetine ihtiyacımız var pandemi ile geçen şu zor günlerde ve birazcık sabır. Çok zor değil yahu az insan olun...
İstanbul şehri Beykoz ilçesine bağlı yemyeşil bir köy. Yolu ayrı güzel mekanlari apayrı. Burada meyveler sebzeler bulabilir keyifli bir yolculuk yapabilirsiniz. Bunun dışında güzel vakit geçirilecek restaurantlar da var. Beykozun zaten heryeri çok güzel arkadaslar.
Fenerbahçe: "Savaş; yüreklilik değil, korkaklıktır!" Diye açıklamada bulundu. Bence de yerinde bir sözdür. Hatta korkaklık değil sadece aynı zamanda acizliktir. Zira korkak ve aciz olan sadece yakıp yıkar.
5 Aralık dunya kadın hakları günü olarak kabul edilmiştir ama bu konuda feminist olmayacağım. Biz dünyada kadın, erkek olarak bir bütünüz ve birbirimizi tamamlarız. Dolayısıyla hep birlikte huzur dolu, güzellik dolu mutluluk dolu günler geçirmek dileğiyle. Huzurla...
Suriyeli mülteciler geldiği zaman bizim 30 sene gerimizde olduklarını söylemiştik ama bu Afganlar 100 yıl gerimizde. Bizim daha yavrum, evladım diye çocuğumuz gözüyle baktığımız yaştaki kız çocuklarına eşleri olabilecek gözle bakabiliyorlar. nasıl bir cahiliye devri aklım almıyor. Bir de İslam bahane ediliyor Allah ıslah etsin böylelerini.
hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.
eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz.
üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238

