Derslerde devam şartmış oda biliyor kendisine dayanmanın zor olduğunu. Çok merak ediyorum açıklamalarından sonra sakarya halkının ve öğrencilerinin yüzüne nasıl bakacak. Yazık etti kendine bence.
first'in 60 dakika ferahlık etkisi yaratacağını belirttiği reklam filmi. tam 60 dakika boyunca "ay nasıl ferahladım" sesini dinlemek için şuraya bir video bırakıyorum.
Dedeler torunlarının kahramanı birtanesi. Anne yada baba iseniz bilinki çocuğunuz için dedesi daha önemli. Çünkü her istediklerini yapıyorlar onlardan iyisi yok durum böyle oluncada. Evet biraz çocukların huyu suyu değişiyor ama genede gözlerindeki ışıltı hiç bir şeye değişilmez.
küçük bir bilgi paylaşmak isterim bende.
sadece yüksek öğretim değil orta öğretimden sonrası zorunlu değil dolayısıyla aşağı yukarı 13 -14 yaşından sonra okumak zorunda değilsiniz kanunen. ve yine dolayısyla devlet sizden veya okumanızdan mesul değil. nisan 2012 tarihli resmi gazetede yayımlanmış. okumak isteyenler için...
zorunlu eğitim ilk 4 sene 6 yaşında başlıyor. 10 yaşına gelip ikinci 4 sene olan orta öğretime geçince zorunlu olarak görülüyor ama devam etmeniz veya ard arda 4 sene okumanız beklenmiyor. lise ve sonrasını da allah nasıl yazdıysa artık. hiç bir şey zorunlu değil.
böyle ortamda elbette devletin okumanız yönünde hiç bir şeyinizden mesul değil. ancak aslında mesul olmalı bence.
Çalışan , üreten , gelişen ve tüm dünyada söz sahibi bir millet ve ülke olmak istiyorsak , tüm alanlardan önce milli eğitime destek ve önem vermeliyiz. devlet her türlü kolaylığı sağlamalı, okumak ve gelişmek ,isteyen her çocuğun ihtiyaçları doğrultusunda yardımda bulunmalıdır.
dünyanın en gelişmiş eğitim sistemlerine sahip kuzey avrupa ülkeleri sessiz sedasız dünyanın geleceğine bu şekilde yön vermektedirler.
isveç mesela ; herkesin kullanmak istediği volvo, herkesin cebine giren nokia, dünyanın kullandığı internetin veri iletim ve yazılımları ve aklıma gelmeyen bir sürü teknolojik gelişme bu ülkenin çocuklarının eseridir. çünkü devlet eğitimin toplumun kalkınmasındaki en büyük etmen olduğunun farkındadır. bunuda şu sözleriyle özetlerler.
İsveç Eğitim Sisteminin genel amaçları cinsiyet, dil, din, ırk ayrımı yapılmaksızın çocukların eşit koşullarda eğitim
almasını, özel ihtiyaçlarının karşılanmasını, sosyalleşerek topluma uyum sağlayan, sorumluluk sahibi, demokratik
değerleri koruyan bireyler olmasını sağlamaktır (Ministry of Education and Research [MOER], 2018).
okumak isteyenler için kapsamlı bir makale...
hatta hatta isveç'de çocukları dövmek kanunen yasaktır, siz burada 15 yaşındaki kız çocuklarını evlendirip evini çekip çeviren çocuklarına bakan kocasının ailesine hizmet eden bir kadın olmasını bekliyorsunuz.
mutlaka pandeminin etkiside var ancak siz bütün zorlukları atlatıp yüksek öğretime gelmiş bir gence destek olmalısınız.
son dönemde gençler okumak için gittikleri şehirlerde barınma ihtiyaçlarının yeterli karşılanamadığını söyleyerek yardım istiyorlar. seslerine neden kulak verilmeyip "yeni gezici bunlar" diyerek yaftalanıyor.
Üniversitelilerin 'barınma' sorunu! Evler ateş pahası yurtlarda yer yok!
Yurt sorunu bu yıl neden bu kadar arttı?
barınma sıkıntısı olduğu kadar gıda sıkıntısıda var elbette. bizler bile bugün market harcamalarının ne kadar çok tuttuğundan yakınırken, evinden uzakta kalan gençlerin babalarının yolladığı harçlıklarla ayı çıkartmalarının ne kadar güç olduğu tahmin edilebilir.
sadece yüksek öğretim değil orta öğretimden sonrası zorunlu değil dolayısıyla aşağı yukarı 13 -14 yaşından sonra okumak zorunda değilsiniz kanunen. ve yine dolayısyla devlet sizden veya okumanızdan mesul değil. nisan 2012 tarihli resmi gazetede yayımlanmış. okumak isteyenler için...
zorunlu eğitim ilk 4 sene 6 yaşında başlıyor. 10 yaşına gelip ikinci 4 sene olan orta öğretime geçince zorunlu olarak görülüyor ama devam etmeniz veya ard arda 4 sene okumanız beklenmiyor. lise ve sonrasını da allah nasıl yazdıysa artık. hiç bir şey zorunlu değil.
böyle ortamda elbette devletin okumanız yönünde hiç bir şeyinizden mesul değil. ancak aslında mesul olmalı bence.
