Damada 3,4 milyon türk lirası ve geline kilolarca altın takılan aşiret düğününü hayretle izliyorum. Maşallah Allah daha çok versinde bu nasıl bir para abi. Birde ekonomi kötü derler ülkede ama van'da kötü değil sanırım. Bizim düğünlerde zarf içine 50 tl koyarlar adamlarda balyayla masaya konmuş anlaşılan. Reme bakıyorum ama aklım almıyor sanırım bu kadar parayı hiç bir arada görmediğim için olsa gerek.
Kimi komplo teorisyenleri koronavirüsün dünya nüfusunu azaltmak için getirildiğini arkasında büyük devletlerin olduğunu düşünüyor. Düşününce neden olmasın diyor insan. Hastalık yaşlıları daha çok hedef alıyor ve devletler emekli maaşı vermekten kurtuluyor ölen yaşlılarda. Dünya nüfusuda artık fazla geliyor kaynaklar tükeniyor. Çok da saçma gelmiyor bana bu tarz teoriler. Her türlü hainliği yapar kapitalist düzen.
7'den 70'e neredeyse herkesin içinde bulunduğu durum. bu bağımlılık daha çok Instagram, facebook ve whatsapp üçlüsü arasında mekik dokumak, internet gidince sanki çok sevdiği bir yakınının ölüm haberini almış gibi üzülmek (!), telefonsuz uzun süre duramamak şeklinde kendini gösterir. teknoloji bağımlısı insanların çoğu birileriyle konuşurken ona bakmak yerine telefonla oynamayı tercih ettiğinden insan ilişkileri zayıftır. bu kişiler aileleriyle de fazla bir şey paylaşmaz. hepimizin teknolojiye hayatımızın neredeyse her alanında ihtiyacı vardır ancak onun kullanımını abartmak bizi hem fiziksel hem de psikolojik yönden olumsuz etkiler. Oyunların başından kalkmayan çocukların, daha bebekliğinden itibaren tablet, TV, telefon ile büyüyenlerin gelişimi, sosyalleşme becerisi zarar görüyor değil midir? bana kalırsa okullarda 'teknolojinin ideal kullanımı' gibi bir ders okutulmalıdır.
gelse bile sanırım artık şaşırmayacağız, aslında o kadar çok mizahi yönden kuvvetli ve sadece filmlere, dizilere konu olabilecek nitelikte olay oldu ki şaşırmıyoruz çünkü şaşırma seviyemizde bir hayli yerlerde.
Bitermi bitmez. Uzun gecelerde daha da uzar sohbet.Ordan burdan derken saatler olmuş devam ediyor. Anne ile kız geleceğe dair konuşur birbirlerine fikirler verirler bazen akıl verirler birbirlerine.
Başakşehir belediyesi sosyal işler müdürlüğünde çalışan adı bilinmeyen personel, makam boşken koltuğa oturup saçma sapan bir şekilde ihtiyaç sahipleri ile dalga geçmiş. Böyle terbiyesiz insanların bu mevkilerde olup maaş alması hayret bir şey doğrusu. Neyseki belediye kovmuş bu terbiyesizi. Kendini rezil etti işinden de oldu...
Kesinlikle bu sigorta ile doktora gideceksek önceden emin olmalıyız sigorta geçiyor mu gecmiyormu diye. Heran kaziklanabilir kişi çünkü. Aslında karlı bır işlem muayene tahliller derken baya masraf tutuyor tamamlayici sigorta bunu karşılıyor gercekten.
Mülteci sorunu ülkemizin kanayan yarası haline geldi. Haberlerde Kanada 20.000 mülteci alacakmış bakın demekki mülteci kötü birşey değilmiş şeklinde bir gösterim tarzı var. Yahu 20.000 nere senin ülkene giren milyonlar nere? Onlar çalışan zeki sınıfını alacaklar bizim ülkemize girenlerin ne üdüğü belli değil. Bunları ucuz işçilik görüp o yüzden mi alıyorlar ülkeye sebebi nedir anlamış değilim. Umarım yetkililer en iyisini yapacaklardır artık mülteci kavgalarını görmediğimiz gün kalmadı neredeyse.
Kendimi bildim bileli hiç umursamadım doğrusu halada umursamıyorum. Kim ne hediye alıyorsa alsın
hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.
eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz. üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238