Türkiye'nin mor renkli köyü olarak da bilinen Isparta Kuyucak köyünde hiç koronavirüsten vakası görülmemiş. Allah'ın hikmeti işte. Ve köy geçen yaz 500 bin turist ağırladığı halde. Köy muhtarı bunu lavanta bitkisine bağlıyor.
Diyarbakır'da zemin katta bir eve giren hırsızlar, evde çalacak bir şey bulamayınca kapıyı çaldı. Ev sahibi Hasan Polat: "Daireyi kontrol etmek için geldim kapıya, anahtar elimde kaldı. Bir baktım kapı yok. Kapıyı çalmışlar" Dedi. Allah ıslah etsin herkesi. İnsafsız hırsızlar, bu kadar zorluğa katlanıp hem kendilerini hem de hırsızlık yaptıkları aileleri bu kadar zorlu bir sürece sürüklemektense, helalinden bir iş bulup alınlarının teriyle paralarını kazanırlarsa emin olun ki çok daha güzel ve rahat bir hayat sürdürürler. Ama nefis işte, ne yaparsınız? Haram olan daima güzel görünmüştür insan gözüne maalesef.
Özellikle nakış isleriyle uğraşanlar için kasnak vazgeçilmez bir eşya. Bunun dışında kasnak dekoratif amaçlı bir çok alanda kullanılıyor. Fakat fiyatlar oldukça pahalı cm boyunda satılan kasnaklar 15 tl den 80 90 TL ye kadar satilabiliyor.
"Türkiye ekonomisi; yalnızca döviz kuruna indirgenerek değerlendirilemez. Son 20 yıldır serbest piyasa koşullarından ödün vermeden yıllık %5,3 büyümeyi başaran ekonomimizin, bu süreci de atlatacağına olan inancımız tamdır" açıklamasına istinaden ben de bugün; altın 1010,64; dolar 17,49...; Avro 19,73... Oldu diyorum. Şimdi hal böyleyken haklısınız zenginler daha çok zengin yani azınlık kesimi için iyi olduğundan durum, evet umut var diyebiliriz. Ya çoğunluğu fakir olan halk? Sizce de umut verici bir tablo mu acaba yukarıda paylaştığım, tartışılır. Umut, kime göre neye göre var sorarım ben de?
Bugün hava aşırı sıcak. Yalnız farkındamısınız şubat ayındayız daha. Hatta bazı ağaçlar baktım da çiçek açmış. Aldanmış deriz biz ona. Ama bizde aldanmayalım rehavete kapılıp girmeyelim kalabalıklara çıkmayalim hava güzel diye sokaklara.
"Ama kalbim durmuyor düşkıran. Hayallerim duruyor, duygularım duruyor, iyilik duruyor, huzur duruyor, gülümsemeler ve kuş sesleri duruyor. Ne uzaklar yakın oldu bugüne kadar ne de gidenler döndü. 'İyiyiz' dedik ve dedikçe küçüldük. Ve üzüldük düşkıran, bol bol hissettik yürek sızlamasını. Bazen bir serçenin yuvasından düşüşüne ağladık bazen de bir çocuk cesedinin kıyıya vuruşuna. Ama hissettik düşkıran, kürsülere çıkıp gülmeye devam etmedik. Ölümler üzerinden yükselmedik. Bir parça kağıda bir şiir yazdık, yerdeki yaprakları saydık,o gün yemek boğazımızdan geçmedi, sövdük o insanlara kıyanlara, nefret ettik ama devam etmedik. Görmezden gelmedik be düşkıran, o kadar kötü olmadık, olamadık.. Her şey duruyor, bıkmadan dinlediğin şarkı bıktırıyor bir gün, taşındığın çocukluk evin unutuluyor zamanla, tarzın olmayan şeyleri giyiyor, saatlerce uyuyor ve uyanıyorsun. Her şey ama her şey duruyor. Bir kötülük durmuyor düşkıran, bir kalbim... "
diriliş ertuğrul, kuruluş osmanlı, uyanış selçuklu gibi yapımlar olursa arap ve türk dünyası ülkelerinden turist gelebilir bence çok iyi düşünülmüş. Bu tarz doğal alanların korunması gerekiyor zaten turizme kazandırılıyorsa korunarak kalacak demekki doğası ile. Gerçekten güzel haber.
Kocaeli sahillerinde kirlilik dikkat çekici boyuta ulaşmış vaziyette. Özellikle deniz için bir çok insanın adeta akın ettiği Cebeci sahili kirlilikten geçilmiyor. Kocaeli belediyesi bu durumdan oldukça muzdarip. Halk biraz bu konuda daha da hassas olmalı.
hoş geldiniz, bilginizle fikirler ve eleştiriler getirdiniz.
eski defterler ile zamanda yolculuk açılıyor. dün, bugün, yarın ve sonsuza değin el değmemiş konularda deneyim ve düşüncelerinizi açıkça paylaşabildiğimiz kronolojik bilgilik, hayata dair ne varsa aklınızdakilere 7/24 tercüman olacak etik çerçevede bir topluluğuz. üyemiz olarak, zaman makinesi eski defterler'e siz de özgürce yazılar yazmak ve yönetimine katılmak ister misiniz? iletişim: sozluk@eskidefterler.com / +908503022238