Çalışan , üreten , gelişen ve tüm dünyada söz sahibi bir millet ve ülke olmak istiyorsak , tüm alanlardan önce milli eğitime destek ve önem vermeliyiz. devlet her türlü kolaylığı sağlamalı, okumak ve gelişmek ,isteyen her çocuğun ihtiyaçları doğrultusunda yardımda bulunmalıdır.
dünyanın en gelişmiş eğitim sistemlerine sahip kuzey avrupa ülkeleri sessiz sedasız dünyanın geleceğine bu şekilde yön vermektedirler.
isveç mesela ; herkesin kullanmak istediği volvo, herkesin cebine giren nokia, dünyanın kullandığı internetin veri iletim ve yazılımları ve aklıma gelmeyen bir sürü teknolojik gelişme bu ülkenin çocuklarının eseridir. çünkü devlet eğitimin toplumun kalkınmasındaki en büyük etmen olduğunun farkındadır. bunuda şu sözleriyle özetlerler.
İsveç Eğitim Sisteminin genel amaçları cinsiyet, dil, din, ırk ayrımı yapılmaksızın çocukların eşit koşullarda eğitim
almasını, özel ihtiyaçlarının karşılanmasını, sosyalleşerek topluma uyum sağlayan, sorumluluk sahibi, demokratik
değerleri koruyan bireyler olmasını sağlamaktır (Ministry of Education and Research [MOER], 2018).
okumak isteyenler için kapsamlı bir makale...
hatta hatta isveç'de çocukları dövmek kanunen yasaktır, siz burada 15 yaşındaki kız çocuklarını evlendirip evini çekip çeviren çocuklarına bakan kocasının ailesine hizmet eden bir kadın olmasını bekliyorsunuz.
mutlaka pandeminin etkiside var ancak siz bütün zorlukları atlatıp yüksek öğretime gelmiş bir gence destek olmalısınız.
son dönemde gençler okumak için gittikleri şehirlerde barınma ihtiyaçlarının yeterli karşılanamadığını söyleyerek yardım istiyorlar. seslerine neden kulak verilmeyip "yeni gezici bunlar" diyerek yaftalanıyor.
Üniversitelilerin 'barınma' sorunu! Evler ateş pahası yurtlarda yer yok!
Yurt sorunu bu yıl neden bu kadar arttı?
barınma sıkıntısı olduğu kadar gıda sıkıntısıda var elbette. bizler bile bugün market harcamalarının ne kadar çok tuttuğundan yakınırken, evinden uzakta kalan gençlerin babalarının yolladığı harçlıklarla ayı çıkartmalarının ne kadar güç olduğu tahmin edilebilir.
Evet bencede altyapılar geliştirilip internet sorunları çözülmelidir.türkiyede böyle sorunlar var.
Aşk dünyanın en güzel duygusu. En kötü anında bile yüzünü güldüren ama acısı en çok canını yakan. O yüzden sevdiğinizin yüzü düşse moraliniz bozulur.
gerçekten ingilizce oyunlardan hiç birşey anlamıyorum bence en iyisi türk oyunlarıdır
Türkiye Ziraat Odaları Birliği: "Bu sorunlara yönelik istikrar sağlayıcı tedbirler alınamayacak olursa bu topraklarda ne et ve süt üretilebilecek, ne de bu ürünler ucuza tüketilebilecektir." Diyerek açıklamalarda bulundu. Cennet gibi vatanımın her karış toprağı altın değerindedir ve kıymetlidir. Bu topraklarımız o kadar kutsal ki ona uzanan eller kırılır. O yüzden biz biz olalım da, bu kutsal topraklarımızın kıymetini bilelim ve en verimli şekilde, zarar vermeden faydalanalım, değerini bileleim. Zira sen neye ve kime ne şekilde davranırsan, aynı şekilde karşılık alırsın.

Konya ilimizde yaşanan olaylarda 1 kilometrekarelik alanda 100'den fazla obruk oluşmuş. Yeraltı sularının çekilmesi ile oluşan bu obrukların tam olarak ne kadar risk oluşturduğu bilinmiyor. Allah korusun düşünsenize bir gece yatıyorsun sonra bir uyanıyorsun toprağa gömülmektesin bulunduğun ev ile birlikte. Allahım sen koru yarabbim.
bir mühendis olsa da tüm dünyaya duygusal olduğunu ve okurlarını da aynı duyguların içinde yoğurabildiğini, dil oyunlarını zekice kullanırken arkasına medyayı almadan başarılı olunabileceğini ispatlayan güzel insan.
hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.
eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz.
üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238