Yani bilerek mi yapılıyor diye şüphe etmeye başladım artık. Gene manzara aynı arkadaşlar. Afyon'da vişne suyu firmalarının ürün aldığı tesiste bir işçi ayakkabıları ile vişne ezerken kameralara yakalandı. Tabi görüntüden sonra tesise ve çalışanlara ceza kesilmiş ama merak ettiğim şu ki bu görüntüler olmasa ne olacaktı.Ya da ceza kesilince bitiyor mu olay?
Döviz çok pahalandı yani ne yapalım şampanyaya para mı dayanır arkadaş. Bulmuşlarda bunuyorlar. Zaten içmek yerine etrafa saçıp ziyan ediyorsunuz. Bence iyi yapmışlar şampanya yerine gazoz vermekle 😂
gribin daha öldürücü etkileri olduğunu ve ciddi oranda daha kuvvetli olduğunu düşünüyorum. istatistikler de bunun doğruluğunu saptıyor. bu kadar abartmaya değer miydi iki sene bilemiyorum. normal standartlarda herkes zaten olacaktı. ondan ona bulaştı. bulaşmaya devam ediyor. bu zaten normal olan. izole olduk, sokağa çıkmadık ve hala bitmedi. bitmez zaten insanın vücudu buna bağışıklık gösterene kadar bitmeyecek. bunu anlamak bu kadar zor olmamalı. ben ve çevrem daha covid çıkmadan olduk. kreşten bulaştı bilirsiniz ki çocuk taşıyıcıdır. taşıdı bende taşıdım benle beraber çevrem çevresine.. zaten gripte aynı şekilde oluyor. bu süreçte hayatını kaybedenler oldu. gripte de oluyor. insanların vücudunun direnci bir nevi psikolojiktir. ama bunu insanlara anlatmaya uğraşmak görüyorum ki zaman kaybı. artık normalleşme olmalı. insanlar işine hayatına devam etmeli. maske diye sundukları virüs yuvası. nemi içine hapsedip kendi nefesinde virüs yaratıyor. ama bunları da anlatmak elbette ki zaman kaybı. herkes her durumda aynı düşünmek zorunda değil ama bunun bu kadar abartılması ve insanları içine çeken aynı düşündüren zihniyet kuyusu normal sayılamaz bana göre. belki bu kadar insanları korkutmasalardı, aşı zorunluğu olmayacaktı olan olacaktı ve zaten bitecekti. ama böyle yüzyıllar sürecek bir durumda ne yazık ki. insanların artık uyanmasını diliyorum. uyanıp fark etmesini. ekonomi, turizm bitti. insanların ekmeğiyle oynamaya bayılıyorlar. bu süreçte milyonlar battı, iflas etti, geçinemediği için intihar etti. asıl abartılması gerekenin bu kısım olduğunu düşünüyorum.
Bu karakterin İbrahim Çelikkol olacağı söyleniyor. Bence olmasın ya bir ara görmeyelim Mehdiyi. Yani göz eskiyor bence. En az onun kadar başarılı oyuncular var yani. Bakalım bende baya baya merakla bekliyorum.
Fenerbahçe'nin yıllar süren serisinden sonra sanırım galatasaray başladı kadıköy'de galip gelme serisine ikide iki yaparak. Bir sıfırlık galibiyet ile sarı kırmızılılar şampiyonluk yarışında bende varım dedi. Fenerbahçe cephesi ise hayal kırıklığı yaşıyor. Bu futbolla fenerbahçe'nin sezon sonunu lider tamamlaması çok zor.
Of of bayılırım. Özellikle hayır için ise bir başka güzel olur. Güzelce lokmamızı yer duamızı ederiz. Lokma yapılışı itibarı ile hamurdan oluşuyor şerbet ile buluşuyor sofralarımızda yer alıyor. Sıcak tüketilmesi daha güzel olur yumuşamaz ve tadına bu şekilde varabilirsiniz.
bu canlı türünün en kısa tanımı 'sinsi' şeklindedir. (!) bunlar sağ gösterip sol vurmaya bayılırlar. en büyük hobileri birine başka, ötekine başka konuşmaktır. yanınıza geldiler mi sizi yağlayıp ballarlar; arkanızı döndünüz mü zehir kusarlar. yanınızda suratınızı okşarlar, arkanızdan 'suratını şeytan görsün, bir kepçe tükürük atasım var yüzüne' (!) derler.
bunların övmelerine, cilâlamalarına, iltifatlarına aldanmamalıdır. bunlar önce över, sonra söver. yalancılık bunların karakteristik özelliğidir. dedikodu-gıybet, hasetçilik ne ararsan bunlarda vardır. kalpleri âdeta çarşamba pazarı gibidir.
özellikle bunlara okulda ve iş yerlerinde çok sık rastlanır. içten pazarlıklı insan; başarısını kıskandığı, hatta çatlayacak gibi olduğu o kişiye karşı dostâne yaklaşır. onunla güzel güzel geçiniyormuş gibi görünür. amacı onun sırlarını öğrenmek, hiç beklemediği bir anda onu sofra bezi gibi yere sermektir!
hani böyle tam diziye dalmış, 'kaç kız kaçç!' moduna girmiş, heyecanlı heyecanlı izlerken, hiç ummadığınız bir anda reklam girer de atraksiyonun büyüsü bozulur ya,; işte içten pazarlıklı insanların amacı size öyle bir his yaşatmaktır.
şebnem ferah boşuna mı demiş: 'tam zevkine varmışken, birden yere düştün mü sen?'
siz de böyle tam ağacın tepesine çıkmış; dal kalkar kartal sarkar terkerlemesini (yazması bile zor) işte onu mırıldanırken birden kendinizi yerde bulursunuz o içten pazarlıklı mahluk yüzünden.
içten pazarlıklı insancıkların ipliğini pazara çıkarmak gerekir. içten pazarlıklı olmaktansa, pazara gidip bir şey almadan dönmeyi tercih etmelidir. (tamam, pazar ile ilgili esprilerin tadı kaçtı, kotamız dolmuştur.)
gerçek niyetini gizleyen kişi, kötü niyetli olduğunu açıkça belli edenden daha tehlikelidir. 'ben kötü niyetliyim' diye bağırandan kaçmak kolaydır. ama öteki, bir parazit gibi hayatınıza sızar. yavaş yavaş kanınızı emmeyi amaçlar. dışı lc waikiki'den alınan 800 TL'lik bir çanta gibi olsa da içinde bomba vardır.
onun için bu tarz insanlara karşı tetikte olmalıdır. tabii ki herkese de şüpheyle yaklaşıp 'yağmur yağıyor' deseler 'sen bana ördek dedin!' dememelidir.
ama bir insana güvenirken düşünmek, herkesle her şeyimizi paylaşmamak, herkese 'sen bizdensin, geç geç' dememek gerekir.
hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.
eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz. üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238